“Sonuçta Avustralya çok da gözünüzde büyüttüğünüz gibi bir yer değil.”

0
1742

Yazarımız Müjgan Kim’in sizler için bu defaki konuğu, Avustralya’ya yerleşmek için özellikle son zamanlarda herkesin doğru bilgi ve yardım alabilmek için adeta can attığı göçmenlik konusunda üst düzey uzman bir isim olan, Avustralya Göçmenlik Enstitüsü Victoria ve Tasmania Şubesi Başkanı Anka Şahin.


Anka merhaba, okuyucularımız için kendini tanıtır mısın?

Ben Anka Şahin. 1998’de Yeni Zelanda’da Victoria University of Wellington’dan Siyaset Bilimi, Fransızca ve Avrupa Çalışmaları alanında mezun oldum. ODTÜ’de Uluslararası İlişkiler yüksek lisansı yaptım. Ankara’da AB Delegasyonu’nda proje görevlisi olarak çalıştım. 2004’te Yeni Zelanda’ya geri döndüm. Bir süre İngilizce öğretmenliği yaptıktan sonra 2005 yılında göçmenlik alanında çalışmaya başladım. 2008 yılında hem Avustralya, hem de Yeni Zelanda’da lisanslı ilk göçmen danışmanı oldum. 2009’da Melbourne’ye taşındım. Kısa bir süre içinde Avustralya Göçmenlik Enstitüsü bünyesinde tanınır ve sektörde isim sahibi bir profesyonel konumuna geldim. 2015’te o zaman mevcudu 600 üye kadar olan Victoria/Tasmania şubesinin başkanlığına üyelerin rekor oyuyla seçildim. 2017’de oyumu artırarak tekrar başkan oldum. Nüfusuna göre göçmen danışmanı az olan Türk toplumunda sınırlı sayıdaki danışmanlardanım. Ayrıca 7200 kadar danışman içinde bakanlığın ve diğer paydaşların görüşlerine sık sık başvurduğu, üst düzey toplantılara davet ettiği 10-15 saygın danışman arasındayım. Enstitünün 3500’e yakın üyesinin içinde Fellowship olarak tabir edilen en üst üyelik düzeyine sahip yaklaşık 60 üye içindeyim. Meslek içi eğitimin yanı sıra, diğer meslektaşlarıma gönüllü olarak da çeşitli ortamlarda yardımcı oluyorum. Türk toplumundan da çok ilgi görüyor ve yardımcı olabileceklerime yol gösteriyorum.

Sekiz dil bilen, yüksek eğitimli ve çok donanımlı birisin. Neden göçmenlik konusunda uzmanlaşmak istedin? 

Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde yaşarken 2005 yılında tesadüf eseri bu mesleğe girdim. İngilizce öğretmeni olarak çalışırken yarı zamanlı olarak Avustralya, Yeni Zelanda ve Kanada’ya göçmenlik başvurusu yapmak isteyenlere önceden hazırlanmış bir şablonu kullanarak değerlendirme sunmayı içeren bir iş ilanına başvurdum. İşveren şirket beni bu konuda eğitecekti. İşe başlamamdan hemen önce beni arayarak tam zamanlı (full time) danışman olarak görev yapan bir çalışanlarının ayrıldığını ve benim o pozisyonla ilgilenip ilgilenmediğimi sordular. İlgilendiğimi söyledim ve işi kabul ettim. İşverenim beni önce bir kursa, daha sonra da sınava girmem için Avustralya’ya göndererek kayıtlı göçmen danışmanı olabilmeme önayak oldu.

Göçmenlik konusunda her kafadan bir ses çıkıyor. Sanırım bu ülkede yaşayıp da “Biz de oraya gelmek istiyoruz, nasıl oluyor?” diye kendisine soru sorulmayan kişi yoktur. Okuyucularımıza bu işin doğrusunu kısaca anlatabilir misin? Gelmek isteyenler ne yapsınlar?

Öncelikle güvenilir, tecrübeli ve her şeyden önce kayıtlı bir göçmen danışmanı ile temasa geçerek göçmenliğe uygun olup olmadıklarını öğrensinler. Çoğu kişi uygun olup olmadıklarını bile bilmeden başvuru yaparak hem zamanını hem parasını boş yere harcamış oluyor. Sonunda yaşadıkları hayal kırıklığı da cabası. Avustralya’ya göçmen olarak gelme konusunda artık çok rekabetçi bir ortam sözkonusu ve pekçok kişi İngilizce düzeyi ya da aranan mesleklerde iş tecrübeleri olmaması nedeniyle başvuru yapabilecek durumda değil. Önce bunu öğrenmeleri lazım sonra sürece başlamaları gerekiyor.

