Röportaj: “POLİTİKA OTURDUĞUN YERDEN, MASA BAŞINDAN YAPILACAK İŞ DEĞİL”

0
175

Halk röportajları serimiz devam ediyor. Bu seferki konuğumuz yakın zamanda Hume Belediye Başkan Yardımcısı seçilen toplum bireyimiz Naim Kurt.


Naim, bulunduğun bölgede insanlar seni tanıyordur muhakkak ama diğer yerlerde yaşayanlar için kendini biraz tanıtır mısın bize?

27 yaşındayım. La Trobe Üniversitesi’nde gazetecilik ve politika üzerine eğitim gördüm. Okulu bitirir bitirmez halkla ilişkiler konularında çalışmaya başladım. Bütün hayatım boyunca Hume City Belediyesi’ne bağlı semtlerde yaşadım. Babam Kırım’dan Bulgaristan’a göç eden Türklerden, 1985 senesinde de Avustralya’ya göçmen olarak geliyor ve gittiği dil okulunda annem Sue ile tanışarak evleniyorlar. Benden bir yaş küçük bir erkek kardeşim daha var. 2016’daki belediye seçimlerinde Meadow Valley Bölge Temsilcisi olarak Hume City Belediye üyeliğine seçildim. Şuan Hume City Belediyesi’ndeki görevime Belediye Başkan Yardımcısı olarak devam ediyorum.

Naim Kurt

Yeni görevin Belediye Başkan Yardımcılığına seçilmeni tebrik ediyorum. Genç yaşında bu başarıları yakalamanı neye borçlusun? Seçilemeyen diğer rakiplerinden farklı olarak ne yaptın sence?

Çok teşekkür ederim. Belediye seçimleri kampanyama başlarken beni hemen hemen hiç kimse tanımıyordu çünkü gençtim ve toplum içinde tanınmış biri değildim. Öncelikle başarılı olabilmem için kendimi bölgemdeki hemen herkese tanıtmam gerekiyordu. Bu yüzden kampanyam boyunca üç ay hergün hafta içi öğleden sonraları, hafta sonları tüm gün her eve giderek kendimi tanıttım. Üç ay içinde ailem ve arkadaşlarımın da yardımıyla aşağı yukarı beşbin evin kapısını çaldık. Evlerine gittiğim insanların çoğu bu bölgede elli yıldır yaşadıklarını ve şimdiye kadar hiçbir politikacı, hiçbir seçim kampanyası yürüten kişi görmediklerini hele evlerine kadar gelip kimsenin onlarla konuşmadığını, tanımak için uğraşmadıklarını söyleyerek yaptığım bu fedakarlıktan ne kadar memnun olduklarını belirttiler. Bu sayede hem ismimi hem fiziksel olarak beni tanıyarak güvenlerini kazanmış oldum. Sanırım en büyük farkı yaptığım bu ev ve işyeri ziyaretleri yarattı. Politika oturduğun yerden, masa başından yapılacak iş değil, halkın arasına karışmak, yaşadığımız bu çok kültürlü toplumda her kültüre saygı gösterip aralarında bulunmak gerekiyor.

Naim Kurt, geçtiğimiz haftalarda Hume Belediye Başkanı seçilen Carly Moore (sağında) ve belediye encümenleri ile

Burada yaşayan ve bu bölgeye taşınmayı düşünenler için yani Hume City için gelecek planların nedir?

