Sevgi Satı

PSİKOLOJİK ŞİDDET

Psikolojik Şiddet Nedir? 

İlişkilerinizde hiç psikolojik şiddete maruz kaldığınızı hissettiğiniz oldu mu? Peki hiç karşınızdaki kişiye psikolojik şiddet uyguladığınızı farkettiğiniz? 

Duygusal veya psikolojik istismar ifadeleriyle de karşımıza çıkan “psikolojik şiddet”, aslında pek de kolay farkına varmadığımız, varsak da üzerinde durmadığımız bir azımsama hali ile, ilişkilerimizde oldukça yaygın bir şekilde karşımıza çıkar. Şiddetin fiziksel olarak uygulanması elbette çok daha net tanımlanan ve çerçevelenen bir türüdür. Ancak psikolojik şiddetin dünyanın her yerinde insanlar arası ilişkilerde fiziksel şiddetten çok daha yaygın olduğunu biliyor muydunuz?

Psikolojik şiddet, şiddeti uygulayan kişinin mağdura, kendisini duygusal olarak bir istismar hali içerisinde hissettirmesi, duygusal zorlama, mecbur bırakma, abluka altına alma, manipüle etme, pasif agresif davranışlarla ya da sözlü olarak kişinin kendine güvenini yok etme, kötü hissettirme, sosyal çevre içerisinde saygınlığını yok edici davranışlarda bulunma, yalnız hissettirme gibi duygusal saldırganlık haline neden olan tutum ve davranışları kapsamaktadır. Mağdurda kendine güvensizlik, korku, endişe, anksiyete, stres gibi duygulara neden olabilecek, aslında çok masum gibi görünen, ancak kişide travma, depresyon, sosyal kaygı ve kapanma, hatta intihar düşüncesine sürüklenme gibi ileri psikolojik sorunlara neden olabilecek tavır ve davranışlar psikolojik şiddettin kapsamıdır.

Psikolojik şiddet, kişide anksiyete, korku, kaygı, stres gibi negatif duygulara neden olur.

Psikolojik şiddet hangi tutum ve davranışları içerir? 

Kişiye kendini kötü hissettirecek tavırlarda bulunmak; konuşmalarını, giyimini, davranışlarını kendisini suçlu ve vasat hissedecek şekilde eleştirmek, onu sindirmek, duygusal baskı yaratarak kendi isteklerini kabul ettirmek, başkalarının yanında küçük düşürme, aşağılama, alay etme, suçlama ya da azarlama, hoşa gidilmeyen lakaplar takma gibi davranışlarda bulunmak; iletişimi kesmek, sorduğu soruları göz ardı etmek, iletişim kurmak istendiğinde duvar örmek ve yokmuş gibi davranmak, somurtmak, surat asmak, küsmek gibi davranışlar duygusal şiddete girmektedir. 

Bunlarla birlikte, aldatma, aşırı kıskançlık, evden dışarıya çıkmaya izin vermeme, aile içerisinde kişinin sosyal çevresinden biri ile görüşüp görüşmeyeceğine izin verme ya da vermeme, nerede, nasıl görüşeceğini planlayıp kabul ettirmeye çalışma ve buna benzer nedenlerle kişi üzerinde duygusal abluka oluşturma hali de psikolojik şiddettir. 

“Ghosting” (Yok Olmak) olarak bilinen şeklinde psikolojik şiddet, görüştüğünüz kişilerin aniden ortadan yok olması, onlara ulaşamamanız, aramalarınıza geri dönülmemesi, mesajlarınıza karşılık verilmemesi gibi durumları içerir. Kendinizi değersiz, dengesiz, anlamlandıramadığınız bir ilişki içerisinde, güvensiz hissettiren bir tutumdur bu.   

“Breadcrumbing” (Yemleme) olarak ifade edilen, sürekli iletişim halinde olduğunuz görüştüğünüz kişi ile uzunca zaman hoşça vakit geçirdikten sonra, aniden sizinle iletişimin kesilmesi ve bir süre sonra hiçbir şey olmamış gibi ortaya çıkıp, ilişkinize kaldığınız yerden devam etmek istenmesi de bir nevi psikolojik şiddettir. Size kendinizi değersiz, kullanılmış ya da bir çıkar ilişkisi içerisinde  olduğunuzu hissettirir. 

“Akıl Bulandırma” (Gaslighting) olarak bilinen psikolojik şiddet türünde, karşınızdaki kişi size, kendi zihninizde bir takım yanlış düşünceler yaratarak eylemlerde bulunduğunuzu, bir şeyler olmadığı halde olmuş gibi yaptığınızı düşündürerek akıl sağlığınızdan şüphe etmenize neden olur. Aslında muhtemelen karşınızdaki hatalıdır ama kendi hatasını örtbas etmek için dengesiz hissetmenizi sağlamaya çalışmaktadır. Kendinizi, “Acaba mı? Böyle bir şey olmadı mı? Bunu ben mi uyduruyorum?” gibi sorular sorarken bulursunuz ve kendi akıl sağlığınızdan şüphe etmeye başlarsınız. Böyle durumlarda karşınızdaki kişi genelde sizi paranoyaklık ile itham eder. 

