Kütüphanede aldığı bir teklifle hayatı değişen bilim insanı: SADİ VURAL

0
806

ÖNSÖZ

Doçent Doktor Sadi Vural. Liseyi Çorum’da, lisans eğitimini İstanbul’da, yüksek lisans ve doktorasını ise uzun yıllar yaşadığı Japonya’da tamamlayan bilim insanı. 2007 yılında Osaka şehrinde kurduğu ve bugün değeri 120 milyon dolar olan Ayonix adlı şirketi ile günümüzde teknolojiyle anılır hale gelen Japonya menşeili Sony, Panasonic gibi dev kuruluşlara ve dünyanın 30 ülkesine teknoloji ürünleri pazarlıyor. Victoria Hükümeti eyalet yetkilileriyle bir toplantıda tanışmasıyla kendisine sunulan teklif yaşamına yeni bir boyut kazandırmış. Dünyanın sayılı üniversitelerinden birinde 7 senelik doktora programını 1 senede bitirmesi, yapılan bir yüz tanıma testinde Microsoft’tan 70 kat daha hızlı netice alması, Nec ve Toshiba ile Japonya’yı yüz tanıma sistemlerinde temsil eden 3 şirketten birinin kurucusu olması gibi dikkat çeken özellikleri var. Şimdi gelin SİZİN HİKAYENİZ adını verdiğimiz bu çalışmamızla Avustralya’da yaşayan toplum bireyimizi birlikte daha yakından tanımaya başlayalım…


Mühendislik kitabı araştırırken gelen yüksek lisans (master) teklifi

Sadi Vural İstanbul Üniversitesi’nde İngilizce Elektronik Mühendisliği üçüncü sınıfta okurken yaz tatilini geçirmek üzere dili ve kültürü Türkiye’den tamamen farklı olan merak ettiği ülke Japonya’ya gider. Öğrencilerin çoğunun kaldığı sadece üç dört kişinin zar zor geçebildiği bir derse ait kitapların olup olmadığını öğrenmek için bir gün Osaka Üniversitesi kütüphanesine ziyaret gerçekleştirir. Mühendislikle ilgili bir kitap aradığını sorunca bu durum, kendisine yardım etmek isteyen ordaki 4-5 hocanın dikkatini çeker ve neden o kitabı sorduğunu anlamak istemelerine sebep olur. Arada geçen konuşmalar esnasında hocalardan biri bu yabancı kişinin “araştırmacı kişiliğini” sevdiğini, bir kitap için kütüphaneye gelmesinin kendisini etkilediğini söyler ve ona Türkiye’de üniversiyeyi bitirince yanlarında master yapma önerisinde bulunur. Japonya aslında sadece tatil amaçlı geldiği bir ülkedir ve böyle bir düşünce de gelirken aklının ucunda dahi yoktur. Ancak aldığı teklif sonrası o an bu işin ne parasal yönünü düşünür ne de başka bir şey… “tamam” diyerek kabul eder. 1997 yılında üniversiteyi bitiren Vural, hiçbir burs almadan, cebinde sadece birkaç ay geçinebileceği parayla ve hiçbir yerden de başka bir destek görmeden 22 yaşında dünyanın en pahalı ülkesi Japonya’nın yolunu tutar.

Türk bilim insanı hastalıkları

Teknoloji seyahatinin başlangıç noktası

Yıl 2000, Kyoto. Dr. Sadi Vural üniversite laboratuvarında birkaç gece sabahlar. Yan masada kendisi gibi bilgisayar başında sabahlayan Japon öğrencilerin bir şeyle hararetli şekilde uğraşmaları hemen dikkatini çekmiştir. Yanlarına gidince felçli hastalar için USB kamerada kişinin göz bebeklerinden bilgisayar ekranında nereye baktığını incelediklerini öğrenir. İşte tam da o esnada aklına gelecek olan fikir kendisi için yıllarca sürecek olan teknoloji yolculuğunun başlangıç noktası olur.
Göz bebekleri yüz içinde çok ufak bir noktadır, yüzün tamamı bulunursa daha çok uygulama alanı artar diye düşünür ve yüz bulma algoritmaları üzerinde araştırma yapar. Araştırma ilerledikçe kafasındaki soru işaretleri de artmıştır. “Yüzü bulunca aynı anda yüzlerce insanı tespit edebilir miyim” düşüncesinden hareketle çoklu yüz bulma algoritması geliştirir ve zamanla 3D algoritmayla yüzleri eş zamanda düzeltmeye başlar.

