“Rüyalarımı fotoğraflamak isterdim.”

0
297

Değerli takipçilerimiz,
Yazarımız Müjgan Kim ile 19’uncu röportajda yine sizlerleyiz. Bildiğiniz gibi aramızda yaşayan birbirinden seçkin sanatçılarımızı, iş adamlarımızı, akademisyenlerimizi, sivil toplum gönüllülerimizi yani kısacası hikayesiyle yaşadığımız topluma faydalı olacağına inandığımız kimler varsa daha yakından tanıyabilmeniz için Avustralya Postası platformunda sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz. Sevgili yazarımızın bu ayki röportaj konuğu ise çok yetenekli, bol ödüllü, varlığından gurur duyduğumuz bir fotoğraf sanatçısı, Cihan Bektaş. Zevkle okumanız temennisiyle!..


Cihancım kendini tanıtır mısın öncelikle?

İstanbul doğumluyum. Çok basit ama aynı zamanda mutlu ve güzel anıları olan, hala kendini hatırlatan bir çocukluk hayatım oldu. Yaklaşık 15 senedir bu endüstrinin içerisinde bir şekilde bulundum. Farklı kategorilerde ama hep içinde fotoğraf olan. Fotoğraf tutkum 20’li yaşlarımın başında başladı. Müzik ve fotoğraf açıkçası hayatımı tanımlayan iki element diyebiliriz. 10 senelik güzel serüveni olan bir grubun vokalisti idim İstanbul’da. Aynı zamanda üç adet kitap yazdım ancak bir tanesini 2006 senesinde Galal Yayınevleri aracılığıyla yayımlatabildim.

Fotoğraf hayatına nasıl girdi? Neden fotoğraf?

İlk kameram bir Polaroid makine idi babamın hediyesi olarak. Sanırım s680 modeliydi ve neredeyse benim fiziksel ölçümün 4’te biri kadardı. Fotoğraf hayatıma gözlemci bir kişiliğe sahip olmamdan dolayı da girmiş olabilir ve bence fotoğraf gözlemdir. Dünyayı günden güne keşfedebileceğin tek yöntemdir. Aynı zamanda fotoğrafın bir hikaye anlatmak, bir anı paylaşmak, bilgi yaymak için güçlü bir araç olduğuna inanıyorum. Fotoğrafçılık, yaratıcı bir süreçtir ve fikrinizi görüntülerle ifade etmenin ve duyguları izleyiciye aktarmanın bir yoludur. Ve sanırım bunu da yapmayı çok seviyorum.

Özellikle çekmekten zevk aldığın fotoğraflar hangileri? Doğa, moda, insan…

Portre diyebilirim. Portre, yüzün ve ifadesinin baskın olduğu bir kişinin sanatsal temsilidir. Benim portre çekmekten aldığım zevk kesinlikle kişinin benzerliğini, kişiliğini ve hatta ruh halini gösterebilme arzumdur. Ben küçükken savaş fotoğrafçısı ya da gazeteci olmak istemiştim.

Çok başarılı bir fotoğrafçı olarak fotoğraf çekerken nelere dikkat ediyorsun? Olmazsa olmazın ne?

Çok teşekkür ederim değerlendirmeniz için. Fotoğraf çekerken olmazsa olmazım sanırım hatıralardır ki, bu daha sonra ortaya çıkar ve asla hayatınızdan kaybolmaz. Mükemmelliyetçi asla olmadığım gibi öyle olunmasını da tavsiye etmem. Bakmayın görün, temel unsurlarımdan birisidir. Çünkü teknik meseleleri okulda ya da pratik yaparak çözebilirsiniz ancak fotoğraf makinelerinin görme modu olmadığı için bu konuda bize kendimizden başka kimse yardımcı olamaz.

Instagram gibi, Facebook gibi sosyal medya kanallarında bir fotoğrafçı enflasyonu var. Sence seni diğer fotoğrafçılardan ayıran özelliğin nedir? 