Tamponlama” (Cushioning), özellikle gönül ilişkilerinde uygulanan bir psikolojik şiddet türüdür. İlişkiniz olan kişi evlidir ya da bir başkasıyla ilişki halindedir. Size, o ilişkisinde mutlu olmadığını, bitireceğini, onu beklemenizi söyleyerek sizi oyalar. Sizi duygusal çıkmazlara sürükler. Kendinizi güvensiz, öfkeli, baskılanmış ve çıkmazda hissedersiniz. Bu tip ilişkilerin çoğu karşınızdakinin, sizi değil, diğer ilişkiyi tercih etmesi ile sonlanır ve nihayetinde terkedilmiş, duygusal olarak sömürülmüş ve değersiz hissedersiniz. 

Birinin size psikolojik şiddet uyguladığını nasıl anlarsınız?  

İlişkinizde sorunlar olduğunu hissediyor ve çözemiyorsanız, karşınızdaki kişi sizde değersizlik, süregelen stres ya da kaygı gibi duygular yaratıyorsa, aşağılandığınızı, küçük düşürüldüğünüzü, dışlandığınızı, umursanmadığınızı hissediyorsanız, sözünüz sıkça kesiliyor ve bastırılıyorsanız, yapmak istemediğiniz şeyleri duygusal bir baskı ile yapıyorsanız ve sürekli kusurlu, hatalı ve sınırlandırılmış hissettiriliyorsanız, kuvvetle muhtemel psikolojik şiddete maruz kalıyorsunuzdur. 

Uzun süre psikolojik şiddete maruz kalan kişilerde özgüven eksikliği, akut stres, kaygı, yalnızlık, dışlanma, korku, huzursuzluk ve depresyon görülür. Aile ve arkadaş ilişkilerinizde, sosyal çevrenizde, iletişimlerinizde hissettiğiniz buna benzer ilişkiler var ise, lütfen durup gözden geçirmeye çalışın.

İş yerinde yönetici, patron, iş arkadaşı ya da hizmet verilen müşteri tarafından düzenli olarak bu şekilde davranışlara maruz kalıyor iseniz “mobbing”, yani “iş yerinde psikolojik şiddet ve tacize” uğruyor olabilirsiniz. İş yerinde psikolojik şiddet hakaret etme, aşağılama, küçük düşürme gibi muameleler olabildiği gibi kişiye niteliklerinin altında işler vermek, onur kırıcı görevler vermek, çalışma koşullarının ağır ve karşılanamaz olması da olabilir. Mobbing, çerçevesi daha net belirlenmiş bir durumdur ve çoğu ülkede çalışanlar, kendilerine mobbing uygulayan kişileri mahkemeye vererek, hukuki süreçle haklarını arayabilmektedir. Ancak maalesef olay kişisel ilişkilerimizde maruz kaldığımız psikolojik şiddete gelince, sınırlar ve yaptırımlar o kadar da net olmayabilir. 

Psikolojik şiddete maruz kaldığımızda ne yapabiliriz? 

İlişkilerinizde duygusal şiddete maruz kaldığınızı hissediyorsanız kendinizi korumak adına, sınırlarınızı karşınızdaki insana çok sağlıklı ve düzgün bir şekilde koymalısınız. Sizi rahatsız eden durumları, öfkelenmeden, karşı şiddet göstermeden, sesinizi yükseltmeden ifade ediniz. “Bana bu şekilde davranıyorsun. Bana bu şekilde davranman hoşuma gitmiyor, rahatsız oluyorum. Kendimi şu şekilde hissediyorum,” şeklinde kendinizi net olarak ifade etmeli ve yeri geldiğinde “Hayır” diyebilmelisiniz. 

Eğer kendinizi yalnız, soyutlanmış, dışlanmış ve insanların sizden uzaklaştığını, yalnız bırakıldığınızı hissediyorsanız, size hangi noktada psikolojik istismar uygulandığına lütfen dikkat ediniz. 

İlişkilerinizdeki “sağlıklı denge” halini gözden geçirip, denge kurma üzerine çalışabilirsiniz. Sağlıklı ilişkiler duygusal alışveriş üzerine kurulur. Bu dengenin bozulması haline karşı hassas olmalısınız. Kolaylıkla, giderek kontrolden çıkan bir çarka sürüklenebilirsiniz. Kendinizi, duygusal olarak çok ciddi bir çıkmaza girmeden önce mutlaka ifade etmelisiniz. 

