Türkiye’den Avustralya dönüş biletini 20 Ağustos’a almıştı, Melbourne’ye ancak 18 Ekim’de dönebildi

1
Yakın zamanda Türkiye’den dönen toplum bireyimiz, yaşadığı bilet iptallerine bağlı gecikmeler, uçuş aktarmaları, Türkiye gözlemleri, dönüşte geçirdiği otel karantina süreci ve daha fazlası hakkında Avustralya Postası okurları için değerlendirmelerde bulundu.
Merak edilen ve özellikle şu an Türkiye’de olup da dönemeyenlerin bazı sorularına cevap bulacakları bu röportajımızı keyifle okuyacağınızı tahmin ediyoruz.

Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

Tabii ki. İsmim Esra Altıok. Türkiye’de doğdum ve büyüdüm. İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı’nı bitirdikten sonra Avustralya’ya gelip La Trobe University’de “Graduate Diploma in Education” okuyarak öğretmen oldum. Hafta içi çeşitli okullarda CRT öğretmen (Casual Relief Teacher) olarak, Cumartesi günleri de VSL (Victorian School of Languages) Brunswick şubesinde Türkçe öğretmeni olarak çalışıyorum. Avustralya vatandaşıyım ve yaklaşık 3,5 yıldır Melbourne’de yaşıyorum.

Türkiye’ye ne zaman gitmiştiniz ve ne zaman dönüş yaptınız?

Türkiye’ye bazı özel sebeplerden dolayı 30 Haziran’da gitmiştim. Aslında, giderken dönüş biletimi 20 Ağustos’a almış olmama rağmen, biletimde olan iptaller nedeniyle, 1,5 aylık bir gecikmeyle ancak 4 Ekim’de Adelaide’a dönebildim. Orda geçirdiğim karantina süreci bittikten sonra 18 Ekim günü de Melbourne’ye iniş yaptım. 

Avustralya’ya hangi havayolu ve ne tür aktarmalar ile ulaştınız?

Türkiye’ye giderken biletimi yaklaşık 5 ay önce Türk Hava Yolları ve Malezya Havayolları ortak uçuşundan almıştım. Ancak, pandemi döneminde Türk Hava Yollarının tüm uçuşlarını iptal etmesi sonucunda biletimi, hükümetten yurt dışına çıkış iznini aldıktan sonra, online olarak Qatar Havayollarından aldım. Aslında dönüşüm yaşadığım yer olan Melbourne’e olacaktı. Fakat, kısıtlamalardan (lockdown) sonra Melbourne Havaalanının uluslararası uçuşlara kapanması sonucu dönüş biletim iptal oldu ve dönüş uçuşumu Adelaide olarak değiştirdim çünkü Sydney, Brisbane gibi diğer şehirler uçuş başına 30 kişi kabul ederken Adelaide uçuş başına 60 kişi alıyordu. Bu yüzden 4 Ekim’de Adelaide’a vardım ve iki haftalık karantinadan sonra, Melbourne’e Jetstar ile geldim.

Türkiye’de bulunduğunuz sürede pandemi dolayısıyla ordaki genel durumu nasıl gözlemlediniz?

Ben Türkiye’de bulunduğum 3 ay boyunca; İstanbul, Antalya, Bodrum, Ayvalık, Bozcaada Ordu gibi birçok yerde bulundum. Orda olduğum sürenin Türkiye’nin yaz dönemine denk gelmesi sonucu tatil yerleri oldukça kalabalıktı. Restoranlar, cafeler, plajlar, AVM’ler, eğlence yerleri, iş yerleri açıktı ve birçok konser ve etkinlikler devam etmekteydi. Genel olarak, Türkiye’de insanlar, maske takarak, sosyal mesafeyi koruyarak ve hijyene dikkat ederek günlük hayatlarına devam ediyordu. Bir AVM, restoran ya da cafe gibi yerlere girerken ateşiniz ölçülüyor ve dezenfektan kullanmanız gerekiyordu. Gözlemlediğim kadarıyla, insanların çoğu rahat ama tedbirliydi. Ancak, maalesef ki, Türkiye’de olduğum 3 ay boyunca haberlerden ve çevremden duyduğum kadarıyla vaka sayıları gittikçe arttı.

