Türk Vatandaşı Sydney’de 28 Yıl Önce Yol Açtığı Ölümlerden Gözaltında

0
721

28 yıl önce 18 yaşındayken yaptığı kazayla 2 kişinin ölümüne yol açan, yargılanırken Türkiye’ye kaçan, 2005’te Avustralya’ya geri dönen ve 14 yıl sorunsuz yaşayan Türk, geciken adli süreç sonunda gözaltına alındı. Bunca yıl anlaşılmayan durum, adamın Avustralya vatandaşlığı başvurusuyla ortaya çıktı.

 47 yaşındaki Uğur Hallaçoğlu, Sydney’in batısındaki Merrylands’deki evinde geçen Perşembe akşamı, 1992 yılına dayanan arama emri gereği gözaltına alındı.

Hallaçoğlu, 1990’da 18 yaşındayken 2 genç kızın hayatını kaybettiği otomobil kazasında, ölüme yol açan 2 kez kusurlu şekilde araç kullanmaktan mahkum olmuştu.

Savcılar, Hallaçoğlu’nun aldığı 2 yıl periyodik gözaltı kararını temyiz etti, fakat genç adam Türkiye’ye kaçtı, sonuçta tutuklanması için yakalama kararı çıkarıldı.

Fakat yakalama kararı hatalı çıkarıldı ve yerine getirilemedi, sonuçta Hallaçoğlu 2005 yılında sorgusuz sualsiz Avustralya’ya dönebildi.

Uğur Hallaçoğlu, 14 yıl boyunca Sydney’de eşi ve 3 çocuğuyla özgürce yaşadı, Carpet Call mağazasının müdürü olarak her gün işine gitti.

Hallaçoğlu oğlu ile birlikte

Adamın eşi Daily Mail Australia’ya Perşembe akşamı polis kapıyı çaldığında eşinin gözaltına alınacağını hiç beklemediğini söyledi.

Kadın, eşinin Avustralya’ya dönüşünden önce avukat aracılığıyla yakalama emirlerini kontrol ettirdiğini ve sorun olmadığının söylendiğini belirtti.

Adamın eşi, “Onu suçlayabileceklerini ve hapse girebileceğini biliyorduk, fakat avukata gitti ve kendisine kimsenin otomobil kazası için onu aramadığı söylendi” dedi.

Kadın, “Herşeyin yolunda olduğunu sanıyorduk. Carpet Call’da çalışıyordu ve normal bir hayatı vardı, polisin geleceğini hiç düşünmemiştik” dedi.

Daily Mail Australia’nı gördüğü mahkeme belgelerine göre, tutuklama emri polis tarafından düzgün şekilde girilmemişti.

Hata ancak Hallaçoğlu 2 yıl önce Avustralya vatandaşlığına başvurduktan sonra yapılan kontroller sırasında fark edilip düzeltildi.

Belgelerde, “Yakalama emri mahkeme sistemine suçlanan kişi yakın zamana kadar vatandaşlık başvurusu yapana kadar girilmemişti” diyordu.

Hallaoğlu’nun hikayesi

14 Mayıs 1990’da, P-plakalı bir sürücü olan Hallaçoğlu, erkek kardeşinin 21’nci doğum gününü kutlamak amacıyla bir otomobil kiraladı.

Hallaçoğlu, kardeşinin eve gelmesinden önceki boş zamanda, 15 yaşında bir erkek çocuk ile 14 ve 16 yaşlarındaki 2 kızla otomobille gezintisine çıktı.

Fakat 40 dakikalık gezintide otomobilin 60 kilometre hız sınırı olan yerde yaklaşık 130 kilometre ile gittiği tespit edildi.

Görgü tanıkları, otomobilin 2 aracı geçmek için yolun ters tarafına geçtiğini ve Hallaçoğlu’nun kontrolü kaybettiğini söyledi.

Savrulan otomobil önce elektrik direğine çarptı, kızlardan biri olay yerinde hayatını kaybederken diğer kız 2 gün sonra hastanede öldü.

Olaydan 3 hafta kadar sonra 8 Haziran  1990’da Hallaçoğlu, 2 kez kasıtsız ölüme sebebiyet vermekle suçlandı.

Suçlamalar daha sonra kusurlu şekilde araç kullanarak ölüme yol açmaya düşürüldü ve dava 1991’de NSW Bölge Mahkemesi’nde görülmeye başlandı ve Hallaçoğlu suçlu olduğunu kabul etti.

20 Aralık 1991’de Hallaçoğlu 2 yıl periyodik gözaltı (haftada birkaç gün gözaltı) cezasına çarptırıldı.

Fakat savcılık cezanın fazla hoşgörülü olduğu gerekçesiyle temyize gitti ve 1992 Eylül’ünde Ceza İstinaf Mahkemesi Hallaşçoğlu’nun cezasını en az 10 ay tam zamanlı hapis cezasına yükseltti.

Fakat Hallaçoğlu karar duruşmasına çıkmadı, davadan 8 gün önce Türkiye’ye kaçmıştı.

Tutuklanması için karar çıkarıldı.

Hallaçoğlu sonraki 13 yıl boyunca Türkiye’de yaşadı, ardından 2005’te Avustralya’ya geri döndü.

Eşi, adamın kaza hakkında nadiren konuştuğunda davranışlarından dolayı büyük pişmanlık duyduğunu söylediğini iddia etti.

Eşi, “Çok gençti, sadece 18 yaşındaydı. Olaydan konuştuğunda, çok üzgündü. Şimdi 40’lı yaşlarında genç bir çocukken yaptıklarından dolayı cezalandırılıp yargılanmamalı” dedi.

NSW Polisi, olayla ilgili yorum yapmazken 47 yaşında bir adamı Perşembe günü Merrylands’de gözaltına aldıklarını doğruladı.

Hallaçoğlu’nun davası 27 yıl sonra Ceza İstinaf Mahkemesi’ne tekrar getirildi.

Adamın kefaletle tahliye talebi reddedildi ve 30 Ocak Çarşamba günü davanın görüleceği bildirildi.

Adamın kefaletle tahliye talebi reddedildi ve 30 Ocak Çarşamba günü davanın görüleceği bildirildi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here