Yardım ihtiyacınız olduğunda psikolojik ve hukuki destek almak için lütfen çekinmeyin. Genellikle kadınlara ve çocuklara yapılan ileri derecede psikolojik şiddet, dünyada çoğu ülkede ceza kanunları kapsamında ele alınmaktadır. Bu ölçekte psikolojik şiddete maruz kaldığınızı  ve akli sağlığınızı kaybetmeye başladığınızı düşünüyorsanız lütfen hiç beklemeden yasal yollara başvurunuz.

Psikolojik şiddet, aile, arkadaşlık, dostluk, sevgililik ve evlilik gibi yakın ilişkilerde yaygın bir şekilde görülür.
Çok sık rastlanan ancak sınırları oldukça zor belirlenen bir şiddet türüdür.

Psikolojik şiddet uyguladığımızı hissettiğimizde ne yapabiliriz? 

Genellikle kırılıp incindiğimize dikkat ettiğimiz kadar, karşımızdakileri hangi noktada incittiğimizi fark etmeyebiliriz. Karşımızdakinde yarattığımız travma ve duygusal hasarı hissedebilmemiz için gerçekten iyi gelişmiş sağduyu, empati ve analiz becerilerine ihtiyacımız olur. Bu tür yetenekler üzerinde çalışmaya ihtiyacımız olduğunu kabul etmek ile gelişim göstermek mümkündür. Yeter ki farkında ve istekli olun. 

Psikolojik şiddetin sınırları çok da belirgin değildir. Bir kişiye mesafe koymak ile, kişiyi duygusal olarak istismar etmek arasında oldukça hassas bir ayırım vardır. Aranızda problem yaşadığınız kişiye duygu ve düşüncelerinizi açıklayarak, sağlıklı bir şekilde mesafe koymak doğru iken, kişiye kendisini yalnız, dışlanmış, soyutlanmış hissettirerek, değer duygusunu yok ederek bu tavrı koymak son derece sağlıksızdır. Susmak, hiçbir şey olmamış gibi davranmak ve iletişim hattını kapatmak da pasif agresif davranış olan bir psikolojik şiddet türüdür. Karşımızdaki kişiye bu şekilde yaklaşmayı durdurabiliriz. 

İletişim dili son derece önemlidir. Suçlayıcı, kötü hissettirici ya da sesimizi yükselttiğimiz bir diyalog  yerine, duygu ve düşüncelerimizi karşımızdakini incitmeden ifade edebileceğimiz kelimeleri seçerek sağlıklı bir diyalog kurabiliriz. 

Özür dileyebiliriz. “Sana bu şekilde hissettirdiğim için üzgünüm. Özür dilerim.” demek, hatanızı anladığınızı gösteren çok önemli bir işarettir.

Sizinle aynı fikirde olmayan insanları kınamadan, anlayış göstererek ve farklılıklara saygı duyarak da ilişkileri sürdürmek mümkün. 

Konfüçyüs’ün dediği gibi “Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi başkasına yapmamalıyız”.

İnsanlar, kendilerini tanıma, anlama, karşılarındakilerin duygularını irdelemeye çalışma ve önem verme, empati kurabilme çerçevesinde diyalog geliştirebildikleri müddetçe, daha az insanın incineceğine, onarılmak zorunda kalacağına, nadiren psikolojik çıkmazlara sıkışıp kalacaklarına inanıyorum.

Sevgi SATI 

Melbourne – 5 Ağustos 2022

Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Yönetimi bölümünde yüksek lisans, Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Sevgi Satı, psikolojiye olan ilgisi sebebiyle Monash Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans bölümünde öğrenimine devam etmekte ve klinik psikolog olma yolunda ilerlemektedir. Türkiye’de kültür-sanat alanında, insan-toplum odaklı çalışmalarda 6 yıl, eğitim alanında çeşitli üniversitelerde ve firmalarda 10 yıl, 2016’da Melbourne’a göç ettikten sonra kurduğu küçük işletmelerde 6 yıl olmak üzere toplam 22 yıl iş deneyimi bulunmaktadır. Yetişkinlere yönelik kariyer danışmanlığı, eğitim planlama, içerik geliştirme, mesleki ve kişisel gelişim alanlarında uzmandır. Maya Human markası altında profesyonel paylaşımlarını, online danışmanlık ve eğitim çalışmalarını sürdürmektedir. 2020 yılında kızı Melody dünyaya gelmiştir. Yaşamını, çekirdek ailesiyle birlikte Avustralya’nın Melbourne şehrinde sürdürmektedir. İlgi alanları arasında yaratıcı yazarlık, el sanatları ve seyahat bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu