Toplumsal Bakış: AVUSTRALYA VE YAŞAM (3)

0
Lakes Entrance (Victoria)

Yaklaşık 15 yıl Avustralya’da yaşamış birinin gözüyle Avustralya ve Yaşam serisi başlıklar halinde kaldığı yerden devam ediyor…

7- İş Güvenliği ve Denetimler:

Çalışanlar için iş kazalarına karşı iş yerlerinin daha güvenli hale getirilmesine oldukça önem veriliyor. Örneğin en basitinden inşaat alanında çalışan bir işçinin başında mutlaka bir kasket veya ayağında yaptığı işe uygun korumalı bir ayakkabı olduğunu görüyorsunuz.

Bir iş yerinde şayet bir ihmal veya bakımsızlık yüzünden bir iş kazası meydana gelmiş ve o iş yerinde çalışan biri bu kaza sebebiyle hayatını kaybetmiş veya maddi ve manevi bir takım zarara uğramışsa, ilgili kişi veya kuruluşlar çok yüklü cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabiliyor. Bunun farkında olunduğu için gerekli her türlü tedbirin alınmasına azami özen gösteriliyor.

Denetimler sıkı. Bu ülkede yaşadığım süre boyunca denetimsizlik veya ihmal yüzünden bir anda çok sayıda insanın yaşamını kaybettiği bir asansör kazası, maden ocağı kazası veya bir tren kazası yaşandığını hatırlamıyorum.

Kısaca A’dan Z’ye işlerin kanuna uygun şekilde yapılmasına büyük önem veriliyor ve bu denetimlerle rutin şekilde takip ediliyor. Bazıları çok abartıldığını düşünse de ben aynı düşüncede olmadığımı söylemeliyim çünkü bu işlerin şakası yok.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi tabiki Avustralya’da da üzücü iş kazaları yaşanmıyor değil. Worksafe adlı devlet kuruluşunun ülkede yaşanan iş kazalarıyla ilgili istatistik rakamlarına şöyle bir göz atayım istedim. Avustralya’da 2018 yılında şuana kadar sadece 72 kişi bir iş kazası sonucu maalesef hayatını kaybetmiş. Rakamın düşük olması sevindirici. Ancak bunu bir tesadüf ile açıklamak elbette mümkün değil.

Ayrıca aşağıdaki örnek kamu spotu, iş yeri güvenliğinin ne kadar hayati olduğunu vurgulamak ve toplumsal farkındalık oluşturmak için yıllar önce Worksafe tarafından hazırlanmış. Oldukça trajik ama etkileyici bir senaryo.

8- Sosyal Statü:

Bir belediye başkanına, federal milletvekiline veya bakana rahatlıkla ulaşılabiliyor. Yani statüleri gereği bu kişilerin zor erişilebilecek kimseler olmadığını fark ediyorsunuz. Örneğin bir programa davet edilen bir milletvekili kendisine ait oldukça mütevazi bir araçla davet edildiği programa tek başına geliyor. Arzu ederseniz kendisiyle rahatlıkla sohbet edebiliyorsunuz. Size karşı güler yüzlü ve sıcak davrandıkları için yanlarında kendinizi de çok rahat hissedebiliyorsunuz.

Başbakan tren yolculuğu yaparken

200 binin üzerinde insanın yaşadığı bir bölgede belediye başkanı olan kişinin düzenlenen bir festivalde alana gelip tek başına etrafta dolaştığına bizzat şahit olmuştum. Bu kişi önemli bir bölgenin belediye başkanı ama ne bir şoförü ne de bir koruması vardı etrafında. O an diğer gelenler gibi festivali izlemeye gelmiş sıradan bir insan görüntüsü veriyordu. Etrafında toplanmış bir kalabalık felan da yoktu.

Ayrıca geçtiğimiz sene Aralık ayında ülkenin federal başbakanının hareket halindeki teknede can yeleği takmadığı için para cezasına çarptırılmasını, kişinin sosyal statüsünün alacağı cezanın önüne geçmediğine dair çarpıcı bir örnek olarak vermek isterim.

9- Üniversiteye Giriş Sınavı:

Avustralya’ya gelmeden önce üniversite sınavına hazırlandığım iki binli yıllarda bir hocamızın bir sözü vardı hiç unutamadığım. Hocamız demişti ki: “Hayatınızda en önemli iki virajdan biri seçeceğiniz eş, diğeri de üniversiteye giriş sınavı olacaktır”

Gelecekte ne değişir bunu bilemeyiz ama bugünkü şartlarda baktığımızda hakikaten hocamızın dediği gibi üniversiteye giriş sınavı günümüzde de gençler açısından çok büyük önem arz ediyor. Yani geçmişten günümüze değişen pek bir şey yok. Gençlerin iyi bir meslek sahibi olmaları ve ideallerini gerçekleştirip rahat bir hayat sürdürebilmeleri bir yönüyle yine bu sınavlara bağlı. Tabiki sınavda başarılı netice elde edemeyenler için hayatın sonu gelmiş sayılmaz. Onu ayrı bir konu olarak değerlendirmek lazım diyelim ve bir kenara koyalım.

Buradaki üniversiteye giriş sınav sistemine ben şahsen dışardan sade bir vatandaş olarak baktığımda şunu görüyorum: Oldukça köklü ve sağlam bir sınav sistemi var karşınızda. Bu sistem sadece çoktan seçmeli sorularla ölçme değerlendirme yapmıyor. Bilginin dışında konuşma, yazma, dinleme gibi becerilerde de sizi sınıyor. Ayrıca sınav sadece üç saat ile sınırlı değil. İki hafta bile sürebiliyor.

*Avustralya’nın nispeten nüfusunun az olmasının avantaja dönüştüğü ve bu durumun bir takım uygulamaları daha kolay hale getirdiği gerçeğini de unutmamamız gerekiyor.

Not: Avustralya ve Yaşam serisini okumaya ilk kez bu yazı ile başladıysanız, ana konseptin daha iyi anlaşılabilmesi açısından serinin daha önce yine bu sitede yayımlanan ilk iki yazısını da okumanızı tavsiye ediyorum.

Saygılar
Kaya Kılıç

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here