İtirazım Var: KORONANIN HİNT IRKÇILIĞI

0

Sevgili okurlar,

Ben bir akademisyen değilim, hiçbir şeyin de uzmanı değilim. Kabul ederseniz sadece gözlemlerimi sizlerle paylaşmaya çalışıyorum. Dolayısıyla eleştirilerinize de saygıyla yaklaşırım.

Gelelim Koronanın Hint Irkçılığına;

Avustralya Hindistan’a haklı olarak kapıları kapattı ve çok sıkı tedbirler getirdi.

Katılırsınız katılmazsınız ama bence çok iyi yaptı.

Yapılması da gereken buydu zaten.

Koronavirüs belasını baştan beri değil, yaşayarak yavaş yavaş tecrübe ederek öğreniyoruz.

Victoria’nın ikinci defa kapanmasına sebep neydi hatırlayalım.

Otel karantina sisteminin özel güvenlik şirketlerine verilmesi ve çok acemice işletilmesi idi.

Bulaşın, oteldeki karantina altında olanların değil, bulaşmayı önlemek için görevlendirilen özel güvenlikçilerin acemiliği, eğitimsizliği, hatta İngilizceye tam hakim olamamaları yüzünden hortladığı, soruşturma neticesinde ortaya çıkmıştı.

Bir türlü suçlu bulunamamış, “dağa kaçtı, dağ nerede, yandı bitti kül oldu” Sağlık bakanı Jenny Mikakos Labor (İşçi Parti) hükümetin imajını kurtarma adına istifa (etmedi) ettirilmişti

Daniel Andrews hükümetinin yaşayarak öğrenme acemiliği ve beceriksizliği de diye biliriz..

Bu beceriksizlik 3 milyar dolara mal oldu, ayrıca 800 Victorialı hayatını kaybetti.

Hint kapılarının kilitlenmesindeki en büyük etken, geçen seneden kalma korkularımızın yeniden hortlamaması adına alınan tedbirlerdir.

Ekonomiyi canlı tutabilmek için, hem federal, hem de eyalet hükümetleri, bence ellerinden geleni yaptı.

Esnafından işçisine, büyük işletmelerden küçük işletmelere kadar milyarlarca dolarlık yardımlar yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor.

Halen test sonucu pozitif çıkanlara, işe gidemedikleri süre için ödeme yapılıyor.

Tek bir fertte dahi virüs tespit edilince, bütün eyaletler alarm durumuna geçiriliyor.

Evet bugün itibariyle Avustralya genelinde yerel vaka sayısı sıfır, Covid 19 sadece yurtdışı bağlantılı karantina altındaki yolcularda görülüyor.

Yine hatırlayalım, NSW’de yaz tatilinde 100 kadar vaka tesbiti sonucu, bütün eyaletler sınırları kapattılar, yasak geçişleri önlemek için büyük parasal ceza, hatta mahkumiyet cezası bile getirildi. Binlerce tatilci eyaletlerde mahsur kaldı.

Hiçbir eyalet kendilerini tam güvence altına almadan, vaka sayısı 1’e bile düşse sınırları açmadı.

Eşler bile bir araya gelemedi.

Bu virüs belası Avustralya’ya milyarlarca dolara mal oldu.

Bu günler itibariyle rahatımız yerinde, tam açılmalar oldu, ekonomi çarkı yeniden dönmeye başladı.

Hükümetler şehir merkezlerindeki küçük esnafa yardımcı olmak için vatandaşlara cep harçlığı vererek, merkezlerdeki işletmeleri ziyaret etmelerini teşvik ediyor.

Hindistan yangınında da, anlayacağınız ağzımız sütten yandığı için suyu üfleyerek içiyoruz.

Hülasa, Morrison hükümetine ırkçılık üzerinden yürümek abesle iştigaldir.

İç politika ve siyasetin, oy kaygısının dramatikleştirilmesi sonucu dillendirilen ırkçılık söylentilerinin arkası boştur.

Yukarıda da değindiğimiz gibi, eyaletler sınırları kapatıp ceza uygulamasına geçtiğinde, o zaman da iç ırkçılık mı yapılmış olunuyordu…

Perdeyi aralayıp biraz geriye baktığımızda yani 2009’da, organize olmamış münferit olayları bahane ederek, duygusal psikolojiyi de kullanarak, o gün üzerinden çığırtkanlık yaparak dikkat çekip ayrıcalık talebinde bulunmaktan ibaret diyebiliriz.

go back to where you came from” Geldiğin yere geri git.. denilmiş…

Avustralya’da bu cümleyi sadece kullansa kullansa Aborijinler kullanma hakkına sahip, veya onların söylemine yakışır, gerisi bomboş, çocuk cedelleşmesi hükmündedir.

