Sosyal Medya Nasıl Aşırılıkçılar Yaratıyor?*

0
146
*9News.com au üzerinde yayınlanan Nick Pearson'ın köşe yazısının çevirisidir.

Christchurch saldırısını yapan terörist eylemini canlı yayınladığında, Facebook üzerinde 200’den daha az kişi seyrediyordu.

Fakat sonraki saatlerde ve günlerde, yayın sayısız internet platformu üzerinden milyonlarca kişi tarafından seyredildi.

Video, 4chan ve 8chan gibi uç görüşlü sosyal medya sitelerinde yayınlanırken, Youtube ve Twitter gibi ana akım sitelerde de seyirci buldu.

Bu son vahşet, aynı soruları yeniden gündeme getirdi: Niçin internet devleri, platformlarındaki nefret içeriklerinin yayılmasına karşı daha fazla şey yapmıyorlar?

Cevap basit, teknoloji yorumcusu Trevor Long’ göre, her şey para için.

Long, nine.com.au’ya “Video şu anda internetteki en popüler içerik türü. Videodan hiçbir şekilde vazgeçmezler” dedi.

Websiteleri ve uygulamalar (apps) gelirlerini “ayrılan zamandan”-bir kullanıcının sayfalarında ne kadar süre geçirdiği üzerinden elde ediyorlar.

Ve ayrılan zaman milisaniye seviyesinde ölçüldüğünden, canlı bir yayın Facebook gibi sitelerin izleyicileri bir milisaniyede dakikalarca tutmasını sağlıyor.

Trevor Long, “Canlı yayın sitelerin izleyicileri daha uzun süreler çekmesine imkan veriyor. Yüz milyonlarca canlı yayından birisi onları durdurmaz” dedi.

Facebook Australia eski CEO’su Stephen Scheeler, Today’a sosyal medya devlerinin canlı yayın hizmetlerine bir son vermeyi düşünmeleri gerektiğini söyledi.

Scheeler, “Eğer isteseler, bunu ertesi gün kapatırlar. Bu vakaların hizmet ettikleri toplumlar üzerinde çok büyük olumsuz etki yaptığından hiç şüphe yok” dedi.

Fakat Facebook, Twitter ve Youtube çağrılara kayıtsız kalıyor.

Terörü Tespit Etmek

Christchurch terör katliamı canlı yayınını kesmek Facebook’un 29 dakikasını aldı.

Facebook videoyu Yeni Zelanda Polisi’nin talebi üzerine kaldırdı, zira seyreden 200 kişiden hiçbirisi içeriği şikayet etmedi.

Fakat bu 29 dakika içerisinde en az bir izleyici görüntülerin tamamını indirmişti.

Long, “Bu noktada Facebook içeriğin kontrolünü kaybetti. Facebook bunun dark webde yayılmasının önleyemez. Görüntü artık orada. Artık asla kaybolmayacak” dedi.

Long, görüntülerin 11 saat sonra Youtube’da herkesin görebileceği şekilde ortada olduğunu belirtti.

Long, “Eğer otomobilde Bill Joel dinlerken bir video çekersem, Youtube hemen bunu işaretliyor. Hemen müziği tespit ediyorlar. Bir filmi ya da TV showunu anında tespit edebiliyorlar” dedi.

Youtube, platforma yeniden yapılan yüklemelerin aşırı büyük hacmiyle başa çıkmada zorlandı.

Youtube sözcüsü nine.com.au’ya, “Cuma günkü korkunç trajediden bu yana, on binlerce videoyu kaldırdık ve teröristin reklamını yapmaya ya da onu yüceltmeye çalışan yüzlerce hesabı sildik” açıklamasını yaptı.

Sözcü, “Saldırıdan sonraki 24 saat içinde Youtube’a yüklenen ilgili videoların hacmi, görülmemiş boyutta ve hızdaydı, zaman zaman her saniyede yeni bir yükleme kadar hıza çıkmıştı. Ekiplerimiz gece gündüz şiddet içeren ve sakıncalı içeriğin yayılmasını önlemek için çalışıyor, yapılacak çok iş olduğunu biliyoruz” dedi.

Youtube ayrıca videoların yüklenme zamanıyla filtrelenmesi seçeneğini de askıya aldı, böylece izleyicilerin Christchurch terör canlı yayınını bulmalarını ciddi şekilde sınırlamış oldu.

Youtube’un sahibi olan Google, içerik politikalarını ihlal eden videoları belirleyip silmek için 10,000 kişi istihdam ediyor.

Tavşan Deliği

Fakat bir yandan Youtube şiddet içeren videoları kaldırmaya çalışırken, diğer yandan uzmanlara göre siteleri pasif şekilde muhaliflerin radikalleşmesine diğer şekillerde yardımcı oluyor.

Bunu tavşan deliği etkisi denilen bir şekilde yapıyor, izleyicileri ilgili videolara onları cezbedecek özel dizayn edilmiş algoritmalar yoluyla çekiyor.

Long, “Hepimiz Youtube’da 3 saatlik bir süreyle takılıp kalmışıszdır. Bunun sebebi Youtube’un tavşan deliği oluşturması, çünkü sizin Youtube’da kalmanızı istiyorlar” dedi.

New York merkezli Aşırılıkçlık Karşıtı Proje’den Joshua Fisher Birch, Youtube’un ilgili videolarının algoritmayla kişileri daha fazla aşırı videoya çekerek radikalleşme etkisi oluşturduğunu söyledi.

Fisher Birch, “Algoritma insanları gerçekten bu yankı odalarına hapsediyor. Bu videoların çoğu, insanların birbirinin gruplarını güçlendirdiği yorum bölümleri içeriyor” dedi.

Youtube’da Chrischurch katliamının solcular ya da Müslümanlar tarafından yapılan ve aşırı sağcıları kötü göstermek için bir “yanıltma harekatı-false flag operation” olduğu inancını yayan videolar dolaşmaya başladı bile.

Long, “Bir 11 Eylül komplo videosu seyrediyorsunuz ve size 100 diğer videonun tavsiyesi geliyor. Günün sonunda ikna oluyorsunuz” dedi.

Zeynep Tüfekçi: “Site bilmeden insanları radikalleştiriyor”

Geçen yıl yazılan bir yorum yazısında North Carolina Üniversitesi’nden sosyolog Zeynep Tüfekçi, Youtube’un algoritmasını incelemiş ve sitenin kullanıcıları bilmeden radikalleştirdiğini iddia etmişti.

Tüfekçi, “Videoların reklamını yapıyor, tavsiye ediyor ve yayıyor. Milyarlarca kullanıcısı olduğu düşünüldüğünde, Youtube 21’nci yüzyılın en güçlü radikalleştirme araçlarından birisi olabilir. Youtube’un tavsiye etme algoritmasının, kışkırtıcı içeriğe doğru bir önyargısı olması da mümkün” demişti.

Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here