Yurt dışında bulunanlar için Avustralya’ya gelmek çok zor hale geldi. Bu Avustralya vatandaşları için bile geçerli olabiliyor. Siz zorluk yaşadınız mı? Yaşadıysanız neler oldu?

Evet, benim de dönüşüm oldukça zor oldu. Normalde 20 Ağustos’ta dönmem gerekirken uçuşumdan 10 gün önce biletimin iptal olduğunu bilgisi geldi. Qatar Havayollarını arayıp en kısa zamanda dönmek için ne yapmam gerektiğini sorduğumda, yaklaşık 10.000 dolar daha ödeyerek business bileti almamı önerdiler. Ben bu teklifi kabul etmeyip, Eylül ayına economy sınıfı Sydney’e başka bir bilet aldım. Ancak, o da iptal oldu çünkü Avustralya Hükümetinin getirdiği sınırlamalardan dolayı uçağa, uçuş başına 30 ya da 60 kişi alınıyor ve öncelik diplomatlara, Business Class’a, daha sonra da çocuklu ailelere ve yaşlılara veriliyordu. Ben, bekar olmamdan ve tek başıma seyahat ediyor olmamdan dolayı öncelik alamıyordum. Bu şekilde iki kere daha uçuşum iptal oldu. Türkiye’deki Avustralya konsolosluğunu ve Avustralya’daki Departmant of Home Affairs’i arayıp yardım istedim. Ancak, benim gibi yurt dışında kalıp geri dönemeyen yaklaşık 25 bin Avustralyalı’nın olduğunu ve ellerinden bir şey gelmediğini söylediler. Hükümetin yurt dışında kalıp maddi sıkıntı çekenler için çıkardıkları kredilerden bahsettiler fakat ben bu kredilerden yararlanmak istemedim. Ankara’daki Avustralya Büyükelçiliği iletişim bilgilerimi alıp her hangi bir kurtarma uçuşu olursa diye ismimi bekleme listesine ekledi ama bir daha onlardan hiç haber alamadım. En sonunda, 3 Ekim’de İstanbul’dan kalkıp Doha ve Adelaide’a giden Qatar Havayolu’nun uçağıyla gelebildim.

Otel karantina programındaki hatalar eyalette ikinci dalgaya yol açtı. Konu hala gündemde ve tartışma devam ediyor. Siz gelince 14 gün karantinada kaldınız. Önceki otel karantina skandalından sonra ders çıkartılmış izlenimi edindiniz mi?Yeni tedbirleri nasıl buldunuz? Sizce önlemler sıkı mı?

Biraz önce de dediğim gibi ben Melbourne’e gelemediğim için Adelaide’a gittim. Qatar havayollarında uçuş boyunca kendi dağıttıkları maske ve siperi takma zorunluluğu vardı. Adelaide’a inince havaaanında oldukça güler yüzlü yetkililer “Welcome Home, Aussies!” diye karşıladılar. Bizleri çok sıkı bir güvenlikten geçirdikten sonra, 20’şerli gruplar halinde otobüslere bindirerek otele götürdüler. Ben yalnız seyahat ettiğim için tek kişilik odada kaldım ama eşiyle, çocuğuyla, ailesiyle seyahat edenler aynı odada kalabildiler. Odadan dışarı çıkamadığımız için odanın anahtarını bile vermediler. Önlemler benim bulunduğum otelde çok sıkıydı. Koridora bile çıkmak yasaktı. 24 saat boyunca otelin girişinde ve her katta güvenlik görevlileri vardı. Ayrıca, günde iki defa polis odanın kapısına gelip odada olup olmadığımı kontrol ediyordu. 2.gün ve 10.gün olmak üzere toplamda iki kere Corona testi yapıldı. Sabah, öğle ve akşam günde 3 öğün yemek getirip, kapıyı çalıp, yemeği kapının önüne bırakıp gidiyorlardı. Helal yemek istediğimi ilk gün belirttiğim için bana hep üstünde “Helal” etiketi olan yemekler geldi. Aynı şekilde, vejeteryan ya da vegan yemek seçimleri de yapılabiliyordu. Öğlen ve akşam yemeğinde yemeğin yanında mutlaka tatlı ve meyve de oluyordu. Yemekleri beğenmezsen ya da dışardan bir ihtiyacın olursa Uber Eats’ten yemek siparişi verebiliyordun odana. Her gün hemşire telefonla arayıp nasıl olduğumu, koronaya dair herhangi bir belirtinin olup olmadığını soruyordu. Ayrıca, ruhsal sağlığımla da ilgileniyorlar, sürekli arayıp kendimi nasıl hissettiğimi de soruyorlardı. Kendimize zarar verebilme ihtimaline karşı çatal, kaşık ve bıçaklar bile tahtadandı. Her gün kapının altından bulmacalar, su doku gibi oyunlar atıp zihnimizi meşgul tutmaya çalışıyorlardı. 

