“Robotlardan insanların yapmaktan hoşlanmadığı işleri yapmasını istiyoruz.”

0
74

Değerli takipçilerimiz,
Yazarımız Müjgan Kim ile 18’inci röportajımızda yine beraberiz. Aramızda yaşayan birbirinden seçkin sanatçıları, iş adamlarını, akademisyenleri, STK temsilcilerini, kısacası hikayesiyle bu topluma faydalı olacağına inandığımız kimler varsa daha yakından tanımanız için Avustralya Postası platformunda sizlerle buluşturmaya gayret ediyoruz. Yazarımızın bu ayki röportaj konuğu ise, geleceğin mesleği robotik mühendisi olan ve şu anda Monash Üniversitesi Avustralya Robot Araştırmaları Merkezi’nde dört üniversite ile ortaklaşa yapılan bir projenin başına getirilen, yakın bir zamanda ‘The Australian’ gazetesinde de röportajı yayımlanan Akansel Çoşgun. Faydalanacağınızı düşündüğümüz bu çalışmayı keyif alarak okuyacağınızı tahmin ediyoruz. 


Akansel, kendini tanıtır mısın bize?

Ben Ankara’da doğup büyüdüm. 33 yaşındayım. Lisans eğitimimi Bilkent Üniversitesi’nde aldıktan sonra master ve doktoramı robotik üzerine Amerika’da Georgia Institute of Technology Üniversitesi’nde yaptım. Silikon Vadisi’nde otonom araba ve girişimci teknoloji firmalarının yanı sıra Honda, Toyota ve Microsoft gibi büyük şirketlerde de çalışma fırsatım oldu. 2017’de Melbourne şehrine taşındım. Halen Monash Üniversitesi’nde robotik ve yapay zeka üzerine araştırmacı olarak görev yapmaktayım. Türkiye’de yaşayan anne ve babamı yılda en az bir defa ziyaret etmeye çalışıyorum.

Amerika’da yaşarken Avustralya fikri nereden çıktı?

Aslında biraz şans eseri oldu. Eşimle Amerika’da doktora yaparken tanıştık ve aynı zamanda mezun olduk. Ben Amerika’da kalıp yıllardır hayalim olan Silikon Vadisi’ne taşındım, eşim ise Melbourne Üniversitesi’nin yardımcı doçentlik teklifini kabul etti. Yaklaşık bir sene boyunca Avustralya-Amerika arası olabildiğince gidip gelmeye çalıştık. Sonunda hangi ülkede yaşayacağımıza dair bir karar vermemiz gerekiyordu ve macera olsun diye ben de Avustralya’ya gelmeye karar verdim.

Üzerinde çalıştığın proje hakkında bilgi verebilir misin bize?

Şu an Avustralya’da dört üniversitenin ortak yürüttüğü bir projenin ekip lideri olarak görev alıyorum. Monash da bu üniversitelerden bir tanesi. Projenin uzun vadeli amacı robotların evlerde, ofislerde, gündelik işlerde insanlara yardımcı olması. Örneğin evde yemek yapan, etrafı temizleyen, çöpleri dışarı çıkaran veya dolaptan soğuk içecek getirecek bir robot düşünün. Bu işler insanlar için çok kolay, fakat robotlar için çok zor. Bunun sebebi ise robotların kontrollü ortamlarda daha iyi olması. Mesela fabrikalarda robotların yapacağı işlemler harfi harfine belirlidir ama ev temizleme örneğinde evde her türlü çöp bulunabilir. Şu anda hala teknoloji geliştirme aşamasındayız ve ancak limitli demonstrasyonlar yapabiliyoruz, fakat robotik ve yapay zeka hızla ilerleyen bir alan.

Sen çok başarılı bir bilim insanısın ve özellikle robotlarla ilgileniyorsun. Bu merak hep var mıydı yoksa okulunu okuduğun için mi zamanla oluştu? Kısacası neden robotlar?