Hobinin işe dönüşmesi ve Ayonix’in doğuşu

Yüz tanıma teknolojisi ile hastalık tahmini yapacak - Haberler

Dr. Vural 2007 yılına kadar süren 7 yıllık dilimde, araştırma geliştirmeyi hobi seviyesinde yapar. Sonrasında “madem bu teknolojiyi geliştirdim, büyük kitleler de yaptıklarımı bilsin” der ve Japon bir yatırımcıdan 6 ay içinde geri ödemek koşuluyla aldığı 100 bin dolarlık borç ile Osaka’da Japonya’nın ilk yüz tanıma şirketi olan Ayonix’i kurar. “Ay” kelimesi ve dünyayı ifade eden “onix” kelimesinin birleşimiyle oluşan Ayonix ile “ayın yörüngesinden bütün dünyayı aydınlatan” mesajı vermek ister.
Facebook nasıl SNS (Social Networking Service) ile tüm dünyayı bağlamışsa onun amacı da çok daha büyüğünü, yüz tanımayla gerçekleştirmektir. Kurduğu şirket günümüzde artık, yüz tanıma performansı ve hızından ziyade bu işin daha da ileri aşaması olan akıllı sistemlerle ve gömülü cihazlarla uyum içinde çalışmasına odaklanmış durumda. Mesela bu teknolojiyi drone’larda çalıştırmak, mini (vücuda takılabilen) kameraların içinde kullanmak gibi.

Sistem G20 zirvesinde

2018 yılında Arjantin’de düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nde Arjantin istihbaratı, devlet başkanlarının dublörlerinin olup olmadığını belirlemek amacıyla Ayonix şirketinin ürettiği yüz tanıma sistemini kullandı. Yani 20 ülkenin başkanı zirvede ilk defa yeni bir teknoloji ile yüz taramasından geçirildi. Göçmenlerin korunması amacıyla sınırdan giriş yapanlar içerisinde suçlu veya arananların bulunup bulunmadığını tespit etmede Birleşmiş Milletler (BM) de bu sistemden faydalanıyor.

Hollywood detayı

Doktor Sadi Vural tüm parametreler kullanılarak tarama gerçekleştirdikleri sistemin yüzde 95 oranında başarılı olduğunu söylüyor. Sistemin yüz ifadesinden kişilerin mutlu olup olmadığını ortaya çıkarmasını ise büyük bir Hollywood film yapım şirketinin film çekimi sırasında rol icabı sevgilisine sarılan ünlü aktör Tom Cruise’un yüz tanıma cihazıyla yapılan ölçümde o an ki mutluluk oranının yüzde 25 olarak ölçülmesi üzerine Tom Cruise’u başarısız bulan yönetmenin çekimi yeniletmesi ile örneklendiriyor.

Dikkat çektiği tehlike

Dr. Sadi Vural, sosyal medyada “20’li yaşlar challenge” akımı ile çok sayıda kullanıcının fotoğraf paylaşımı yaptığını, bu gibi akımlardan elde edilen fotoğraflarla yüz tanıma sistemlerinin kuvvetlendirildiğini ve tanıma performansının artırıldığını söylüyor. Paylaşılan açık verinin başka firmaların da eline geçebileceğine işaret eden Vural tehlikeyi “Arama robotları ile sürekli fotoğraf toplandığını ve bu arşivin her geçen gün genişlediğini biliyoruz. ’20’li yaşlar challenge’ akımı gibi akımlarla eksik parçalar tamamlanıyor. Paylaşım yapan kişilerin yüz bilgileri kişi bazlı yorumlanırsa 20 yıl önceki değişime bakarak 20 yıl sonraki yüzün değişim analizi de oluşturulabilir. Yani 20 yıl önceki bir yüzün yapay zeka ile 60 yaşındaki halinin simüle edilebilmesinin yolu açılıyor. Bu sayede ‘deepfake’in de önü açılıyor.” sözleriyle özetliyor.

Boş verin akımı yüz bulmasınlar! – financernews.net

Dil vurgusu: “Dil öğrenmekten korkmayın, korkacaksanız bir şey yapmayın!”