Ne olmuştu 2009’da?

Melbourne’de Hintli bir öğrenciye, bir kişi veya birkaç kişi tarafından saldırı yapılması sonucu, sosyal medyanında gücü kullanılarak, Hindistan’da Avustralya aleyhine sokak gösterileri yapılmış, iş çığrından çıkartılmıştı. Zamanın başbakanı Kevin Rudd Hindistan’a giderek olayın iç yüzünü anlatmış ve bir “Australia India Institute” kurulmasına da vesile olmuştu.

Son beş senede Hindistan’dan Avustralya’ya 250 bin yeni göçmen geldi.

Toplam sayı kesin olarak bilinmemekle beraber, 800 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.

Avustralya’da en çok kabul edilenlerin birinci sırasında Hindistanlılar var.

Sadece Avustralya’da doğanların sayısı yüzde 2 civarında.

Dolayısıyla hemen hemen hepsi yurtdışı doğumlu.

Burada şöyle bir analiz yapmaya çalışalım…

Hintliler daha yeni yeni Avustralya vatandaşlığına geçmeye başlamamışlar.

Avustralya’ya uyumda ve entegrasyon da çok yeniler, kendilerini Avustralyalı olarak görme konumunda değiller, aynen diğer gruplardaki birinci nesiller gibi.

Geriye dönme hayallerini halen koruyanlar var.

“Birinci nesil sendromu” yaşıyorlar.

Bu sendrom aynı zamanda duygusallığı da beraberinde getiriyor. Duygusallık kendilerini “yabancı” olarak içselleştiriyor ve dışlandıklarını zannediyorlar..

Gelinen ülkenin sınıf katmanları da göz önünde bulundurulmalıdır. Hintli Avustralyalılar’ın entegre olmaları için zamana ihtiyaçları var.

800 bin nüfusa dayanmış olmalarına rağmen, siyasi hayatın içine girmiş değiller.

Zamanla elbette siyasi hayatta da yerlerini alacaklardır.

Hintli göçmenler, göçmenlerin içerisinde en eğitimli topluluk, iletişim ve finans işlerinde çok iyiler.

Hemen hemen her gördüğünüz Hintli bir genç üniversitelidir.

Bir taksi şöförü, servis istasyon işçileri, temizlik ve güvenlik çalışanları olarak yaşamlarını sürdürseler de, zamanla almış oldukları eğitimin gereğini yapacaklardır.

Toparlayacak olursak…

Scott Morrison ırkçı bir ülkenin başbakanı değildir, kapatılan kapılarda sadece Hindistan için değildir, tehlike nerede ise çözüm olarak şimdilik yapılan budur.

Daha başka uygulamalar da olabilir. Fakat Avustralya’nın virüsün merkezi olmuş Hindistan’dan 9 bin kişiyi getirip, 26 milyonu tehlikeye atamazdı.

Irkçılık söylemi sihirli şemsiyesinin altına girip, ayrıcalık isteme mızıkçılığından ibarettir.

Irkçı diyenlerin, önce Hindistan hükümetinin Hinduların Hintli müslümanlara yaptığı ayrımcılık ve mezalimliğe bakmasını tavsiye ederim.

İşçi Partisi ve Yeşiller kendilerine başkaca pirim yapacak malzemeler edinseler daha karlı olurlar…

9 bin kişi virüs merkezinden gelse ve bir şekilde, bir anda işler yanlış gitse, bu defada, iş bilmezler, beceriksizler üzerinden prim yapılmaya çalışılacak.

İyi haftalar
Cengiz Kaya

Yazar hakkında
Kendisi son 40 yılını Avustralya’da geçirmiş, bu süre içerisinde çok farklı iş ve hayat tecrübeleri edinmiştir. Avustralya’da yaşayan Türk toplumunun geçmişini ve bugünü çok yakından bilmekle beraber Avustralya eski Dışişleri Bakanlarından Gareth Evans’ın uzun süre danışmanlık görevi de yapmıştır. Özellikle Avustralya’da yaşanan güncel gelişmeleri yakından takip eden ve gördüğü yanlışlıkları veya hataları yeri geldikçe dile getirmekten çekinmeyen bir yapıya sahiptir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here