Robotlara olan ilgim Bilkent’te elektrik-elektronik okurken başladı. İkinci sınıftayken Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği bir robotik yarışmasına katıldım. Amaç, siyah arka plan üzerine çekilmiş beyaz bir çizgiyi en hızlı takip eden robotu dizayn etmekti. Robotum dereceye giremedi ama yazılımını yazdığım mekanik bir aletin kendi kendine kararlar vermesi beni çok heyecanlandırdı. Algoritmasını yazdığım otonom arabada misafir koltuğunda otururken veya bir robot bana soğuk bir kola getirirken hala o ilk günkü heyecanı hissediyorum. Birçok yüksek teknoloji araştırma alanı soyut kavramlarla uğraşıyor. Robotikte ise gözle görülür sonuçlar alıyorsunuz. Bu yüzden alanımı çok seviyorum.

Image result for robotics

Endüstriyel devrimle beraber makinalar hem iş hayatımıza hem evlerimize girerek hayatımızı oldukça kolaylaştırdı zaten, sonrasında yaşadığımız teknolojik gelişmeler de öyle, sizler robotlarla daha ne kadar ileriye gitmeyi düşünüyorsunuz? 

İnternet ve akıllı telefonlar artık hayatımızın değişmez bir parçası. Şu anda kullandığımız birçok platform bizim yaptığımız işleri kolaylaştırmaya yarıyor. Robotların getireceği yenilik daha önceki yeniliklerden çok farklı olacak çünkü robotlar otonom şekilde hareket etme yeteneğine sahip olan makinalardır. Akıllı telefonlar veya yapay zeka olarak adlandırabileceğimiz birçok yazılım yalnızca ekranda bazı bilgiler gösterebilirken, robotlar fiziksel işler yapabildiklerinden yani objelerle, çevreyle ve insanlarla olan etkileşime geçebildiklerinden dolayı insanlar kadar becerikli robotların ortaya çıkması bir devrim niteliğinde olacaktır.

Endüstriyel devrim bizler için iyi oldu belki ama çevre için iyi olmadı, şimdi iklim değişikliği problemleriyle uğraşıyoruz. Robotların bize ve çevreye etkileri nasıl olacak?

Robotlar genelde elektrikle çalıştığı için çevreyi kirletmeyeceklerdir, elektrikle çalışan arabaların çevreyi kirletmediği gibi. Onun dışında, robotlar günümüzde insanların erişiminin zor olduğu birçok durumda kullanılmakta. Örnek verecek olursam, mayınları ayıklamak, felaket sonrası arama-kurtarma veya nükleer atıkları temizlemek insanlar için tehlikeli durumlar olduğundan robotlar kullanılmakta. Dolayısıyla robotların çevreye pozitif etkisi olabileceğini düşünüyorum.

Şimdi herkesin sana sormak istediği bir soruyu sorucam, “robotlar bir gün dünyayı ele geçirebilir mi?”

Aslında bu sorudan önce sormamız gereken asıl soru şu olmalı: “Robotlar bir gün insanlardan daha zeki olabilir mi?”. Robotlar çok sınırlı bir konuda iyi çalışırken, insanları yapay zekadan üstün kılan şey, sağduyu ve genellenebilen zekalarının olmasıdır. Hollywood filmlerinin aksine, bizim hayatlarımız boyunca yapay zeka genel insan zekasına yaklaşamayacak, o yüzden kimsenin korkusu olmasın.

Çok uzun vadede yapay zekanın insan zekasını geçebileceğine inanıyorum. Ama biz o noktaya gelene kadar, bu alanda yapılan araştırmaların etiğe uygunluğunu kontrol edecek uluslararası kurullar ortaya çıkacaktır. O yüzden robotların herhangi bir noktada dünyayı ele geçirme gibi bir amaca sahip olacağını düşünmüyorum.

Dünya nüfusu zaten fazla, ülkelerdeki işsizlik oranları da öyle, robotların iş hayatına girmesi işsizliği tetiklemeyecek mi?

Her büyük teknoloji bazı insanları işsiz bırakırken yeni iş alanları açmıştır. Örneğin ATM makineleri veznelerin yerini aldı. Veya, trafik ışıkları otomatik olmadan önce insanlar ışıkları değiştirmekle görevliydi. Robotların iş hayatına olan etkisinin, önceki tüm teknolojilerden daha büyük olma potansiyeli var. Robotlar insanların yapmak istemediği, tekrarlanan ve sıkıcı işleri yapacaklar ve insanoğlunun sanatla ilgilenecek, sosyalleşecek veya daha üretken olabileceği işleri yapmak için daha çok vakti olacak. Robotlardan dolayı üretkenliğinde dikkate değer biçimde artış olan ülkeler ise bu zenginliği vatandaşlarıyla paylaştığı takdirde işsizliğin kötü bir şey olma düşüncesi tarihe gömülecektir. Hatta, insanların yapmaktan hoşlanmadığı işleri robotların yapması herkesin takdir ettiği bir gelişme olacaktır.

