İki Dünya, Bir Bakış: BİR DE BAKMIŞSIN Kİ!

8
753

Yaşlanıyor muyum nedir? Gerçi “yaşlanmak” kelimesi yerine “yaş almak” demeyi tercih
ederim. Sanki yaşlanmak olarak kullanılınca, anlam negatif gibi gelir bana. Son yıllarda da,
özellikle doğum günü mesajlarında “nice yaşlara” yerine “nice yıllara” der, geçerim.
Sanal ortamda yazılan kısa ve duygusu az mesajlara da karşıyımdır esasında ama o ayrı bir
yazının konusu olsun.

Evet kesinlikle yaşlanıyorum. Yaşadıklarım, yaptıklarım zaman zaman bana bunu
hissettirmeye başladı. İlk gençlik yıllarımdan beri uzak gözlüğü takarım, miyobum, ama son zamanlarda gözümdeki gözlük ile yakını görememeye başladım; kitap okurken, ipi iğneye geçirirken (“ay nasıl yapamıyorsun, bak bu kadar basit, hayret bir şey babaanne” dediğim yıllarımı anımsadım birden), alışverişlerde aldığım ürünün içeriğini ya da ürün bitiş tarihini okumaya çabalarken göremiyorum, göremiyorum!

Sonuç; uzaklar gözlük ile, yakınlar gözlüksüz. İki camlı gözlük kullanma fikri de moralimi bozuyor. Sanırım yaşlanmaya henüz hazır değilim. Bilemiyorum ki ne yapsam!

Hatırlarım, yıllar önce (kaç yıl önce olduğunu söyleyemeyeceğim) göz kontrolüne gittiğimde, uzman doktor demişti: “Yaşınız ilerlemeye başladıkça, yakını bu gözlükler ile
göremeyeceksiniz!” Eyvah! Yaşlanıyorum işte, yoksa yaş mı alıyorum?

Şaka bir yana, aslında her yaşın bir güzelliği var. Ben de yaş almak, her yaşı dolu dolu ve
güzelliği ile yaşayabilmeyi arzu ederim. Ömrümüz olsun, her yaşı yaşayalım, kırış kırış olsun ellerimiz, pamuk gibi de yüzümüz, çocuklarımız büyüsün, onlar da çoğalsın, olsun boy boy torunlarımız, belki de torun çocuklarımız.

Kim istemez? Bu açıdan baktığında yaş almak gerçekten çok güzel, çok anlamlı. Dolayısıyla yaşlanmak harika bile diyebiliriz, bizi taşıyan bedenin eskimesine rağmen.

Nereden geldim bu konuya?

Neredeyse üç senedir yaşlı insanlarla beraber zaman geçirmekteyim. Biz maalesef kültür olarak, belirli bir yaşa gelince, her şeyden elimizi ayağımızı çekelim isteriz. Yaşını almış insanın, yaşarken hayatı biter sanki. “Evde otur, torun bak”, ya da “bu saatten sonra ne gerek var” ile başlayan cümleler. “Yaş yetmiş, iş bitmiş!” gibi deyimler de tam bizim kültüre göredir.

Ama hayır!, Buna da karşıyım, yaş alırım ama yaşlanmam! Tabi toplumumuzun genelinden yola çıkarak bu yorumumu yapıyorum, yoksa yaşını dolu dolu yaşayan, yaşı ilerlemiş olmasına rağmen hala aktif olarak çalışan ya da gönüllü işler yapan, gerek ülkemizde gerekse yurtdışında yaşayan Türk toplumumuza örnek olmuş güzel insanlarımız var.

Avustralya’ya ilk geldiğim yıllarda, devletin yaşlılar için yaptığı hizmetleri gördükçe (umarım
değişmez), ben de yaşlılığımı bu ülkede geçirmek isterim diye düşünmüştüm. Evet, çok da
ciddiydim bu konuda, ve hala da öyleyim. (Gidişat da bunu gösteriyor zaten, Evren duymuş
sesimi)

Hatta seçim dönemlerinde bile yaşlılardan gelecek oyların ne kadar değerli olduğunu da bu
ülkede öğrendim. Çünkü ülkedeki yoğun yaşlı nüfus, bu ülkenin geleceğinde de etkili.
Geçen zaman içerisinde de yaşlılarla çalışmaya başlayınca, aldığım bilgi ve eğitimler de
bunu destekleyince Avustralya’da yaş almanın belki manevi açıdan çok olamasa da , maddi
anlamda ne kadar önemli ve de değerli olduğunu gördüm.