Yeni Zelanda da okumuş, orada yaşamış ve çalışmışsın. Sonrasında Avustralya nereden çıktı? 

Eşim Yeni Zelanda’da doktorasını bitirdikten sonra bir süre orada çalıştı. Daha sonra Melbourne’de RMIT Üniversitesi’nden bir iş teklifi aldı. Bu teklif üzerine hiç planlamadığımız halde kısa bir süre içinde kendimizi Melbourne’de bulduk. Yoksa Yeni Zelanda’dan ayrılmayı düşünmüyorduk. Yani Yeni Zelanda’dan Avustralya’ya gelişimiz çok ani oldu. Eşim iş teklifi aldıktan 4-5 hafta sonra Melbourne’ye gelerek işe başladı. Ben de 6 ay daha orada kaldıktan sonra evi toplayıp buraya geldim.

Gelince ilk olarak ne tür gözlemleriniz oldu, zorluklar yaşadınız mı?

Gelir gelmez Avustralya’da hayatın Yeni Zelanda’ya göre daha karmaşık ve sorunlu olduğunu yakından görme fırsatımız oldu. Ev bulmak bir sorundu ve emlakçılar kesinlikle ev bulmak isteyenlere yardımcı olmak istemiyordu. Ticari ve bürokratik bütün işlemler için defalarca kimlik doğrulatmak gerekiyordu. Arabayla işe gitmenin genelde mümkün olmadığını ve toplu taşımaya geri dönmemiz gerektiğini gördük. Otomobil fiyatları daha pahalıydı ve almak için bazen birkaç saat toplu taşıma ile görmeye gidip, beğenmeyip eliboş dönmek şaşırtıcı olmuyordu. Benzer ve yakın bir ülkeden gelmemize rağmen biz bu zorlukları yaşadıysak, çok daha uzak ve farklı ülkelerden gelenlerin buraya alışmada nasıl sorunlar yaşadığını tahmin etmek de çok zor değil.

Hem Yeni Zelanda hem Avustralya da göçmenlik danışmanlığı yapmışsın. İki ülkenin göçmenlik kanunları farklı mı? Nereye göçmen olarak gelmek daha kolay?

Hem Avustralya hem de Yeni Zelanda’da vasıflı göçmenler için bir puanlama sistemi olmasına ve istenen mesleklerin bazılarının aynı olmasına (bazı mühendislik, tıp ve BT meslekleri) karşın iki ülkenin göçmenlik kanunları oldukça farklı. Kendi vasıflı alanında bir iş teklifi olmadan Yeni Zelanda’ya göçmen olarak gitmek neredeyse imkansız. Her geçen yıl daha da zorlaşmasına rağmen Avustralya’da bu hala mümkün. Kendi ülkesinden ayrılmadan başvuru yapmak isteyen birisi için Avustralya daha kolay denebilir bu nedenle.

İnsanların kendilerinin hükümet göçmenlik bürolarına ya da online başvuru yapmaları yerine size gelmelerinin avantajları nelerdir? Niye size gelsinler? Siz farklı ne yapıyorsunuz?

Avustralya’nın göçmenlik mevzuatı vergi mevzuatından sonra en karmaşık mevzuat. Göçmenlik Bakanlığı’nın web sayfasında bulunan bilgilerin bir kısmı eksik ya da yanıltıcı olabiliyor. Bakanlık çalışanlarının vize başvurularını değerlendirirken kullandıkları yüzbinlerce sayfadan oluşan ve karmaşık mevzuatın nasıl yorumlanması gerektiğini açıklayan prosedürel danışma rehberi kamuya açık bir kaynak değil. Göçmen danışmanlarının bu kaynağa paralı olarak aboneliği zorunlu. Yıl boyunca defalarca değişen ve güncellenen bu kaynak olmadan başvuru sahipleri tam ve sağlıklı bilgiye ulaşamazlar. Bunun yanı sıra bakanlık çalışanları göçmenlik hukuku konusunda eğitim almadıkları için bu alanda kapsamlı danışmanlık veremezler. Telefon hattında çalışanlar ise bakanlık görevlisi bile değildir. Bu iş çağrı merkezi olan özel bir şirkete ihale ile verilmiş olup, telefonlara onların çalışanları cevap vermekte ve genelde önlerindeki bilgi notlarında yazılı basit cevapları bir makine gibi tekrar ederek telefon edenlere yardımcı olmaktadırlar. Göçmenlik hukuku alanında en temel bir eğitimleri dahi yoktur.

