Toplumsal Bakış: Nasihat İstersen Ölüm Yeter!

0
1203
Lakes Entrance (Victoria)

Pek muhterem okuyucular ve kıymetli gönül dostlarım, yazılarıma uzunca bir süre ara verdikten sonra yeniden karşınızdayım..

Hani genelde büyük şirketler sene sonu yaklaştığında tüm gelir gider tablolarını hesaplayarak yıllık kar ve zar bilançolarını tespit ederler ya… İşte ben de tam bu konuyla doğrudan veya dolaylı olarak ilişkili olduğunu düşündüğüm ‘ölüm teması’ hakkında duygu ve düşüncülerimi paylaşayım istedim.

Karşılamaya hazırlandığımız yeni bir yıla saatler kala zamanlama açısından yerinde olacağını düşündüğüm, merhum bir Hak dostunun ‘Nasihat İstersen Ölüm Yeter’ sözünü şimdi sizleri de sıkmadan elimden geldiğince öz bir şekilde açmaya çalışacağım.

‘Zaman su gibi akıp geçiyor’… Bu halk deyişini daha önce hiç duymayan olduğunu zannetmiyorum. Evet, zaman kavramı gerçekten de inanılmaz şekilde akıyor. Takvim yaprakları hazan mevsimindeki ağaç yaprakları gibi birer birer dökülüyor. Zamanın önüne set çekerek karşısında durmak imkansız. Yani kısacası zaman hükmünü dünya var olduğu günden beri muntazam bir şekilde icra ediyor ve gelen gidiyor. Bir yerden hızla uzaklaşan insanoğlu başka bir yere hızla yaklaşıyor.

Aslında duyunca ürperdiğimiz ölüm kavramı bize hem çok yakın, hem çok uzak. Vazifeli Azrail meleği ne zaman karşımıza çıkacak bilemiyoruz. Belki de ansızın bir anda görünecek ve kaybolacak. Vakitsiz göcüp gideceğiz bu imtihan dünyasından. Ama eğer ki ahiret ve ölümden sonra hayat inancı taşıyorsak bildiğimiz net ve kesin olan bir şey var ki; o da, cenaze namazına başlamadan önce hocaların Kur’an diliyle bizlere her defasında hatırlattığı “Külli nefsin zâikatü’l-mevt”, yani “Her nefis ölümü tadacaktır.” ayeti.

2019 yılının 365 günü gününü bu gece yarısı itibariyle tamamlamış olacağız. Bu son günün en azından bir bölümünde geride bırakacağımız yılın genel muhasebesini yapıp, eksiğimiz olduğunu düşündüğümüz noktaları da masaya yatırarak gelecek yıl için daha temiz bir sayfa açma hedefiyle değerlendirmek, kanaatimce kendimize yapacağımız en büyük iyiliklerinden birisi olacaktır.

Ebedi mutluluğu ancak ve ancak bu dünyada yaptığımız salih amellerle kazanabileceğimizi asla unutmayalım. Şu 3 günlük dünyadan (Dün-Bugün-Yarın) huzurla dolu selim bir kalp ile ayrılmak da var, kırık dökük şekilde ayrılmak da…

Vefa ve Teşekkür

Aşağıda 2019 yılında Avustralya Türk toplumu içerisinde yaşayıp da aramızdan ayrılan değerli toplum bireylerimiz var. Vaktimiz müsaitse tek tek bakalım ve onlar için dua edelim vefa adına. Kimler gelip geçmiş aramızdan.. Kiminin annesi, babası, eşi evladı; kimin amcası, dedesi, torunu veya en yakın bir dostu…2019 yılında onlar bizim aramızdalardı belki 2020 yılında (Allah herkese hayırlı ve uzun ömür versin) biz onların arasında olacağız. Kim bilebilir ki…

Vefat eden toplum bireylerimizi duyurarak haberdar olmamızı sağlayan ve aynı zamanda bu vesile ile bizlere ölümü bir kez daha hatırlatan Avustralya Postası sayfasına da bu güzel uygulamasından dolayı şahsen teşekkür etmek istiyorum. Rabbim vefat edenlerimizin her birine rahmet eylesin, hesaplarını kolaylaştırsın ve şayet varsa üzerlerinde kabir azabı, engin rahmet ve merhametiyle bir an önce kaldırsın dua ve niyazında bulunuyorum.

Son olarak yeni yılın herkes için sağlık, mutluluk ve esenlikler getirmesini diliyor ve şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın o meşhur Otuz Beş Yaş şiirindeki mısralarıyla yazıma son vermek istiyorum..

N’eylesin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak.
Taht misali o musalla taşında.

*Yazarın önceki yazıları:

1- Toplumsal Bakış: Tavşan Dağa Küsmüş, … 

2- Toplumsal Bakış: Çok Şey Kaçırdınız!

3- Toplumsal Bakış: Avustralya ve Yaşam (1)

4- Toplumsal Bakış: Avustralya ve Yaşam (2)

5- Toplumsal Bakış: Avustralya ve Yaşam (3)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here