Doktor Vural Japonca ve yeni bir dil öğrenme üzerine düşüncelerini de şu şekilde açıklıyor:

“Japonya’ya gelmemin bir sebebi de dil değişikliğidir. Üniversite hayatım boyunca hep İngilizce gördüm. Hocam, İngilizce biliyorsam burada hiç sorun olmayacağını ve yardım edeceklerini söylemişti. Ama kesinlikle hataymış. Bunu ben iki sene içerisinde Çinlilerin AA aldığı derslerde, düşük notlar alıp master eğitimimi tamamladığımda anladım. Demek ki, dil çok önemliymiş. Bütün kaynaklar, her şey Japoncaydı. Hiçbir zaman İngilizce kaynak yoktu. Böyle olunca Japonca öğrenmeye mecbursunuz. Ben Japonca kitabın içeriğini anlamaya çalışırken karakterleri anlamak için de zaman harcıyordum. Bir kelimenin anlamını anlamayıp da sabahlara kadar karakterlerin anlamını anlamaya çalışırdım. İnanın dil büyük bir bariyer. Mesela bir matematik formülünü ya da yeni bir şeyi öğrenirken insan ilk başta belli bir yerde takılır. Ama çok zorlayıp bir üst basamağa geçtiğiniz zaman her şey rahatlar. İşte dil öğrenmek de bunun gibidir. Yani dilden korkacaksanız hiçbir şey yapmayın. Mutlaka üstüne gidin ve dili öğrenin. İnsan beyni aynı anda hemen hemen 22 dili öğrenebilecek kapasiteye sahiptir. O yüzden hiç korkmayın.”

 Ve Melbourne’ye gelişi

Victoria eyalet yetkilileriyle bir toplantıda tanışan Sadi Vural’a üretimini yaptığı yüz tanıma teknolojisine Avustralya’nın da ihtiyaç duyduğu söylenir ve Melbourne merkezli yürütülecek yapay zeka (artificial intelligence) tabanlı bir projeyi gereken her türlü desteğin sağlanması şartıyla kendisinin öncülük etmesi teklif edilir. Avustralya’nın yüz tanıma konusunda epey geri kaldığını, halkın da devletin de buna çok ihtiyacı olduğunu öğrenen Vural, geniş arazilerin yanı sıra Avustralya’da imkanların da iyi olduğunu görünce üzerinde çalıştığı teknolojiyi büyütmek için bu ülkeye yerleşmenin kendisi için mantıklı olacağına karar verir. Sadi Vural bu teklifi kabul etmesiyle daha Avustralya’ya ayak basmadan kalıcı oturum (PR) bile alır.

 Avustralya’ya ilişkin bazı tesbit ve düşünceler

Doktor Sadi Vural halen Melbourne şehrinde yaşamakta. Bura hakkında düşündüğü proje ve planlarını kendi ifadeleriyle şöyle dile getiriyor: “Avustralya’da evler geniş ve yeşil alana sahipler. İnsanlar aileleri ile çok zaman harcıyor ama bir yandan da güvenlik endişeleri var, yaşam konforları limitli. Bunu düşünerek akıllı ev projelerine giriyorum. Akıllı ev dediğim ise eve gelince kapının otomatik açılması, garaj kapısının araba gelince yüzüne bakıp açılması sonra kapanması, araba dışarda park edilmişse arabanızın etrafında şüpheli bir kişi var mı, çizik attı mı gibi her şeyi görüntüleyip alarm gönderme, evinizin arka bahçesinde gece olabilecek sorunları eş zamanda takip edebilme, evin içindeki eşyaları otomatik sisteme bağlayıp (mesela fırında ocakta unutulmuş bir şey olduğunda) uyarı verip kapanması gibi birçok akıllı ev çözümünü bu ülke sakinlerine kazandırmayı ve bunu da herkesin gelir seviyesine uygun yapmayı planlıyorum. Bunnings gibi yerlerden satın alıp kendileri kurabilecek kadar da rahat bir sistem oluşturmaya çalışıyorum.”

A Guide to Smart Homes in 2021 | Learn All About Home Automation

Bundan başka plan olarak burada trafik cezaları arabalara geliyor. Kişi kendisi başka birine ceza puanını yazdırabiliyor. Bunu önlemek için de bir planım mevcut. Artık sadece arabayı kullanan kişiye ceza gelecek, kişi ben kullanmadım diye başkalarına ceza yazdıramayacak.

Son olarak ise Covid-19 nedeniyle herkesin barcode ile checkin yapması üstüne bir planım var. Bunu kaldırıp herkes yüz tanıma sistemi sayesinde checkin yapmadan girip çıkabilecek ama devlet herkesi takip edebilecek, bir salgın durumunda insanlara bilgilendirme gönderebilecek.