Hangi otelde kaldınız? Güvenlik nasıl sağlanıyor (asker mi yoksa polis gözetiminde mi?)

Ben Adelaide’da city merkezde bulunan ve 5 yıldızlı bir otel olan Peppers Waymouth Otel’de kaldım. Güvenlik biraz öncede bahsettiğim gibi polisler tarafından günde iki kere kontrolle yapılıyordu. Aynı zamanda, her katta, sürekli odamın önünde oturan otelin kendi güvenlik görevlisi de vardı.

Ücreti kendiniz mi ödediniz?

Ben o konuda çok şanslıydım çünkü 30 Haziran’da burdan yola çıkmıştım ve ben gittikten birkaç gün sonra yurtdışına çıkanların kendi karantina parasını ödeyecekleri kuralını getirdiler. Bu yüzden bu kural beni kapsamadı ve ben karantina parası ödemedim ama diğer karantinada kalan kişiler otel karantina ücreti kişi başı 3000 dolar ödediler. Çocuklar ve aynı aileden 2.yetişkinler için ise 3000 dolara artı olarak 500’er dolar daha ödemek gerekiyor. 

Otel karantinasında herhangi bir sorun yaşadınız mı?

Ben karantina boyunca her hangi bir sorun yaşamadım. Zaten Avustralya’ya dönebildiğim için oldukça mutluydum. Tabii ki 2 hafta boyunca küçük bir oda da tek başına mahsur kalmak çok keyifli olmasa da ben aynı zamanda bir kitap yazıyor olduğum için karantina dönemimi çok verimli kullandım. Yanımda götürdüğüm laptopumdan kitabımı yazdım, dizi seyrettim, bol bol kitap okudum ve dinlendim. Ayrıca, Cumartesi günleri online olarak Zoom üzerinden Türkçe Dersleri vermeye devam ettim ve öğrencilerimle iletişim halinde kaldım. Bu yüzden benim karantina dönemim oldukça keyifli geçti. Odanın içinde sınırlı imkanlarla spor yapabiliyor olmak benim için en zor kısmıydı sanırım. Londra’da bulunan Türk bir arkadaşım, benden bir hafta sonra Japon Havayolları ile Sydney’e geldi ve Meriot Otel’de kızıyla birlikte karantinada kaldı. Onlar 2 haftalığına yaklaşık 200 dolar vererek exercise bisikleti kiralayıp odada spor yapabildiler ama benim kaldığım otelin öyle bir hizmeti yoktu. Ancak, ben yine de otelimden oldukça memnun kaldım. 2 haftalık süre bittikten sonra iki Covid-19 testimin sonucu da negatif çıktığı için benim karantinadan çıkmama izin verdiler. Otelden çıkış yaparken, karantinada bulunduğumu ve test sonuçlarımın negatif çıktığını gösteren bir mektubu bana verdiler ve bu mektubu Melbourne’de yetkililere göstermemi istediler. Birkaç gün önce geldiğim Melbourne Havaalanı’nda bu mektubu kontrol eden görevliler giriş yapmama izin verdiler ve böylelikle de hayatım boyunca biraz stresli ama genel olarak güzel bir anı olarak hatırlayacağım bu maceranın sonuna gelmiş oldum. : )

Güncel seri ilanları görmek veya ilan vermek için aşağıdaki bağlantı üzerinden bizimle iletişime geçmeyi ertelemeyin…And GIF - Find on GIFER

1 Yorum

  1. 1. Internet baglanti sorunlari bahsedilmemis
    2. Yiyeceklerden bic bahsedilmemis
    Hergun sushi, cup ramen, soguk sandwich getirdiklerini yazmamis bile
    3. Gunes yuzu gormedigi yazilmamis
    4. Tekrar karantinada kalip kalamayacagi sorulmamis.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here