Sözün Özü: Çocuklarımız Dinimizi Kendilerine Nasıl Anlatmamızı İster?

1
123

Marketten meyve ve sebze alırken taze olup olmadığına dikkat ederiz.

Niçin? Vücudumuza zarar vermesin diye.

Süpermarketten aldığımız malın son kullanma tarihine (expire date) bakarız.

Niçin? Bizi ve çocuklarımızı zehirlemesin diye.

Merak ediyorum, yiyecek ve içeceklere gösterdiğimiz bu hassasiyeti, çocuklarımıza dini öğretirken gösteriyor muyuz acaba.

Yiyecekten zehirlenmemiz, sadece bu dünyamızı etkiler. Halbuki, çocuklara dini eğitimi ihmal ettiğimiz veya dikkatli öğretmediğimizde ebedi hayatı etkilenir. Eğer çocuklarımızın meyve ve sebzeden daha önemli olduğuna inanıyorsak bu meseleye çok dikkat etmemiz lazım.

Çocuklarımız bizden sevdiğimiz Allah’ı anlatmamızı ister. Bu yüzden yaramazlık yaptıklarında “Allah seni taş yapar“ diye korkutmamalıyız.

Çocuğa babası soruyor:” Allah’ı mı yoksa Peygamberi mi çok seviyorsun?” Çocuk Peygamberi daha çok seviyorum “diyor. Babası niçin diye sorunca, çocuk “çünkü peygamberin cehennemi yok” diye cevap veriyor.

Çocuklarımız dini kendilerine anlatırken zorlamamızı istemez.

Bir lise talebesi namazı niçin bıraktığını şöyle açıklıyor. “Babam her akşam bize zorla dini film ve programları izletirdi. Her akşam din, din, bu durumdan bıkmıştım. Babamdan nefret ettim”.

Yukarıdaki verdiğim örnek, biz çocuklara dini film seyrettirmeyelim veya namaza teşvik etmeyelim değil. Bilakis bunları yaptıralım ama sevdirerek, bıktırarak değil.

Mesela: Yatağına yatmış çocuğumuza hadi abdest alda namaz kılalım demek yerine, hayırlı geceler inşaAllah sabah namazını beraber kılarız demeliyiz. Din eğitiminin amacının dini sevdirmek olduğunu unutmamalıyız.

Camilere gittiğimizde çoğumuz şahit olmuştur. Çocuklar camide yaramazlık yapınca hemen ihtiyarlar surat asar, hatta çocuğa bastonunu atan yaşlılar bile olur.

Image result for Cem Karaca camiden uzaklaşmasını şöyle anlatıyor
Cem Karaca

Türkiye’nin meşhur sanatçılardan Cem Karaca camiden uzaklaşmasını şöyle anlatıyor: ”7 yaşlarındayken Koca Mustafa Paşaʼdaki Sümbül Efendi Camisi’ne gitmiştim. Caminin o güzel manzarası beni mest etmişti. Bacağım ağrıdığı için bacağımın birini uzatmıştım. Caminin o güzel manzarası sebebiyle manevi hazla doluyken, yaşlı bir adam geldi ve  utanmıyor musun Allahʼın evinde bacak uzatmaya, defol gitʼ diyerek bastonuyla bacağıma vurdu. Camiden üzülerek çıktım. Tam 70 yıl sonra geri döndüm”.

Sonuç olarak, çocuklarımıza dini anlatırken her şeyden çok daha dikkatli olmalıyız.

Bilal Mehmet
Perth

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here