20-30 yıl önce bu kadar çok bilgisayarla ilgili işler, yazılımla ilgili işler, böyle robotik mühendisleri yoktu mesela. Robotlar çoğalıp hayatımıza girdiklerinde de onlarla ilgili yeni işler çıkacaktır, bu bir döngü, nasıl ki terzi dükkanları, televizyon radyo tamirci dükkanları, video kiralama dükkanları kapanıp yerine başka işler geldiyse robotların yüzünden kaybedilecek işlerin yerini de başka işler alacaktır. Zaten yakın gelecekte öyle işleri kaybetme sorunu olamaz çünkü henüz çok erken, robotların kullanımı fazla yaygın değil ve çok da pahalılar.

Neden bizim işimizi robotlar yapsın ki? Daha da tembelleşelim ve üretmekten uzaklaşalım diye mi?

Robotların insanların yapmaktan hoşlanmadığı işleri yapmasını istiyoruz. Mesela, işi tuvalet temizlemek olan bir insan maaşı aynı, fakat daha hoşa giden bir iş yapmayı tercih edecektir. Ayrıca robotlar yaşı ileri veya engelli kimselere, yalnız yaşayanlara yardımcı olarak onların başkalarına olan bağımlılığını azaltabilir.

‘Artificial Intelligence’ insanları korkutan bir şey, biz intelligence diyoruz ama robotlar gerçekten akıllı mı bu kadar?

Ben robotların yapımı yani mekanik kısmıyla değil zeka kısmıyla ilgileniyorum. Dolayısıyla da bu soruya kolayca ‘hayır’ diyebilirim. Robotlar kontrollü ortamlarda, önceden belirlenmiş ve tekrar eden tek bir iş yapmakta iyiler. Bu yüzden günümüzde robotları sadece büyük depolarda veya imalat fabrikalarında görüyoruz. Evlerimiz, işyerlerimiz ne kadar düzenli olursa olsunlar robotlar için zorlu ortamlar çünkü insanlarla interaksiyona geçmek durumundalar ve ortamda her çeşit objeler olabilir. Anlayacağınız, robotlar Hollywood filmlerinde lanse edildiği gibi akıllı değiller, en azından şimdilik. Robotlar daha çok verilen yani yüklenen komutu aynı şekilde sürekli tekrarlayarak iş yapıyorlar, doğal olarak düşünme yetenekleri yok. İnsanlar gibi bir problemle karşılaştıklarında onu çözebilmeyi, o problemin etrafında çalışabilmeyi beceremiyorlar. Mesela insanların ‘şunu al buraya götür’ komutu ile çalışıyorlar, yani kendi kendilerine bir şey yapmıyorlar, bir robotun arkasında yine bir insan zekası olması gerekiyor o yüzden korkulacak hiçbir şey yok.

Öyle ama yakın bir zamanda bir makale yayımlandı. İki robot Facebook’ta kendi aralarında hiç bilinmeyen bir dille birbiriyle iletişime geçtiler, bu korkutucu bir şey bence. Sonra mesela insanlarla oynadıkları satranç oyununda insanları yendiler, bunlar onların akıllı olduğunu göstermiyor mu?

