İtirazım Var: İSRAF (3) GÖRGÜSÜZLER MEDENİYETİ

0

Geçen yazılarımdan da anlaşılacağı gibi, İSRAF konusunda Batı medeniyetini yerden yere vurduk.

İddalarım da haklılık görmesem zaten yazmam.

Yanılmış, eksik, yanlış olabilirim. Onun için siz okuyucularımdan gelecek müspet-menfi eleştirilerin her türlüsüne açık olduğumu bildirmek isterim.

Müspet eleştiriler için teşekkürler, aleyhteki eleştirileri ise hakaret olarak algılamam.

Eksiklerimin tamamlayıcısı olarak kabul ederim.

***

Ortadoğu coğrafyasının genelini oluşturan petrol zengini krallıkların, günümüzdeki icraatlarına ve insana verdikleri değere bakarak bu yazımı GÖRGÜSÜZLER MEDENİYETİ olarak başlıkladım.

Sonradan görmüşlük, insani değerlerle bağdaşmayan, fakirlikten aniden zenginleşme sürecine geçilince ortaya çıkan ZÜBBESEL şatafatlı ve israfçı yaşam biçimidir.

Yani Toto’dan çıkan ikramiye gibi bir şey.

Elbetteki sadece Ortadoğu coğrafyasını kapsamaz, her coğrafya için geçerlidir.

Şimdiki Ortadoğu ya “cup” diye uyan bir deyim. Zübbeselliktir.

Ortadoğu coğrafyasının geneli müslümandır.

Benim de mensubu olduğum İslam inancıyla uzaktan yakından alakası olmayan bir medeniyet oluşturmuşlar.

1400 sene önce köleliğin yasaklandığı coğrafya, yeniden köleliğin hortladığı yer olmuş durumda.

Batı medeniyetinde olduğu gibi, kalıtımsallaşmış sömürücü düzenin, bu coğrafyada da halen devam ettiğini görüyoruz.

Monarşi ve diktatörlük karışımı bir sistemle idare olunan coğrafyanın idare şeklini masaya yatıracak değilim.

Benim bu yazım köleci ve israfçılıktaki ifrata varan hallerine yüzeysel olarak göz gezdirmek olacaktır.

*****

Körfez ülkeleri olarak adlandırılan ülkelerin toplam nüfusu 40 milyon civarında.

Bu ülkelerdeki yabancı işçi sayısı ise 20 milyon. Bazı krallıklarda nüfusun yüzde sekseni yabancılardan oluşuyor. Hiç kimseye vatandaşlık vermiyorlar. Yabancı işçilerin çoğu inşaat sektöründe çalışıyor.

Yükselen gökdelenlerin ve ihtişamın ışıltılı yüzünün arkasında, nazi kamplarının da ötesinde insanlık dramı ve ayıbı yaşanıyor.

Normal şartlarda ücret olarak aylık 2 bin doların üzerinde olması gereken maaş sadece 120 dolar. Günlük çalışma saatleri 10 ile 14 saat arasında, iklimsel olarak buralarda ortalama 40 derece sıcaklıklar söz konusu.

Hücrelerinden çıkan inşaat işçileri, saatlerce banyo ve tuvalet kuyruğunda beklemek zorunda.

ABD hapishanelerindeki yaşam buralardan kat kat üstün.

Kefillik denilen sistemde, ülkeye girişten itibaren kölelik kuralları işliyor.

İlk 3 ay kazancınızı kefiliniz, yani sahibiniz alıyor. Sahibiniz müsade etmedikçe çarşıya bile çıkamazsınız.

Girişte kimlik ve pasaportunuz elinizden alınıyor.

“Emekçinin alnının teri kurumadan hakkını veriniz” in tersine emekçiyi sömürebildiğiniz kadar sömürün düşüncesi hakim olmuş durumda.

Genellikle Filipinler başta olmak üzere fakir Asya ülkelerinden hizmetçi olarak getirilen kadınların dramı bir başka vahşet.

İşkence ve tecavüz vakaları çok korkunç boyutta.

1400 sene öncesindeki cahiliye devri, zifiri karanlıklar sanki bu yüzyılda bire bir tekrar yaşanıyor.

Teknolojik ses cihazlarından günde beş defa okunan ezan ile düzen tamamen zıt.

Hakkın gücü, yerini zorba ve paranın gücüne teslim etmiş.

Çöpçatan şirketleri tarafından organize edilen “sözde evlendirme partileri” adı altında, açık artırma ile kadınlar satılıyor, en çok parayı veren ihaleyi kazanıyor. Avrupalı kadınlar en yüksek fiyata alıcı buluyor.

………..

Zenginlikleri petrol ve köle kökenli olan, Vicdansızca bir israfın hakim olduğu coğrafya da, sadece ama sadece bir kalem üzerindeki israf bile hayretle EL İNSAF !!! BE İNSAN dedirtiyor.

Diğer israfları tek tek saymıyorum…

Tek kalemlik israf : SÜPER LÜKS YATLAR…

LÜKS YATLAR’harcadıkları para 60 milyar dolar üzerinde.

Lüks yatı, İspanya’daki bir limana sığmadı diye, liman işletmesine 80 milyon dolar verip büyüttüren zübbesel ler bile oldu.

Heva ve heveslerini yüzen saraylarda tatmin etmekten başka bir işe yaramayan yatlar, İspanya limanlarındaki çılgın gecelerde sıra sıra sıralanıyor.

Zenginlik göstergesinin en üst kategorisi, Krallıklarda en lüks yatlarla ölçülüyor.

Tek bir lüks yatın yıllık masrafları 3 ila 60 milyon dolar arasında değişiyor.

Dünyadaki ilk 20 lüks yattan 15 tanesi Körfez ülkelerindeki zenginlere ait.

15 tane lüks yat ve bir yıllık masrafı, Yemen’deki açlığı ortadan kaldırabilir.

Yemen örneğini veriyorum çünkü, hem inanç hem de ırk olarak bir kardeşlikleri var.

9 milyon nüfuslu bir Körfez ülkesinden biri 2021 yılı için 23 milyar dolarlık silah alımı yapmak için ABD ile anlaştı.

Son iki yılda 5 yaş altı 85 bin Yemenli çocuk açlıktan öldü.

*****

Sevgili okurlar, zenginin parası züğürtün çenesini yorar kapsamında durumu değerlendirmemek gerek.

Sermaye karşıtlığımız yok. İnsan olabilmenin şartlarından bitanesi de paylaşmaktır.

Eğer insan hayatı içinde paylaşıma yer vermiyorsa, insan olma yolunda eksiklikleri var demektir.

Hiçbir ırkı, inancı ve coğrafyayı aşağılama, hedef tahtasına koyma gayreti içinde de değilim.

Tüm derdim, insan olmanın da bir gereği olarak, dünya genelindeki açlığa karşı biraz daha duyarlı olmaya davetten ibarettir.

İyi haftalar,

Cengiz Kaya
Melbourne

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here