Instagram ya da Facebook’ta yeterli derece takipçim olmasından mutluluk duyuyorum. Sayfalarımda sadece sanatsal çalışmalarımı paylaştığım için biliyorum ki izleyici beni yaratmış olduğum karelerden görebilir ve anlayabilir. Mekan, tatil ya da yemek üzerine fotoğraflar paylaşmayı sevmediğimden dolayı beni izleyen kişilerin ne istediklerini ve ne aldıklarını tahmin edebiliyorum.

Bildiğim kadarıyla şiir yazmak gibi sanatın başka alanlarıyla da ilgilisin. Bu yeteneğin ve duygusallığın fotoğraflarını etkiliyor mu?

Evet. Türkiye’de 2006 senesinde bir kitap yayımlamıştım ve bu sene Nisan ayında B-side Gallery’de açılışını yapacağım ödüllü projemin kitap versiyonu ile de yeniden o dönemece giriyorum ve bu beni çok heyecanlandırıyor. Burada buna “Photopoetry” deniyor ve kesinlikle benim yaptığım teknik de bu. Patti Smith, Hakan Günday, Micheal Stripe, Brassai ve Diane Arbus gibi bu teknikte kendilerinden etkilendiğim sanatçılar tabiki mevcut.

Teknolojinin gelişimi fotoğrafçılığı nasıl etkiledi? İyi yönde mi kötü yönde mi? 

Her iki taraf da bence aynı anlamda değerli. Dijital teknoloji, fotoğrafçılığın toplumdaki rolünü birçok yönden değiştirmiştir. Teknoloji o kadar gelişti ki, fotoğraflar her yerde ve her zaman çekilebiliyor. Şu an dijital fotoğrafçılık gazetecilik alanını da tamamen değiştirdi. Dijital fotoğrafçılık ve düzenleme yazılımındaki teknolojinin ilerlemesi, fotoğrafçının, mükemmel resim yakalanmadığı takdirde düzenleme yoluyla anları yeniden oluşturma yeteneği ile birlikte olayları anında yayınlamalarını sağladı. Dijital fotoğrafçılığa başlamadan önce mükemmel görüntüyü beklemek için çok zaman harcıyorduk, şimdi olduğu gibi. Hikaye ortaya çıktığı anda yayınlanan fotoğraf ve makalelerle her şeye daha yakın olabiliyoruz. Bununla birlikte, iyi fotoğrafçılık geçmişteki gibi yine aynı eski zor iştir. Sabır, bağlılık, yaratıcılık gerektirir. Bence dijital fotoğrafçılık, teknolojinin getirmiş olduğu bir serüven ve işlenmemiş bir maden gibi. Manuel fotoğrafçılık ise başından sonuna kadar dikkat ve sabır gerektiren, işlediğiniz bir maden. Ya da şöyle anlatabilirim: Dondurulmuş pizza ile el yapımı pizza gibi 🙂 Ben açıkçası ikisini de severim 🙂 Konunun özünü toplayacak olursak, her iki dünyadan da en iyisini kendimize göre seçebiliriz. Manuel teknikle daha rahat olmanız ve kendinizi daha rahat hissetmeniz gerekiyorsa, Leica, Holga ve Zeiss ikon kameraları hala üretimde ve yenileriyle sunuluyor ve Rus LOMO’nun bir çocuğu olan Lomography’yi de unutmayın. Modern anlık görüntüleme teknolojisinin avantajlarından faydalanırken de fotoğrafçılığa geçmişte olduğu gibi hakim olun. Bugünün menü ayarlarının % 90’ını yok saymanız yeterli. İnanın çoğu hiç kullanmayacağınız detaylardan öteye gitmiyor. Tek ihtiyacınız olan diyafram, enstantane hızı, ISO ve iyi bir lens.

Photoshoplar hayatımıza girdiğinden beri fotoğrafları görünce hep aklımıza soru işaretleri geliyor. Eskiden insanlar fotoğraflara kayıtsız şartsız inanırlardı ama şimdi öyle değil, haksız mıyım?