Yüz tanıma teknolojisi ile hastalık tahmini yapacak - Haberler

Gelecek hedefleri

Dr. Sadi Vural kurduğu Ayonix şirketi ile önümüzdeki yıllarda hastalık tesbiti gibi yüzden fazla veriyi ortaya çıkarıp analiz ederek herkesin günlük hayatta işine yarayacak hale getirmenin peşinde. Yüksek detayda algoritmayla yüz tanıma teknolojisi kullanarak kişilerin kanser, alzaymır, parkinson gibi fiziksel bir hastalığı veya psikolojik bir sorunu olup olmadığını tarayacak versiyon üzerindeki çalışmalar patent başvurusu yapılarak neredeyse tamamlanma aşamasına geldiğini belirtiyor. Onun hedefi bu ileri teknolojinin yakın bir gelecekte yaşantımıza girmesiyle cep telefonlarıyla bile rahatlıkla kullanıma hazır hale getirmek. Yani bir sağlık sıkıntısınız varsa, cep telefonunuz en yakın sağlık kurumuna gitmeniz gerektiğine ilişkin uyarı verecek. Anbean tedavinizin ilerleyişini de yine telefondaki yüz tanıma programından takip ederek durumunuzun iyiye gidip gitmediğini görebilmenizi mümkün kılmak.

Türk bilim insanı hastalıkları 'yüzden' okuyacak

Ayrıca Dr. Vural’ın ajandasında bir de film çekme projesi var ve filmin senaryasu şu an yazım aşamasında. Avustralya bazlı çekilecek 12 milyon dolar bütçeli bu film projesi tamamen yüz tanıma sistemine geçmiş bir dünyayı konu alacak. Öyle bir dünya ki; kimlik kartı yok, araba anahtarı yok, pasaport yok, ehliyet yok, banka kartı yok, medicare kartı yok… Kısaca her şeyinizi yüzünüzle yapacağınız bir dünya modeli. Vural bu filmi, Hollywood kanalıyla tüm dünyada aynı anda gösterime sokmayı hedefliyor.

Gençlere çağrı ve tavsiyeler

Sadi Vural yeni teknolojiler üzerinde çalışmak isteyen, bunun hayalini kuran Türk gençlerine, “Teknolojik çalışmalara ilginiz varsa ve sürekli kendinizi aşmayı düşünen bir yapıda iseniz benimle temas kurun, mutlaka bana ulaşın. Yeter ki istekli olun, ben sizin önünüzü açarım. Sadece Avustralya olarak değil, aktif çalıştığım başka ülkeler için de genç yeteneklere hayatlarının fırsatını vermek isterim.” çağrısında bulunuyor. Vural’ın gençlere tavsiyesi ise “Zorluklardan kaçmayın ve korkmayın. Eğer kaçarsanız kendinize özgüveniniz yok olur. O özgüveni kaybetmemek için kendinizi sevin. Sevmezseniz ve yapabileceklerinizi küçük görürseniz olmaz. Beyninize saygı duyun ve beyninizin size neler sunabileceğini görün. İnanın beyin öyle bağlar kurar ki her şeyi aşmanızı sağlar. Yeter ki beyninizin sağlıklı düşünebilmesine izin verin.”

YURTDIŞINDAKİ TÜRK BİLİM İNSANLARI: DOÇ. DR. SADİ VURAL | PervinKaplan.com


*Aşağıdaki linkler ve Ayonix tanıtım videosu ile Doç. Dr. Sadi Vural ve çalışmaları hakkında farklı kaynaklardan daha fazla bilgi edinebilirsiniz. 

Link 1
Link 2
Link 3


Değerli Avustralya Postası takipçilerimiz,
Çoğunuzun bildiği üzere Sizin Hikayeniz adını verdiğimiz bu bölümde Avustralya’da yaşayan toplum bireylerimizin hikayelerini sizlerle paylaşıyoruz. Eğer henüz okumadıysanız sayfamızda daha önce yayınlanmış birbirinden ilginç yaşanmış hikayelere aşağıdaki bağlantı linkleri üzerinden göz atabilirsiniz.

 İki Kıtada Şampiyon Güreşçi: Alişan Tutak

 Sağlıklı Yaşam Yolunda Bir Ömür: Ravza Veli

◊ Hayalinin Peşinde Hedefi 12’den Vuran Genç Pilot: Fatih Bayarlı

Sıfır km Hacı Murat 124’ler 250 Bin TL iken Bisiklete 300 Bin Sayan Bisiklet Tutkunu: Metin Baştürk

“Öğrenmenin Yaşı Yoktur” Sözünün Yaşayan Örneği: Bülent Eken

Bir sonraki hikaye neden sizinki olmasın…!

Toplum bireylerimizin ilham veren hikayelerini aktarmaya devam edeceğiz. Bu konu hakkında info@avustralyapostasi.com elektronik posta adresimiz üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Avustralya Postası

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here