Ta yıllar önce 1997’de Deep Blue isimli robot en ünlü satranç şampiyonunu yenmişti bu yeni bir şey değil yani.. Ama unutmayalım ki; o satranç oyununun algoritmalarını insanlar robota yükleyip öğretiyor, robot da o verilere göre oynayıp yeniyor. Satranç biter bitmez hadi şimdi dama oynayalım deseniz yenmeyi bırakın oynayamaz bile. Bilgileri insanlardan geliyor. Robotlarla uğraşırken, robotlara bilgi yüklemeye çalışırken aslında insanların ne kadar sofistike, ne kadar olağanüstü olduğunu görüyor ve anlıyorsunuz hem de şaşırarak görüyorsunuz bunu. Her anlamda çok daha hızlıyız, çok daha hızlı düşünüyoruz, onların yaratıcılıkları yok. (Gerçi kısa bir zaman önce robotun yaptığı bir resim satıldı ama o da yine insanların ona yüklediği datalar sonucunda ortaya çıkan bir şeydi). O yüzden en azından yakın zamanda -şöyle önümüzdeki 20 yılda mesela- henüz çok fazla hayatımıza giremeyecekler. Aslında keşke girseler bizim yapmak istemediğimiz külfetli işleri yani yemektir, temizliktir onlar yapsa da bize de daha çok okuyup, araştırmak, üretmek, kaliteli zaman geçirmek kalsa…

Gelecekle ilgili projeler nedir? Uçan arabaları hala bekliyoruz.

Büyük etkisi olan bir teknoloji, otonom arabalar yani robot taksiler. Bu konuda Google ve Tesla başta olmak üzere, özellikle Silikon Vadisi’nde pekçok şirket çalışma yapıyor. Otonom araç teknolojisi yaygın hale gelirse birçok insanın hayatı değişecek. Şoförlük mesleği son bulacak, insanlar araba sürmek yerine iş yapabilecekler dolayısıyla üretkenlik artacak, insanlar araba satın almak yerine daha çok taksi kullanmaya başlayacak ve park alanlarının azalması nedeniyle de şehirlerin yapıları değişecek. Uçan arabalara gelince… Bu konuda araştırmalar sürüyor hatta birkaç girişimci uçan arabaların otonom arabalardan daha erken geleceğine inanıyorlar. Yakın zamanda yaygın olabilecek bir teknoloji de otonom drone teknolojileri. Mesela, Amazon ve Google drone ile sipariş teslimatı üzerine çalışıyorlar. Fakat, öncelikle pil teknolojisinin gelişmesi ve uçan robotlar konusunda yasaların kesinleşmesi lazım. Tabi Hollywood’ta da robotlar ve gelecekle ilgili birçok acayip teknolojik filmler yapılıyor ve çoğu da insanları hem korkutuyor hem de çok ilgilerini çekiyor geleceği düşünmek adına. Ama işin içindeki biri olarak söylüyorum bütün bunların yakın vadede gerçekleşme ihtimali yok şimdilik.

Image result for robot taxi tesla

Gençlere mesleğini önerir misin? Geleceğin mesleği diyebilir miyiz?

Yapay zeka ve robotik hızla büyüyen ve gelecek vaad eden bir alan. Dünyada yapay zeka konusunda uzman olan az insan var. Bu yüzden özel sektör araştırma geliştirme merkezlerinde yüksek maaşlı iş imkanları mevcut. Fakat robotik uzmanı olabilmek için yüksek lisans okumak neredeyse şart. O yüzden, ben gençlere meslek olarak daha genel bir alan olan bilgisayar mühendisliğini öneririm. Gün geçtikçe algoritmaların ve yazılımın hayatımızdaki önemi artıyor, dolayısıyla bilgisayar bilimleri ve mühendislerine ileride daha çok ihtiyaç olacaktır.

Şu an robotlar endüstri alanında, fabrikalarda, otomotiv sanayisi gibi birçok üretime dayalı yerlerde kullanılıyor. Hizmet sektöründe de kullanılan var mı henüz?

Evet bu alanlarda ilk önce robot kolları üretilip kullanılmaya başlandı ve ben hep bu kolları nasıl insan hayatına getirebilirim, bu otomatik kolları zeka ile birleştirip neler yaptırabiliriz diye kafa yordum ve yoruyorum. Bu robotlar fabrikalarda değil de evlerde kullanılabilinir mi, çay yapar mı, bir şey istersek getirebilir mi, silip süpürür mü, bizimle oyun oynarlar mı gibi hayatımızı kolaylaştıracak şeyler yaptırmak istiyorum. Bu amaçla Amerika’da bir otel lobisinde kullanılan robot hazırladık örneğin. Mesela bir müşteri resepsiyonu arayıp havlu istedi diyelim, resepsiyon görevlisi havluyu robota vererek onu müşterinin odasına gönderiyor. Robot asansöre biniyor, odaya vardığında kapıyı açma gibi bir yeteneği yok ama odaya telefonla bağlanma yeteneği var çünkü telefon sistemine bağladık onu, yani robot diyelim ki 716 numaralı odaya ulaştığında otomatik olarak odayı arayıp havluyu getirdiğini ve kapıyı açmalarını söyleyebiliyor.

Kapıyı açamıyorlarsa henüz onlardan korkmamıza da gerek yok demek daha.:) Şimdi evde mutfak için robotlar var, termo mix gibi ileri teknoloji yemeği kendi pişiren ürünler var ama yine de malzemeleri içine sizin koymanız gerekiyor. Yıkayacak, kesecek her şeyini koyacaksınız o pişirecek ama ben o işleri zaten yapacaksam yemeği de pişiririm kendim, makinaya ihtiyacım olmaz. Asıl iş, külfet gelen kısımı yapacak robot lazım, ben oturup kahvemi içerken robota şu yemeği yap diyebilmeliyim ki işime yarasın, var mı böyle bir gelişme?:)

Ben de öyle bir şey istiyorum ama malesef şu an yok. Robotların eline aldıkları malzemelere karşı hisleri yok, yani patatesi de yumurtayı da aynı sertlikte tutacak, tenceredeki yemeğin durumunu anlayacak hisleri de yok, kaynıyor mu, yanıyor mu, taşıyor mu bilmeyecek ve bunlar bir yana yemekler ucuz robotlar ise çok pahalı. Ucuz bir şeyi yaptırmak için bu kadar para verilip robot alınır mı ya da yapılır mı hiç sanmıyorum, ama ileride bu yemek işini kolaylaştıracak gelişmeler olacak, belki kollu, bacaklı aşçı gibi robotlar değil ama bir tür makinalar olacak diye düşünüyorum. Ya da belki de mesela evimize yemek getirebilirler Uber eats gibi, ama robotlar getiriyor, dronlar penceremize kadar getiriyor gibi.

Robotların yapmasını istediğiniz işleri yapan insanlar zaten var. Bu kadar milyonlarca dolar bütçeler ayırıp robot üretmeye bir de ona akıl yüklemeye çalışmaya ne gerek var? Bazı insanların fantazisi mi bu iş? Bana biraz bu işin içinde iş var gibi geliyor, yani insanları ekarte etmek, onların yerine robotları kullanmak, sonuçta robotlar ekmek istemiyor, su istemiyor, para istemiyor, haklarının peşinde koşmuyor, yanlış mıyım, komplo teorisi mi üretiyorum?:)

Şimdi bazı işler var ne bileyim mesela çöpçülük, temizlikçilik yani insanların yapmak istemediği işler. Robotlar bu işleri yapacak. Hayatımızı kolaylaştırsınlar diye üretilmek isteniyor ya da tehlikeli işler var mesela gidip bir pakete bomba mı değil mi diye bakmaya gönderiliyorlar, mayın temizletiliyor gibi işler için. Yani kötü, sıkıcı, tehlikeli işleri bizim için yapacaklar. Ben kötü niyetli olduğunu düşünmüyorum, amaç insanlığa hizmet etmek.

Umarım başında olduğun ekip çok iyi işler çıkarır ve ben de bir dahaki teknolojik röportajımı bir robotla yaparım.

Yazar Müjgan Kim

mujokim@yahoo.com.au

Müjgan Kim ile röportajlar serisi: 

1– Sanatçı İskender Ozan Toprak

2– Politikacı Naim Kurt

3- Akademisyen Onur Puza

4- İş adamı Aykut Örnek

5- Gazeteci Mutlu Tönbekici

6- Sosyal medya fenomeni Senem Döner

7- Ebru Sanatçısı Eda Tevrizci

8- Sivil toplum gönüllüsü Vuslat İves

9- Bilim insanı Hilkat Özgün

10- Psikolog Başak Kerimoğlu

11- Göçmen Danışmanı Anka Şahin

12- Müzisyen Arzu Yuvarlak Danaher

13- Radyocu Bülent İbrişim

14- Hayalperest Oktay Tilkili

15- Doktor Ömer Batın Gözübüyük

16- Akademisyen Selver Şahin

17- Tenisçi Pemra Özgen 

*Seri devam edecek…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here