Bence çok doğru söylüyorsun. Ben de çalışmalarımda emek harcamayı, photoshop yerine filtre kullanmayı tercih ediyorum, ama bu filtreler Instagram ya da Facebook’taki filtrelerden değil, tamamen lenslerimize taktığımız polarize, ND ya da UV olanlarından.

 

Özellikle fotoğraflamak istediğin biri, bir yer, bir şey var mı hayalinde?

Evet ama ne zaman buna erişeceğimi bilemiyorum. Rüyalarımı fotoğraflamak isterdim, belki bu hayalim gerçekleşmeyecek ama hayalimde ne kadar yer kapsar ve beni zorlarsa sanıyorum o kadar mücadele ettirecek ve ben buna hazırım.

Avustralya maceran nasıl başladı? Neden Avustralya?

Avustralya maceram sevgili eşimin burada okul okuma düşüncesiyle başladı. Evet Türkiye’ye en uzak destinasyon ve uçuş süresi tam bir gün alıyor ama yine de sanatın ve olanakların daha güçlü ve mümkün olduğunun inancıyla Melbourne dedik. Hiçbir şekilde bu kararımızdan pişman olmadık ama zaman neleri gösterir yine de bilemeyiz.

Burada insanların fotoğrafa, sanata bakış açısı nasıl sence? Senin için avantaj oldu mu Melbourne gibi fotojenik bir şehirde yaşamak?

Avustralya bizim için Melbourne’dan oluşuyor zaten. Sanırım bu şehir olmasaydı diğerlerine pek bir yönelme olmazdı gibi. Melbourne sanata bakış açısı ve imkanları ile gerçekten muhteşem bir lokasyon. Tabiki bir Barcelona, İstanbul ya da Roma gibi tarihinde ressamlar, fotoğrafçılar ya da görsel tarihi yapıtları olmasa da günümüz dünyasında biraz da olsa size sanatçısın dedirtebilen nadir şehirlerden.

Türkiye’den en çok özlediğin şey nedir?

Çocukluğum. Özgürce ve korkusuzca istediğim zaman, istediğim yerde ve istediğim kişi ile yaşamış olduğum çocukluğum. Keşfettiğim mahalle köşeleri, sokak hayvanları, dev gibi yapıtları, uçsuz bucaksız ve anlamsız olan kuyrukları.

Biraz bize ödüllerinden, başarılarından bahseder misin? 

2019 Eylül ayında düzenlenmiş olan ve çok prestijli bir ödül olan (Canon Sponsorlu ) SEPA 2019’u kazanmış bulundum yaklaşık 3400 delege arasından. Bu senede bir yapılan ve Avustralya’da çok prestij getiren bir ödül, özellikle Canon ve Sun Studios destekli olmasından dolayı.

https://sunstudiosaustralia.com/sunroom/sepa-2019-finalists-exhibition/

https://sunstudiosaustralia.com/sunroom/making-the-spectator-dream-the-photography-of-cihan-bektas/

Yukarıdaki linklerde gelişme sürecini yayınlıyorum.

Bu ödülü almak için Sydney stüdyolarına davet edildim ve orada çok güzel bir gece gerçekleştirildi. Bugüne kadar 11 kere düzenlenen bu yarışmada ödül ilk kez bir göçmen fotoğrafçıya verildi ve aynı zamanda 11 genel oylamanın tamamını alan ilk ve tek fotoğrafçı oldum. Bunun akabinde, Artloversaustralia https://artloversaustralia.com.au/vendor/cihan-bektas/ benden portfolio göndermemi istedi ve beni kendi bünyelerine kabul etti. Şu an tek Türk artistleri benim ve ArtLoversAustralia da temsil ediliyorum. Bu başarıdan dolayı The Guardian benimle bir röportaj gerçekleştirdi ve bunun ardından birçok dergi ve online yayında röportajıma yer verildi.