Avustralya federal hükümeti, çok kültürü içinde barındıran, her kültüre eşit uzaklıkta
yaklaşmaya çalışan ve her türlü hizmeti vermek için çabalayan bir yapı. Özellikle 65 yaş ve
üzeri yaş almış ve ihtiyacı olan kesim için özel bütçeler hazırlıyorlar ki; gerek evlerinde,
gerekse yaşlılar evinde bakım için. Zaten hükümetin en büyük amaçlarından biri de yaşlı insanların topluma kazandırılması.

Evde bakım hizmetlerinden kasıt; gerek kişisel bakım (banyo yaptırılması, ilaç verilmesi, vs.), gerek domestik temizlik işleri, alışveriş ya da yaşlı kişiyi bir yerden bir yere ulaştırma işleri (mesela doktor randevusuna götürme), evinde yemek yapılması gibi bir sürü imkanlar.

Tabi bu gibi hizmetler her yaşlı için aynı olmuyor, yaşlının yaşı, sağlık durumu ve ihtiyaçları
göz önüne alınarak, yapılan değerlendirmeler ile hazırlanmakta..

Sözün kısası bu gibi imkanları veren bir ülkede, hem de ayrım gözetmeksizin yapılan hizmetler almayı hangi yaşlı insan istemez? Dilerim kimse elden ayaktan düşmesin ama, hayatın bir gerçeği olan yaşlanmayı da daha kaliteli yaşamak istemez mi insan?

(Yaşlı bakım hizmetleri hakkında detaylı bilgi için www.myagedcare.gov.au )

Gelelim manevi açıdan neler yapılabilir?

Bu yıl, Türklerin Avustralya’ya gelişinin 50. yılı, bayağı eski bir toplumuz burada ve bu ülkeye 45-50 yıl önce gelip, Türk toplumun yararı için bir çivi çakmış olan göçmenlerin çoğu şu an 70’lerinde veya üzerinde, ve maalesef bir kısmı da Fawkner’da (Fawkner Mezarlığı,
Melbourne).

Yaşı epeyce ilerlemiş olan dedelerimiz, ninelerimiz, amcalarımız, teyzelerimiz
yıllar önce Avustralya’ya bir bavul ile geldiklerinde, amaçları 2-3 yıl içerisinde bir ev parası
biriktirip, yurtlarına geri dönmekti. Mutlaka dönenler oldu, ama çoğu Avustralya’da kaldı,
burada yaş aldı, ailesi ile büyüdü, çoğaldı ve şuan hayatlarının belki de en keyifli
zamanlarını yaşamak istedikleri dönemdeler.

Peki çoğumuz farkında mıyız, yaşını almış bu insanlar ne isterler?

Sadece maneviyat! Sadece sevgi görmek, sadece aranmak ister; güzel bir söz, içten bir gülümseme, tatlı bir dokunuş, belki de bir fincan kahve eşliğinde yapılacak şeker tadında bir muhabbet…

Etrafımızda ilgiye ihtiyacı olan o kadar çok yaşlı insanımız var ki, anlatamam sizlere.
Nacizane önerim; Osmanlı Köyü Yaşlılar evinde (Melbourne), ve Gelibolu (Sydney) Yaşlılar
evinde yaşayanlardan başlayabilirsiniz ziyaretlere.

İnanın, onların her daim kapıları açık.

Hayat o kadar hızla akıp geçiyor ki, bir bakmışız biz de yaşlanmışız.

Sadece anımsatmak istedim.

Sevgiyle ve hoşluk ile kalın

Nazlı Çalşimşek
Melbourne, Victoria

8 YORUMLAR

  1. Keyifle okudum, evet yaslaniyoruz ama iyiki bu ulkedeyiz ve sosyal hizmetler cok iyi .
    Yaslilarin tek sorunu ilgi , sevgi ve hosgoru
    Mutlaka bu anlamda onlari ziyaret etmek ve gonullerini almak bir vefa borcudur diye dusunuyorum
    Kalemine yuregine saglik

    • Elimden , dilimden, kalbimden geldigince yaslilarimiz icin bir seyler yapma gayretindeyim. Evet bu ulke bazi konularda cok iyi ama, yaslilarin en buyuk sorunu yalnizlik… Insallah bu tarz yazilar ile insanlara ulasabilirim.
      Guzel yorumun icin cok tesekkur ederim.
      Sevgiler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here