Sen sadece Türklere değil tabii ki birçok değişik ülkeden insanlara yardım ediyorsun. Avustralya bazı ülkelerden gelenlere daha kolay kapılarını açıyor diyebilir misin? Ve öyleyse Türklere bakışları nasıl? Türkler bu kolaylık skalasında neredeler?

Bu vizesine göre değişiyor. Turist ve öğrenci vizelerinde gelişmiş ülkelerden kişilerin başarılı olma şansı çok daha yüksek. Ancak vasıflı göçmenlik ve işveren sponsorluğunda başvurulan vizeler sözkonusu olduğunda çok fazla bir fark olduğunu söyleyemeyiz. İngiltere, İrlanda, ABD, Kanada ve Yeni Zelanda’dan başvuranlar işveren sponsorluğunda vizelere başvururken İngilizce sınavına girmeleri gerekmiyor. Bir de avukatlık, tıp, hemşirelik gibi bazı mesleklerin denkliği konusunda bazı ülkeler diğerlerine göre daha avantajlı olabiliyor. Onun dışında çok fazla bir fark yok başvuranlar arasında. Yukarıda bahsettiğim meslekleri hariç tutarsak vasıflı göçmen olarak Türkiye’den başvuracak olanlar diğer başvuranlarla aynı şansa sahip.

Son yıllarda Avustralya’ya göçmen olarak gelmek isteyenlerin sayısında bence artış var. Tabii ben daha çok Türkiye’den gelmek isteyenler için konuşuyorum. Sence bunun nedeni ne? 

Türkiye dışında bir hayat kurmak isteyen potansiyel göçmenlerin artık Avustralya’yı daha ciddi bir alternatif olarak gördüklerini söyleyebiliriz. Bunun nedenleri içinde Türkiye’den gençlerin yoğun olarak kullandığı Çalışma ve Tatil Vizesi’nin ve genç mühendislik mezunlarına 18 ay çalışma hakkı tanıyan Yeni Mezun Mühendis Vizesi’nin gitgide daha çok tanınması ve bilinmesi sayılabilir. Avustralya’nın dünyadaki en yüksek asgari ücrete sahip olması, iş olanaklarının fazlalığı ve çokkültürlü yapısı burayı Türkiye dışında bir hayatı düşleyen kişiler için cazip hale getiriyor.

Bazen acaba başvurusuna yardım edebilir mi diye bir kişiye göç etme isteğinin nedenini sorduğum da, sebeplerini çok detaylı anlatmıyorlar. Genel olarak daha iyi bir hayat arayışı sözkonusu fakat bazen başvuranlar da bunun ne olduğunu tam olarak tanımlayamayabiliyorlar. Geldikleri ülkeye bağlı olarak daha fazla iş olanakları, ücretlerin daha yüksek olması, iklim koşullarının elverişliliği, ülkenin güvenli olması, gelişmişlik düzeyi, eğitim olanakları gibi nedenler ön plana çıkabiliyor.

Kimler buraya gelebilme konusunda daha avantajlı? 

Vasıflı göçmenlik olarak Türkiye özelinde bakarsak mühendislik, BT ve üst düzey yöneticilik alanlarında çalışan kişilerin avantajlı olacağını söyleyebiliriz. Buna karşın Avustralya’da normalde revaçta olan tıp, hemşirelik ve hukuk mesleklerinin denklik konusundaki zorluklar, zanaatkarların ise özellikle İngilizce eksikliği nedeniyle vasıflı göçmen olarak gelmeleri Türkiye özelinde daha zor görünüyor.

Bazı kişiler başvurularını kendi ülkelerinde yaşamaya devam ederken yapıyor ama burada okul, iş gibi başka nedenlerle zaten bulunanlar da başvuru yapmak ve kalmaya çalışmak istiyor. Bu durumun avantajı veya dezavantajı var mıdır?

Avustralya’da bulunup da buradan başvuru yapmak mutlaka daha avantajlıdır demek doğru olmaz. Avustralya çok pahalı bir ülke. Sırf bir vize alıp burada birkaç yıl geçirmek amacıyla kendilerine bir şey katmayacak sertifika, diploma vs. programlarına kaydolanlar sonrasında bunun kendilerine göçmenlik için de bir avantaj sağlamadığını görerek hayal kırıklığına uğruyorlar. Şunu da eklemek lazım: Zaten belli bir tecrübesi olan, mesleğinde denklik alabilecek yeterliliklere sahip bir kişi Avustralya’da iki yıl okursa ek 5 puan kazanabilir. Bu da göçmenlik şansını artırabilir. Ancak sırf bir 5 ek puanın ardından on binlerce dolar harcamayı çok mantıklı bulmuyorum.