https://www.theguardian.com/artanddesign/gallery/2019/sep/26/next-generation-australias-emerging-photographer-awards-in-pictures

The Xoxo MAg ve İZ Dergisi de Türkiye’de bu haberleri yayınladılar ben de Türk olduğum için bundan gurur duydum.

https://xoxodigital.com/post/15776/avustralya-sunstudio-fotografcilik-odulleri-finalistleri

İZ Dergisi 65. sayısında (şu an yayınlanmış durumda) benim için 8 sayfa ayırarak hayallerin ötesinde bir fırsat vermiş oldu bana, çünkü İZ Dergisi demek dünya ve Türk fotoğraf tarihine kalıcı bir iz bırakmış olmak demek ve ben de oraya girerek bu başarımı ölümsüzleştirmiş bulundum. İZ Dergisi SEPA ödüllü HER isimli eserimi takip etmektedir. HER tamamıyla bakir bir proje olup, hiçbir şekilde dijital manüpülasyon katılmadan yaratılmış ve dijital fotoğraf karşısında elde edilmiş büyük bir projedir. (Serinin hikayesi ve imajlarına buradan ulaşabilirsiniz.) Bu gelen büyük başarı ile HER II serisini de hayata geçirdim ve bunun yanında kendi imkanlarım ile https://www.cihanbektas.net/book HER projesinin kitabını bastırdım ve henüz dağıtımı yapılmadan çoğu yabancı kökenli sanat merkezleri ve sanatçılardan 117 tane ön sipariş almış bulunmaktayım. Linkine tıklayarak da görüleceği gibi kitap tamamen bir tasarım harikası oldu. HER I ve HER II iki hikaye şeklinde ve içerisinde benim kendi yazılarımla beraber ölümsüzleşti. Centre Contemporary Photography ve Readings kitapevleri şimdiden kitabıma 10’ar adet kendi mağazalarına koymak üzere onay verdiler. Kitap tanıtımı henüz yapılmadı ve bunun için aslında sponsor aramaktayım. 6 Nisan günü HER book ve HER I, II sergisi B-Side Gallery Fitzroy’da açılacak ve Melbourne izleyicisi ile buluşacak.

https://bsidegallery.com

Bu sergi iki hafta açık kalacak. Daha sonra daha başka bir gurur kaynağı olan HEAD-ON 2020’de Sydney’de tek Türk fotoğrafçı olarak, 6-27 Mayıs tarihleri arasında yani yaklaşık bir ay boyunca, 13 imaj ve kitabım ile beraber sanatseverler ile buluşacağım. Sergi bütün Sydney’i kapsadığı için her sene yaklaşık 300.000 katılımcı ile gerçekleşiyor.

https://www.headon.com.au 

HEAD-On Festivalindeki sergim de kişisel sergi olacak ve ARTSHINE galeri ev sahipliği yapacak. ArtloverAustralia tarafından 2020 Art prize listesinde de 12360 eser arasında ilk 100’e kaldım ve 22’nci seçildim.

https://artloversaustralia.com.au/art-lovers-prize-2020/

London Photo Fair 2020 Haziran ayı sergisi için davetiye aldım, bir iki hafta içinde detayları belli olacak.

https://www.londonartfair.co.uk

Açıklanan başka bir büyük etkinlik ise, Avrupa’da en iyi üç galeriden biri ve çok büyük bir prestije sahip olan Joseph Gallery’de bu sene gerçekleşecek Paris Photo Festivali’ne seçilen 42 imajdan birisi bana ait ve belki de bu imajı tanıtım imajlarında kullanacaklar.

Bu sergi üç gün sanatseverlerle buluşacak ve çok yüksek mecralarda değerlendirelecek.

https://www.imagenation.it

https://www.imagenation.it/ethereal

Yine prestijli bir ödül olan ve senede bir yapılan Chromatics Awards tarafından Honorable Mentioned kategorisine seçildim ve 2019 Book Ward kitabına giriş hakkı sağladım. Bu eser de yaklaşık 10000 sanatsevere ulaşacak.

