Konuk Yazar: SAVAŞ VE BARIŞIN EŞİĞİNDE; ANZAKLAR

3
130

Avustralya Postası konuk yazarı bu kez çok uzaklardan, İstanbul Sancaktepe’den…
Gönüllü yazarlık hevesiyle internette araştırma yaparken web sayfamızdan haberdar olan ve bizimle kısa süre içerisinde iletişime geçen Ahmet Yılmaz’ı öncelikle bu cesur girişiminden dolayı tebrik ediyoruz.
Ahmet şuan üniversite sınavlarına hazırlanıyor ve İngilizce tarih bölümünü kazanmayı kendisine hedef olarak seçmiş. Aşağıda okuyacağınız makalesinde, yaklaşmakta olan Anzak Günü dolayısıyla önemli bir tarihi vakayı dikkatlerimize sunuyor.

Kalemiyle üretmek ve yazarak huzur bulmak isteyenlere Avustralya Postası kapıları her daim açıktır. Kaleminize güveniyorsanız sizi de bir gün konuk yazar olarak ağırlamaktan kıvanç duyarız. Bu vesile ile çağrımızı tekrarlamış olalım ve sözü genç kardeşimize bırakalım…


28 Temmuz 1914. İnsanlık tarihinde derin yaralar açan ve açtığı bu yaralar neticesinde çok daha büyük bir felakete sebebiyet veren 1. Dünya Savaşı işte tam da bugün başladı. Yaklaşık 17 milyon insanın hayatına mâl olan bu savaşta ayrıca milyonlarca insan yaralandı. Üstelik bazı kaynaklara göre 7,5 milyona yakın insanın akıbeti bile bilinmiyor. İnsanlığın bu ilk büyük savaşına 40 ülke katıldı. Yaklaşık 65 milyon asker seferber edildi. Havada, karada ve denizde aynı anda mücadele edilen bu savaşta ilk defa; tank, denizaltı, kimyasal silah, zırhlı araçlar ve telgraf kullanıldı. Bu savaşın tarafları İtilaf ve İttifak devletleri olarak ikiye ayrıldı. İtilaf Devletlerinin liderliğini İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya yürütürken İttifak devletlerini ise Alman İmparatorluğu, Avusturya – Macaristan, Osmanlı İmparatorluğu ve Bulgaristan oluşturuyordu.

Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmeden önce Avrupa’da devam eden savaş, devletimizin savaşa girmesiyle beraber Ortadoğu’ya da sıçradı. İtilaf Devletleri hem Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak hem de Çarlık Rusyası’na yardım göndermek amacıyla 19 Şubat 1915’te Çanakkale Boğazı’na İtilaf Donaması’nı gönderdi. Ve böylece Çanakkale Deniz Savaşı başlamış oldu. İtilaf Devletleri savaşın en başında Boğaz’ı kolayca geçebileceklerini düşünmüştü fakat öyle olmadı. 18 Mart 1915 günü yapılan muharebelerde İtilaf Devletleri ağır zayiat verdiklerinden dolayı geri çekilmek zorunda kaldı. Ama aslında savaş daha yeni başlıyordu. Ve 25 Nisan 1915 sabahında Britanya ve Fransa kuvvetleri Gelibolu Yarımadası’nın güneyindeki 5 noktandan karaya çıktılar. Her ne kadar Seddülbahir ve Arıburnu sahillerine tutunmaya çalışsalar da çok başarılı olunamamış bunun üzerine 6 Ağustos 1915’te Arıburnu’nun kuzeyindeki Suvla Koyu’na bir üçüncü çıkarma başlamıştır. Ve böylece 1915 Aralık ayına kadar sürecek olan kara muharebeleri başladı.

