Ruhunu Dinle: Günde 2 dakika

1

*Aralık 2020. Bu yılın son günleri. Bu ayın yazısına ikinci defa başlıyorum. Çünkü bazı şeyleri fark etmeme sebep olan birkaç gün geçti.

Öncelikle merhaba…

Ders çalışırken ya da yazarken bazı zamanlar müzik açmamın aksine şu an zihnimin yalnızca durmaya ve olağanlığa akışına izin vermem gerekiyor.

Bu satırlarda söylemem ve anlatmam gereken yanlışlıklar, üzerinde konuşulması gereken konular olsa da aslında ihtiyacımız olan şey sakinleşmek ve farkına varmak.

Geçmişte yaşadığımız kötü şeyler oldu, atlatması zaman alan veyahut hala izlerini taşıdığımız acısını hissettiğimiz şeyler..

Sık sık zihnimizi ele geçirmesine izin verdiğimiz, duygularımızla oynayan durumlar bunlar..

Geçmiş elle tutamadığımız bir kavram yalnızca, bu sebeple zihnimizde de tutmanın manası yok değil mi? Ve bahsedilecek konulardan aslında bu ay yerini şükür almalı diye düşündüm.

Çünkü buna ihtiyaç duyuyoruz.

Her birimizin hayalini kurduğumuz ve ümidini yaşattığımız şeyler var. Ve birçoğumuzun ulaştığında bu durumlara karşı ilk hevesinin ve mutluluğunun zamanla azaldığını fark etmişsinizdir.

“Gördüğünüz gibi bulduğumuz şey şu, gerçekliğin bizi şekillendirmesine gerek yok, beyninizin dünyaya bakışınızı belirleyen lensler gerçekliğinizi şekillendiriyor. Ve eğer lensleri değiştirebilirsek, mutluluğunuzu değiştirmekle kalmayıp aynı zamanda her bir eğitimsel ve ticari sonucu da değiştirebiliriz.”

Bu sözler Harvard’a girmiş ve gittiğinde elbette çok mutlu olan birine ait. İki hafta sonra arkadaşları ve kendisi eskisi kadar mutlu değilmişler.

Yukarıda bahsettiğim şekilde hepimizin aslında yaşadığı durumlar. Elbette ilk andaki mutluluğumuzun geçici olmasından bahsediyorum, Harvard’a girmekten değil 🙂 yalnızca şaka yapıyorum..

Ve öğrendiğim bir şey daha var ki tanıdığımız müziklerde beynimiz bir sonrakini tahmin etmeye çalışır ve her doğru tahminde dopamin salgılarmış. Hiç tahmin yapamadığımız müziklerin bize sıkıcı gelmesi de bu sebepten kaynaklı..

Ve çok dinlediğimiz müziklerden bir süre sonra sıkılmamızda, bir sonraki notayı kolay bir şekilde tahmin ediyor olmamızdanmış.

Bu konu ile alakalı olarak Mutlu Beyin kitabında bir deneyden bahsedilir;

-Deneyde hayvanlar bir görevi yerine getirmek ve sonunda ıspanakla ödüllendirilmek üzere eğitildi. Birkaç gün sonra ıspanak yerine meyve suyuyla ödüllendirildiler. Bu beklenenden çok daha büyük bir ödüldü ve maymunların dopamini arttı.

-Fakat meyve suyu ödül olarak verilmeye devam ederken tuhaf bir şey oldu. Maymunların dopamini birkaç gün içinde düşüşe geçti. Beyin o tatlı, sulu ödüle tepki vermemeye başladı.

-Başka bir deyişle onu artık çantada keklik olarak görüyorlardı. Dopamin ödüller hakkında yeni bilgiler depolamak üzere gelişmişti. Yeni bir bilgi olmadığına göre dopamine gerek yoktu.

– Deneyin sonu üzücü oldu. Deneyi yapanlar ıspanağa geri döndü. Maymunlar sinirlendi. Çığlık attılar ve ıspanakları araştırmacılara fırlattılar. Maymunlar meyve suyu beklemeyi öğrenmişti. Bu onları mutlu etmiyordu. Kaybetmek onları kızdırıyordu.

Harvard’taki öğrencilerin yaşadığı gibi bir nevi değil mi ? Ona ulaştılar ve şimdi de rekabetler arttı şikayetler başladı..

Beynin salgıladığı mutlu kimyasallar ise şunlarmış..

-Dopamin ödül arar.

-Oksitosin sosyal ilişkiler inşa eder.

-Serotonin diğerlerinden saygı görmek ister.

-Endorfin fiziksel acıyı görmezden gelir.

Harvard‘a giren öğrenci şöyle devam eder:
“Bulgularımıza göre daha pozitif olabilmek için beyninizi eğitmenin yolları var. Art arda 21 gün boyunca yapılan iki dakikalık bir süre içinde beyninizin gerçekten daha iyimser ve daha başarılı bir şekilde çalışmasını sağlayabiliyoruz.”

Yalnızca günde 2 dakika ile.. minnettar olduğunuz şeyleri yazarak..

Şimdi girişte yazdığıma döner isek anlatmak istediğim şikayet etmeyi, öfkelenmeyi, sevdiklerimizi kırmayı bırakıp şükür edeceğimiz şeyleri fark etmeliyiz.

En azından 21 gün boyunca her gün 2 dakika şükrettiğiniz şeyleri yazmakla bir adım atabilirsiniz.

Üşenmeyin ve o kağıt kalemi elinize alın ya da cihazınızın not kısmını açıp yazın.

Yaşadıklarınızla ilgili artık kötü şeyleri değil de iyi şeyleri hatırlayın ve sahip olduğunuz güzellikleri yazın.

11 yaşındaki bir kız çocuğunun ’’Şükretmek için 12 şey,, listesinden ise birkaçı…

1-Sevdiklerim ve ben sağlıklıyım.
2-İçecek suyumuz ve yiyeceğimiz var.
3-Barınacak evimiz var.
4-Geleceğimizi güzelleştirebilecek fırsata sahibiz.

Aslında hepimizin şükür edecek birçok şeyi var. 2020 yılı evet olaylı ve farklı bir yıldı. Acıttı canımızı bir hayli.

Yeni yılın daha iyi ve güzel olacağı ümidine tutunmalıyız.

Ve her gün ailemin sağlıklı ve hayatta olması, yağmur yağarken kahve içebilmek veya gökyüzüne dönüp gözlerimi kapatıp yalnızca yüzüme düşen damlaları hissetmek, sevdiklerimin, uzakta da olsa iyi olduğunu düşünmek, sık sık görüşmesek bile enerjisini hissettiğim arkadaşlarım, uzun yıllardır beni destekleyen, seven bir dost, olmak istediğim ve amaçladığım başarıları gerçekleştirebilecek güce sahip olduğuma inanmam ve bu yaşıma değin ilk defa yüreğimi dolduran, şifalandıran bir sevgiye sahip olmam.. Şükrettiğim birkaç fakat önemli şey..

DEVA

1 Yorum

Ilknur için bir cevap yazın İptal

Please enter your comment!
Please enter your name here