5-27 Mart’ta Melbourne’da kişisel bir fotoğraf sergin başlayacak bundan bahseder misin? Seni ve fotoğraflarını nerede bulabiliriz? 

Bu proje 3 yıldır devam eden Napoli’de ufak bir sergi ile başlayan bir proje. Melbourne’de ilk solo Aerial Photography Exhibition ve Sunstudio ev sahipliğini yapacak. Projede yaklaşık 35 dev boyutta imaj sergilenecek ve toplanan bütün geliri WWF’ye (World Wide Fund For Nature Australia) bağışlayacağım çünkü bu yangınlar doğaya çok büyük hasar verdi ve ben bundan doğaya karşı çok mahcubum. Bu sergiye SBS, Guardian, Lindsay Magazin, Bega Cheese, Lumas AU, Frames Now, Atomic Beer ile Young Henrys kendi çalışanlarını gönderecekler.

https://sunstudiosaustralia.com/events/uncommon-nature-cihan-bektas/

Yalnız bu sergide görülecek her bir fotoğraf için büyük emek harcandığının bilinmesini isterim. İzin işlemleri için saatlerce beklemeler ve daha sonra da fotoğrafın temeli olan ışık, zaman ve hava şartları gibi birçok etkeni bir araya getirebilmek gerekiyordu. İspanya’nın çok küçük bir kasabasındaki mahalle kenarından havalanan bir drone imajı, Kapadokya’da hava şartları nedeni ile iptal edilen ve dört gün sonra anca gerçekleşen balon uçuşundan bir kare ve Great Ocean Road’un kıyısında okyanus dalgalarının kulakları tıkayacak derecede gürültülü dalgalandığı anda helikopter ile defalarca kez tur atılarak çekilmiş imajlar var. Her biri tamamıyla sanatseverler için, sanat için büyük bir tutku ile yapıldı. İlham kaynağım doğa idi ve biraz da bu yüzden sergi gelirini WWF’e bağışlamak istiyorum.

Fotoğrafçı olayım; sergiler, galeriler açayım diyenlere tavsiyelerin neler olur? 

Fotoğrafçılık olmasa da benim genel tavsiyem herkese ne yaparlarsa yapsınlar tutku ile yapmaları ve asla bir cevap beklemeden üretebildikleri kadar üretmeleridir. Denemekten korkmasınlar ve iç seslerini dinlesinler, kendilerini doğru yola götürecek en güzel bilgi kendilerinde saklı, onu arayıp bulsunlar. Zaten her şeyin bir zamanı ve günü gelecektir.

Bence çok güzel noktalara değindik bu röportajınızda, çok teşekkür ederim.

 

Cihan Bektas | Photographer and Creative Artist

  1. www.cihanbektas.net
  2. cihanbektas.au@gmail.com
  3. @chnbkts

Yazar Müjgan Kim

mujokim@yahoo.com.au

Müjgan Kim ile röportajlar serisi: 

1– Sanatçı İskender Ozan Toprak

2– Politikacı Naim Kurt

3- Akademisyen Onur Puza

4- İş adamı Aykut Örnek

5- Gazeteci Mutlu Tönbekici

6- Sosyal medya fenomeni Senem Döner

7- Ebru Sanatçısı Eda Tevrizci

8- Sivil toplum gönüllüsü Vuslat İves

9- Bilim insanı Hilkat Özgün

10- Psikolog Başak Kerimoğlu

11- Göçmen Danışmanı Anka Şahin

12- Müzisyen Arzu Yuvarlak Danaher

13- Radyocu Bülent İbrişim

14- Hayalperest Oktay Tilkili

15- Doktor Ömer Batın Gözübüyük

16- Akademisyen Selver Şahin

17- Tenisçi Pemra Özgen 

18- Robotik Mühendisi Akansel Çoşgun

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here