Ruhunu Dinle: Gülümseme

2
209
“Parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. Kiminin ruhu, kiminin beyni ve çoğunun kalbi yok.”
-Chuck Palahniuk

Sonsuz öğrenme sürecimde ümit ederim ki yazı kendimi öğretir bana..

Öğrenmeye aç, anlatmayı seven, dinlemeyi daha çok seven bir insan olsam da ve yazdıklarım okuyanların yüreğine dokunuyormuş gibi hissetsem de yetersiz olduğumu düşünmem olağan gibi geliyor bana.

Düşünerek ve içime sinerek yazıyorum bu satırları…

Merhaba. Umarım iyisindir ve hayat mucizelerini karşına çıkartır.  Şu an kader yollarımızı kesiştirdiyse muhakkak bir sebebi vardır diye düşünüyorum. 

İnsanların içinde iyilik ve kötülük bulunur. Ve seçtiğimiz tercihler farklı sonuçlar doğurabilir. 

Dramatik bir film izlediğinizi ve karakterin yaşadığı olayları, duyguları derinden hissettiğinizi hatırlamanızı istiyorum. -Hatırlamanızı dedim çünkü böyle bir durumu yaşayacak empatiye sahip olduğunuzu biliyorum.-

Oyuncu ağlıyor ve sizin gözleriniz doluyor…

Maç izlerken tuttuğunuz takımın oyuncusu gol attığında onun kadar seviniyorsunuz veya hayal kırıklığını hissediyorsunuz..

Bizlere bu duyguları hissettirenin beynimizdeki “Ayna nöronlar” olduğunu öğrendiğimde ilgimi çekmişti…

Empati yapmamızı ve fiziksel tekrarı öğrenip, taklit etmemizi sağlayan nöronlar.

Televizyonda şiddet içeren bir vidyo gördüğünüzde beyniniz, o eylemi gerçekleştiren kişinin beynindeki ile aynı bölgede uyarıya sahip oluyor. 

En yakınlarımıza benzerliğimiz; onları izlemememiz, öğrenmemiz ve taklit etmemizden kaynaklanıyormuş. 

Son günlerde düşündüğüm gülümseme konusu ile bağdaştırdım zihnimde. 

Satıcının anlam veremediğim kaba ve sert tavırları sebebi ile beğendiğim bir eşyayı almayışımın ardından, tesadüf eseri bir yerde rastlamıştım daha güzeline..

Hani bedeninizden, çevrenizden, maddelerden öte farklı bir huzurun olduğu hissiyatına bürünüp, içinizin hoş, tatlı bir duygu ile dolduğu ve evrenin isteklerinizi hiç beklemediğiniz anda önünüze serdiğini hissettiğiniz bir an vardır ya… Tam olarak böyleydi …

İnsanların ses tonu, jest ve mimiklerinden hangi duyguya sahip olduğunu hissedebiliyoruz. Kişisel gelişim kitaplarında bahsedilen, insanların kötü enerjisini almamak söylemi ve bizlerinde karşımızdaki insanların duygu durumlarını taklit etmemizin, bu sebepten kaynaklı olduğunu akla getiriyor. 

Bir sevdiğimiz karşımızda ağladığında kahkaha atamıyoruz, onun hissettiklerini hissediyoruz bir nevi.. Karlı bir gecede yorganın altında, sahlep içerken izlediğimiz aşk filminde çiftin tartışmasını, mutluluklarını acılarını hissedip onları yaşayabiliyoruz..

Aynı şekilde gülümseyen bir insanı gördüğümüzde, gülümsüyoruz istemsizce. Bu genelde daha çok çocuklarda oluyor aslında. Arabada, yeşil ışığı beklerken kafanızı çeviriyorsunuz,  yan araçta ki bir çocuk ile göz göze geliyorsunuz. Yanaklarını dolduran bir tebessüm ile size el sallıyor..  Gülümsüyorsunuz ve dünyayı yaşanabilir kılanın masum ve saf varlıklar olduğunu hatırlıyorsunuz..

pastedGraphic.png

Yapabilirseniz şayet, -bahanelere sığınmadan- bir hayvan sahiplenin. Günün yorgunluğunu onu severek atın üstünüzden. Onunla konuşun.  Sizi yargılamayan, hatalarınızı yüzünüze vurmayan bir dost gibi düşünün. Karşısında ağladığınızda oda üzülecektir. Sizi gerçek anlamda yalın bir şekilde sevecek ve siz sevdikçe daha da güzelleşecektir. 

Çevremizde ve içimizde aslında kusursuz güzellikler yatarken insanların neden bunlara zarar verdiğini anlayamıyorum. Neden hamile bir hayvanı torbaya koyup yola atar. Bu kelimelerin aynı cümlede yer alması bile iç acıtıcı değil mi? Neden varlıklara fiziksel ve mental şiddet gösterirler. İnsanlar (!) İnsanlara…

Anlayamadığım ve üzerinde konuşulması gereken birçok konu var. Konuşup çözüme bağlanması gereken, farkındalık yaratılması gereken.

Ben mi? Ne süper kahramınım ne de Harry Potter’ım. Tek bir hareketle daha iyi bir yer yapamam dünyayı, ama adım atabilirim. Hepimiz adım atabiliriz.

Yapılan araştırmalara göre gülümsemek bedenimizin ve zihnimizin hissettiği stresi azaltırmış. Ortalama bir yetişkin günde sadece 20 defa gülümsermiş, ne üzücü değil mi?

1 gün boyunca çevrenizdeki insanlara tebessüm etmeyi denemenizi istiyorum. Bunu bir deney gibi düşünebilirsiniz. İnsanların sizinle konuştuğu esnada veya göz göze geldiğinde gülümseyeceklerini göreceksiniz. Sizin güzel enerjinizi onlar da hissedecek.

Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni ve kendini aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
-Mevlana

Bu fani dünyada umarım ki yaşama sebebimizi ve kendimizi bulabiliriz..

Yolculuğunda başarılar dilerim..

Sevgi ve tebessümle..

DEVA

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here