Buraya göçmen gelmek isteyenlere verebileceğin tavsiyeler ya da işlerine yarayabilecek ipuçları neler?

Öncelikle çok ileri düzeyde İngilizce bilmeleri şart. Buna ek olarak kendilerine fazla bir şey katmayacak ve onları göçmenlik alanında daha iyi bir konuma getirmeyecek sıradan sertifika ve diploma programlarına itibar etmesinler. Bunların kalitesinin Türkiye’ye kıyasla oldukça düşük olmasının yanı sıra, profesyonel olarak ne burada, ne de Türkiye’de kariyer gelişimlerine katkısı olacaktır. Bir de göçmenliği ciddi olarak düşünen ve buraya okumaya gelmek isteyen kişilerin Sydney ve Melbourne yerine onlara sponsorluk olanakları sunabilecek Adelaide, Darwin ve Hobart gibi merkezleri düşünmelerini tavsiye ederim. Oturum vizesi alıp da gelen şanslı göçmenlerin ise kendilerine buraya adapte olmak ve istedikleri alanda bir iş bulmak için zaman tanımaları gerek. En az altı ay, belki bir yıl işsiz kalabilecekmiş gibi düşünüp hazırlıklı gelmeleri isabetli olacaktır.

Göçmenlikle ilgili hukuki bir bilgim yok ancak bana da bu konuyla ilgili çok sorular geliyor. Hatta bazıları var ki cevapların yanında iş, ev, hazır çevre ve çocuğuna okulu da yanında istiyor. Yani internetten kolayca ulaşabilecekleri bilgileri de senden bekliyorlar. Biliyorum çaresizlikle bunu yapıyorlar ama bence daha çok kafa karışıklığı yaratılıyor ve bilmeden yanlış, eksik bir şey söylendiğinde de suç sizin oluyor. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Doğrudan göçmenlik hukuku ile ilgili olmayan konularda tavsiyelerde bulunmayı çok doğru bulmuyorum zaten. Hele bu hukuki sorumluluk doğurabilecek alanlarda ise (vergi, muhasebe vs. gibi) tamamen uzak durmak en iyisi. Bu konularda soru geldiğinde mümkün olduğu kadar kişileri ya bilgi bulabilecekleri adreslere ya da diğer profesyonellere yönlendiriyorum. Çünkü bize gelen her danışanın kendine has durumu var. Mesleği farklı, yaşı, İngilizce düzeyi, yaşam standardı, eşinin durumu farklı olabilir veya hayattan, göçmenlikten beklentileri bir diğerininkine uymayabilir. O yüzden “işte bilmem kim bu şekilde vize aldı ama” diyerek aynısını kendisine istemesi yanlış. Kiminin maddi durumu iyidir buraya geldiğinde daha iyi bir semtte yaşar, çocuğunu daha iyi bir okula gönderebilir, kimisi ne iş olsa yapmaya, nerede olursa olsa, yaşamaya açıktır. Bazen verilen öğütler, gösterilen yollar o kişiye uymaz. Bu yüzden herkese tavsiyem özellikle tanımadığınız kişilere yol gösterirken dikkatli olmanız, cümlelerinizi dikkatli kurmanız ve mümkünse bence hiç bulaşmayıp gerekli yerlere ve web sitelerine yönlendirmenizdir. Hatta hiç çekinmeden doğrudan “burası size göre değil, yanlış yoldasınız” da diyebilmelisiniz. Bu onlara kötülük değil, iyiliktir; çünkü diğer şekilde parasını ve zamanını boşa harcamak zorunda kalabilir. Sonuçta Avustralya çok da gözünüzde büyüttüğünüz gibi bir yer değil. Her ülke gibi birçok sorunu, artısı, eksisi ve yanlışı var. Oturmuş bir düzeni, mesleği, geliri ve çevresi olan insanların göçmenlik gibi hayatlarını kökünden değiştirecek bir konuda karar verirken çok boyutlu düşünüp, kendi öncelik ve ihtiyaçlarına göre hareket etmeleri daha doğru olacaktır. Kaldı ki dünya çok çabuk değişiyor ve bugün göreceli olarak çekici görünen bir ülkenin yarın da öyle kalacağını kimse garanti edemez; öyle olsa bile ülkelerin durumu değişebilir, bugün iyi dediğimiz ülke bir bakmışsınız kötüleşmiş, kötü dediğiniz cazip hale gelmeye başlamış. Kötü, iyi dediginiz de kime ve neye göre diye sorgulanabilir bir düşünce.