25 Nisan 1915’te Gelibolu’ya çıkanların arasında evlerinden binlerce kilometre uzakta olan belki de neye karşı, kime karşı savaştığını tam anlamıyla bilmeyen ANZAC askerleri de vardı. İşte o çıkarmanın yapıldığı gün yani 25 Nisan Anzak Günü olarak kutlanıyor. Bundan 104 yıl önce savaşan askerlerin torunları hep beraber dedelerinin hatıralarını yaşatıyor ve tüm dünyaya da insanlık dersi veriyorlar. Gelin hep beraber o günleri oradaki askerlerden öğrenelim.

‘Şavaş ne kadar gereksiz’

19 Ekim 1915 tarihli Üsteğmen T.E.Cozens tarafından yazılan mektup: “Gün içinde yiyecekleri karşılıklı olarak siperin çıkıntısına koyuyor ve gönderiyorduk. Bu sabahın ilk saatlerinde Türklerle bizim arkadaşlar arasında sıra dışı bir dostlukla değiş tokuş yapıldı. Bizim çocuklardan bazıları doğruca düşman siperlerine gidip konserve, reçel, sigara takas ettiler. Yapılanlar her şeyiyle çok güzeldi ve buradaki savaşın ne kadar gereksiz olduğunu gösteriyordu.”

‘Yiğit yoldaşlara’

Savaşın 177. günü, 18 Ekim 1915 Pazartesi, Anzak eri N.Wilson tarafından kaleme alınan notlarda şu ifadeler yer alıyor: “Siperler bazı yerlerde birbirinden sadece 20 yard uzaklıkta ve karşılıklı bomba atmak bir tür oyun gibi. Bomba fırlatıcıları olarak eğitilmiş özel adamları var, fırsatını bulunca düşman siperlerine bomba fırlatıyorlar. Şu anda öldürülmüş olan çok asker yok. Sanırım siperlerin dışı çok tehlikeli, çünkü keskin nişancıların kör kurşunları sürekli havada uçuşuyor, top mermileri başımızın üzerinden geçiyor. Ne var ki birkaç günden sonra insan buna alışıyor. Türkler öyle kötü insanlar değil. Birkaç gün önce Fransızca yazılmış bir mesaj gönderdiler, ‘Yiğit Avustralyalı yoldaşlara’ hitaben yazılan mesajda sigara karşılığında sığır eti konservesi istiyorlardı. Siperler bazı yerlerde sadece 20 yard uzaklıktaydı. Bu yüzden birbirimizle haberleşmemiz çok kolaydı.”

Mektuplardan da anlaşıldığı üzere her iki taraftan da askerler çok zor şartlar altında bulunuyorlar ve sanki o güne kadar görülen en büyük savaşta değillermiş de centilmence yapılan bir müsabakadalarmış gibi davranıyorlar. Aslında Türk-Anzak dostluğu zaten o günlerde başlamış bile. Umut ediyorum ki dünyamız bir daha böyle bir savaşa ev sahipliği yapmaz ve insanlar birbirlerinin hayatına son vermeden mutlu ve huzurlu bir şekilde insanca yaşarlar. Yazımı Atatürk’ün şu sözleriyle bitirmek istiyorum:“Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır.”

Ahmet Yılmaz
Türkiye


Not: Avustralya Postası gönüllü yazarlık başvurunuzu aşağıdaki link üzerinden yapabilirsiniz.

Başvuru linki


 

3 YORUMLAR

  1. Öncellikle, Mustafa Kemal Ataturk’un Anzaklar için tarihe gecen sozlerini yeniden hatırlattığın için teşekkür ederim. Tam tersi ithamlarda bulunanlara hatırlatıcı olması dileğiyle. Kalemine sağlık. Avustralya’dan Istanbul’a selamlar.

  2. Okudum canım arkadaşım yine içini dökmüşsün duygular duygular çok derin…….. gönlüne sağlık. Ayrıca zekana hayranım bu kadar her şeyi hatırlaman çok özel. Tekrar tebrikler canım benim. Öpüyorum ❤️❤️😘😘

    Sevgili Nevin Sevim hanimcim.tskler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here