Bence Hume City’nin en büyük problemi eski yerleşim alanlarımızın altyapı kalitesinin yeni yerleşim alanlarındaki yapıların standartlarının altında kalmış olması. Bina, altyapı, çevre olarak yenilenmek ve standartları yakalamak zorundayız. Bunun yanında çöp atılımı, suç ve işsizlik sorunlarımız da var. Ben şahsen eğitime yatırım yapmanın en büyük taraftarıyım çünkü eğitimli insanlar hem iş bulmada daha avantajlı oluyorlar hem de dolayısıyla suça bulaşma oranları daha düşük oluyor. Bu yüzden belediyemizin yaptığı kütüphane, okul, okul öncesi eğitim ve gençlik merkezlerine yapılan yatırımların aktif destekçisiyim ve daha da gelişmeleri için elimden geleni yapıyorum. Ayrıca Broadmeadows semtindeki parkların, Broadmeadows tren istasyonunun, spor ve halk evi tesislerimizin iyileştirilmesi, yeniden düzenlenmesinin de savunucusuyum. Belediyemizin Dallas ve Broadmeadows’ta yeni alışveriş alanlarına yapacağı yatırımların da yanındayım.

Seni politikaya iten sebepler nedir? Politikacı olmak başından beri hep hayalin miydi?

Sanırım politika benim kaderimde ve aklımda hep vardı ve bir şekilde hep içindeydim. Annem ve babam ismimi Bulgaristan’dan Türkiye’ye kaçan olimpiyat şampiyonu milli haltercimiz Naim Süleymanoğlu’ndan esinlenerek Naim koymuşlar. Ailem Bulgaristan Türklerinden. Ben onların sadece Türk oldukları için Bulgarların ırkçı politikaları yüzünden yaşadıklarını, onların ve diğer tanıdıklarımızın Bulgaristan’dan kaçış hikayelerini dinleyerek büyüdüm. Ülkelerin politikalarının, politikanın gücünün ve şeklinin insanları, aileleri, bir toplumu ve devleti iyi veya kötü yönde nasıl değiştirebildiğini, nasıl etkilediğini fark ettim. Politikacı olarak elimizde bir güç var ve bu gücü pozitif yönde kullanmak insanların ve temsil ettiğimiz halkın hayatında iyi yönde fark yaratıyor. Bu yüzden politika benim için çok önemli.

Peki Türkiye politikasını takip ediyor musun? İki ülke arasındaki politik farklar neler sence?

Temsil ettiğim toplumun büyük bölümü için önemli olduğundan dolayı Türkiye politikasını ve gündemini de takip etmeye çalışıyorum. Dediğim gibi politikacıların insanların hayatlarına ve temsil ettikleri devlete iyi veya kötü yönde etkileri oluyor. Bir ülkenin ekonomisi iyiyse, eğitim seviyesi yüksekse, suç oranı düşükse, sosyal ve demokratik hakları varsa, ürettikleriyle, sporuyla, sanatıyla öne çıkmış, diğer dünya ülkeleri arasında yerini üst basamaklara taşımışsa o ülke iyi politikacılar tarafından yönetiliyor demektir. Yönetim olarak aramızdaki en büyük farklardan biri ise tabiki Avustralya olarak biz Kraliçe’ye bağlıyız. Modern ve gelişmiş bir ülke olarak hala Kraliçe’ye bağlı bulunmayı doğru bulmuyorum ben. Avustralya’nın en kısa zamanda bağımsız bir Cumhuriyet olmasını destekliyor ve umuyorum. Türkiye’nin Atatürk sayesinde bağımsızlığını kazanıp cumhuriyet olması, demokratik ve laik bir ülke olması benim için gurur verici ve umarım Türk halkı cumhuriyetine sonsuza kadar sahip çıkmaya devam eder.

Şimdiye kadarki politik hayatında en unutulmaz anın nedir?

Şimdiye kadarki en büyük ve unutulmaz olayım Belediye Başkan Yardımcılığına seçilmem bence. İki yıl önceki belediye seçimlerini kazanmam da benim için büyük bir başarıydı ve buna çok minnetarım ama bir üst basamak olan Belediye Başkan Yardımcılığı benim için işimi iyi yapmamın sonucu olması bakımından daha da önemli. Bu görevde birçok üst düzey politikacı ve insanla tanışmam da benim için unutulmaz anılar oluyor. Victoria Eyalet Başkanı ile, Federal Muhalefet Lideri ile tanışmaktan da ayrıca mutluluk duydum ama en önemlisi geçen yıl Kraliçe temsilcisi yani Govener General’ı Sunbury de ödül almış merkezimiz Hume Global Learning Centre’da ağırlamak, ona çocuklar için hazırlanmış programları tanıtıp, anlatmak ve karşılıklı tanışma şerefine nail olmaktı.

Yazarımız Müjgan Kim ile Anzak anıtının bulunduğu parkta çekilmiş bir hatıra fotoğrafı

Şimdi öğrendiğin ama daha gençken keşke bilseydim dediğin bir şey var mı? Gençlere ne öğüt verirsin?

Gençlere verebileceğim en önemli öğüt çok çalışmak, çok efor sarfetmek güzel sonuçlar ve ödüller veriyor hayatta. Çok çalışarak kazanılan başarı insana memnuniyet, kendine saygı ve gurur kazandırıyor. Uğraşmadan kazanılan başarı kalıcı olmuyor. Avustralya’da yaşadığımız için çok şanslıyız, gençler bunu unutmasın çünkü birçok fırsatlarla dolu bir ülke burası yeterki uğraşıp çalışalım ve tabiki istekli olalım.

Politikacı olarak bu görevlerde şimdiye kadar ne öğrendin, sana neler kattı?

En büyük kazancım girdiğim çevrelerde ve yaşadığım toplumda tanıştığım harika insanlar ve onlara yerel politikacıları olarak yapabildiğim destekler. Diğer politikacılar ve üst düzey insanlarla tanışmaktan mutlu olduğum kadar aynı mutluluğu toplumumuzdaki yerel halkla, işyeri sahipleriyle, esnafla tanışmaktan, onların hikayelerini dinleyip anlamaktan ve yardım edebilmekten de alıyorum. Görevim boyunca yaşadığı yeri daha da güzelleştirmek ve iyileştirmek uğruna zamanını, enerjisini gönüllü olarak toplum kuruluşlarına, spor kulüplerine, yaşlı ve zor durumda olanlara veren inanılmaz insanlarla tanıştım ve bu yüzden tüm kalbimle inanıyorum ki Hume City güçlü ve çok kültürlü toplumuyla Avustralya’da yaşanabilecek en iyi yerlerden biri ve ben burada yaşamaktan, bu toplumun bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.

Ortalama bir seçmen yaşadığı bölgede politikayla ilgili ne bilmeli ve nereye kadar söz hakkı olmalı?

Öncelikle insanlar Avustralya’da yönetimde yerel, eyalet ve federal olmak üzere üç basamak olduğunu ve bunların nelerden sorumlu olduğunu bilmeleri gerekiyor. Mesela okul, hastane gibi büyük projelerden eyalet hükümeti sorumlu, bunlar için belediyeye gelerek şikayette ya da istekte bulunmak pek bir şey ifade etmez. Tabi ki sizlerin sesini eyalet hükümetine duyurabiliriz ama sorununuzu çözemeyiz. Belediye olarak biz bulunduğumuz bölgede çöp atılımı, parklar, spor alanları, kütüphaneler, ağaçlandırma, yeni evlerin inşası, plan ve izni, çevre gibi 100 çeşit farklı servisten sorumluyuz. Bu konularda bir sorununuz olduğunda yerel politikacılarınızla, belediye temsilcilerinizle muhakkak irtibata geçin ki problem bilinsin ve çözülmesi için adım atılsın. Yaşadığın yerde politik olarak, vatandaş olarak bir katılımın olmadan, oturduğun yerden şikayet etmenin hiçbir anlamı yok, problemin çözümü için de bir yardımı yok. Demokratik bir ortamda problemlerin konuşulmasını ve çözülmesini istiyorsanız şikayet etmeden, çamur atmadan önce belediye temsilcilerinizle gelip görüşmenizi tavsiye ederim. Bu demokrasinin devamlılığı için de gerekli bir aktivitedir.

Herhangi bir sorununuzda benimle [email protected] email adresinden irtibata geçebilirsiniz.

Röportaj: Müjgan Kim

[email protected]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here