KİM KORKAR KAMUSAL ALANDAN?

0
227

Her yıl istisnasız karşımıza çıkan enteresan haberler vardır ya.

Türkiye ve beyzbol ikilisi de bu kategori haberlerinde yer almakta.

Profesyonel bir beyzbol ligi olmaması, ve neredeyse hiç oynanmamasına rağmen en çok beyzbol sopası satılan ülkelerden biri de Türkiye.

Halkımızın beyzbol sopasına olan bu ilgisi kuşkusuz spor sevgisinden ileri gelmemekte.

2021’in son haftalarında bu haber yine karşımıza çıktı.

Kısa bir araştırma sonrasında bu haberin 2012 yılından beri defalarca manşet olduğunu da görmek mümkün.

Yani, ülkemizde istikrarını koruyan nadir konulardan biri.

Beyzbol sopası satışlarının yanı sıra beyzbol topu veya eldiveni satılıyor mu diye sorarsanız, neredeyse sıfır.

Beyzbol sopasını ne için kullandığımız aşikar.

Taksicilerin en yakın mesai arkadaşı olan beyzbol sopası şu an halk tarafından da kullanılan en trend aksesuarlar arasında.

İlk defa araba sahibi olan insanlar eskiden arabaları için süs veya koku alırken, şimdilerde en gözde araba aksesuarı beyzbol sopası.

Ekonomi, adalet, eğitim ve sağlık gibi konularda gerileme kaydedilirken, beyzbol sopası satışları on yıldır hiç gerilememiştir.

Ayrıca, Türkiye’deki beyzbol sopalarının neredeyse tamamı yerli üretim. Şu an yüzde yüz yerli üretimi olan ender ürünlerimizden.

Bu büyük bir başarı.

Bu istikrarı başka alanlarda uygulayabilsek, ülke olarak çok farklı listelerde yer alabilirdik.

Fakat, halkı da anlamak lazım.

Dışarı çıkar çıkmaz Survivor başlıyor.

Kim korkar kamusal alandan?

Özel çıkarların işgali, toprak ve yer siyaseti, kentsel dönüşüm, soylulaştırma, teknolojik değişim kalıpları ve yaşam kaygısı.

Buna benzer maddeler var oldukça, herkes korkar kamusal alandan.

Kamusal alan, toplumsal yaşamda bireylerin bir araya gelerek toplumsal sorunları özgürce tartışabilecekleri ve belirleyebilecekleri, ve bu tartışma yoluyla olumlu nitelendirilen, eylemlere geçebilecekleri bir alandır.

Kamusal alan insanların kendini güvende hissettiği, başka insanlarla iletişime geçtiği seviyeli bir alan olması gerekirken toplumun korktuğu bir yer haline geliyor.

Tüm dünyada, giderek yoğunlaşan kamusal alan kavramı çok sesli ve çok merkezli bir anlayışı teşvik eden dağınık, dağıtılmış bir yapıya göre düzenlenmiştir.

Bu nedenle, bu alanlardan istifade eden insanların karşılıklı anlayış ve hoşgörüyle hareket etmeleri fikirlerin çarpışması şeklinde olsa bile, fiziksel bir çatışmaya dönüşmemelidir.

Kamu kurumlarının, sermayenin ve teknolojinin kamusal alana olan etkisi, kültür ve değerlere olan anlayışımızı da derinden etkilemekte.

Sanal alanda yapılamayan fiziksel müdaheleler, kamusal alanda beyzbol sopaları ile yapılmakta.

Son zamanlarda, sürdürülebilirlik ve erişim sorunlarının küresel pandemi ile birlikte hızlandırdığı, kamusal meydanın sivil alanından dijital ortak alanların sanal alanına doğru olan son radikal değişim ve salınım, bu tartışmalara daha da fazla aciliyet kattı.

Neticede, bu bir beyzbol sopası meselesinden çok daha fazla.

Zeynep
Melbourne

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here