Bir örnek vermek gerekirse: Çok değil, 15 yıl kadar önce Kolombiya’daki iç savaştan dolayı insanlar Venezuela ve diğer bölge ülkelerine gitmeyi arzuluyorlardı. Şimdi ise Venezuelalılar ne pahasına olursa olsun Kolombiya’ya gelmek için can atıyorlar. Şimdi bakın tersi oldu ve bugünkü Venezuela’nın durumu herkesçe malum. On sene sonrasının dünyasını bilemeyiz. Yine Tayland’da yaşayan bir danışanım vardı. Ekonomik durumu çok iyi üst düzey bir yönetici olduğu için kendisine buradaki ortak şirket, Avustralya oturma ve çalışma izni teklif etmişti. Önce gelip görmek istedi ve kararını olumsuz yönde verdi. Her ne kadar dünya refah sıralamasına baktığınızda Avustralya Tayland’dan çok daha iyi durumda gözüküyor olsa da onun yaşam standardlarına ve önceliklerine yeterli gelmedi burası.

Çok ilginç olaylar, başvurular yaşamışsındır. Başından geçen bu türden birkaç anını bizimle paylaşır mısın lütfen.

Mesleğimizin bir parçası olarak zor ya da imkansız görünen başvuruları başarıyla sonuçlandırma konusunda sayısız anım var. Bunların içinde 50. yaş gününden sadece bir gün önce eyalet sponsorluğu bulduğumuz bir avukat ve Yeni Zelanda’ya vasıflı göçmen olarak giren en son bisiklet tamircisinin benim danışanım olması. Bu ikisi dışında İngilizce sınavına 12 defa girip vizesinin bitmesine birkaç gün kala başvurusunu yaptığımız elektronikçi ilk aklıma gelenler. Ayrıca, Avustralya Göçmenlik Enstitüsü’nün Victoria/Tasmania Şubesi başkanlığına adaylık ve seçilme sürecim de çok ilginç olmuştu. Bu göreve seçilen ilk Türk, ilk Yeni Zelandalı ve en genç başkanlardan biriyim. Karşısında aday olduğum bir önceki başkan Çin kökenliydi. Bizim şube üyelerinin de yaklaşık %40’ı Çin kökenli olduğundan tekrar seçileceğine kesin gözüyle bakılıyordu. Fakat ben, daha önce İngiliz İşçi Partisi’nin gençlik kollarında da çalışmış olan yakın bir arkadaşımla planladığımız kampanyamla sadece Çin kökenli değil, 40’dan fazla kökenden meslektaşlarımın yoğun desteğiyle %65 gibi büyük bir oy oranıyla seçildim. Bu da belli bir kökene yaslanarak, onların oylarını garanti gibi görerek seçim kazanılabileceği yaklaşımını çürüttüğü gibi, Avustralya çokkültürlü yapısının bizim enstitümüzde oldukça güçlü bir şekilde vücut bulduğunu göstermiş oldu.

Göçmenlik prosüdürünün zorluğu ve uzunluğu kadar sonrası da oldukça zorlu bir süreç. Bu süreci daha kolay atlatabilmeleri için yeni gelenlere tavsiyelerin var mı?

Başvuru süreci uzun, karmaşık ve stresli olacaktır. İyi bir göçmen danışmanı ile çalışmanın yanı sıra bu potansiyel zorluklara hazır olmak ve belge toplama sürecinde yeterli zaman ayırabilmek önemli. Kendi durumunu ve başvurusunu başkaları ile kıyaslamak yanıltıcı olabilir. Şartlar ve gereklilikler aydan aya bile değişebilmektedir. Kararlı ve gerçekçi olmak ve süreç esnasında karşılaşılabilecek zorluklar karşısında kolayca yılmamak çok önemlidir.

Eminim buradan olsun veya Türkiye’den olsun birçok kişi seninle irtibata geçmek isteyecektir. Sana nasıl ulaşabilirler?

Ben şuanda True Blue Migration isimli bir göçmen danışmanlık şirketinde çalışıyorum ve ofisimiz Melbourne Moonee Ponds semtinde. Öğrenci vizesi dışındaki vizelere başvurmak isteyen kişiler bana iş e-posta adresim olan anka@truebluemigration.com adresinden ulaşabilirler.

Röportaj: Müjgan Kim

mujokim@yahoo.com.au

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here