İki Dünya, Bir Bakış: AHENK! BİR GÖÇÜN TÜRKÜSÜ

4

İnanın abartmıyorum, uzun zamandır böyle bir konser izlememiştim. Resmen beni benden aldı, götürdü yüreğimin olmak istediği yere ve bu haftaki konuma da ilham verdiği için emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum.

27 Ekim Cumartesi akşamı Melbourne Recital Centre Elizabeth Murdoch Hall’de çok sesli orkestra eşiliğinde ve Sayın İskender Ozan Toprak yönetiminde Türklerin Avustralya’ya göçünün 50.Yılı nedeniyle muhteşem bir müzik ziyafeti izledim ve de dinledim. Konserin adı AHENK (Euphony).

Gerçekten bu konser gerek görselleriyle, gerek orkestranın bütünlüğü ile gerekse ezgileriyle harika bir AHENK oluşturmuş, ve adının hakkını vermiş. Öncelikle onu belirtmek isterim.
Oldum olası çok sesli orkestra eşliğinde icra edilen müzik hoşuma gider, çok severim. Hele ki bu konserde, batı enstrümanları ile Anadolu enstrümanlarının birleşiminden doğan, “AHENK – Göçün Türküsü” ile aldığım hazzı anlatacak kelimeleri bulmakta güçlük çekiyorum.

Başlıbaşına bir efsane idi. Büyük bir keyif ile izledim, heyecan duydum. Ama inanın sadece ben değildim o hazzı yaşayan. Konserdeki tüm seyircilerin benimle aynı fikirde olduğunu, konser sonunda dakikalarca ayakta alkışları ile tanımlayabilirim herhalde.

Konser, iki bölüm olarak biz seyircilere sunuldu. İlk bölümde Sayın İskender Ozan Toprak’ın şefliğindeki, “Boğaz, Hepimiz Göçmeniz, Yaşamın Renkleri, Hayat Güzeldir, Yollar, İstanbul’dan Melbourne’ye, Mücade” kendisine ait besteleri, orkestra ile bizlere dinletirken, büyük ekrandaki o muhteşem görselleri de izledikçe, gözlerimizde biriken yaşları tutamadık. Kendisi de bir göçmen olan müzisyen, her notasında, biz gurbetçilerin yaralarına, özlemlerine, hasretlerine, sevgilerine dokundu. İstanbullu olan bana da, İstanbul görsellerin de ”benim memleketim çok güzel be..” dedirtti, etkileyici bütünlüğü ile.

Ne kadar yurtdışında yaşamaya alışsa da insan, minicik bir ezgi, küçücük bir fotoğraf karesi, belki de şehir hatları vapurundan martılara attığın o simit parçalarını gördüğün an, yaran derinleşiyor ve yüreğin bir AH! ile hopluyor , “ah be memleketim, ah be!” dedirtiyor insana, “senin gibisi hiçbir yerde yok!” O ezgiler, müziğin ahengi ile beni benden aldı, kulağım müzikte, gözlerim muhteşem görsellerde, işte ben O AN’da takılı, ben O AN’da tutuklu kaldım…

İkinci bölümünde yine Şef İskender Ozan Toprak, konuk şanatçı Türkiye’den gelen Sayın Erol Parlak. Kulağımda bir şölen daha… İlk defa dinlediğim Erol Parlak’ın kadife gibi sesini; okuduğu türküleri, “Bir gönüle aşk girince, Sevgi saygı hoşgörü, Benim Yurdum, İnce Osman ve Neşet Ertaş’ın Yolcusu”, hepsi üstadın sazından ve de dilinden bir harikaydı.

Karadeniz ezgilerine yakıştırdığımız kemençe de Elif Canfeza Gündüz mükemmeldi. Gerçi tüm saz üstadları muhteşemdiler ama bir enstürüman vardı ki, bence gecenin en güzel seslerinden biriydi. Zurna der geçeriz, ama nasıl bir enstürümanmışsın sen? Yanık yanık, yakıyor, kavuruyor bağrımı… O ne nefes öyle, üflemiyor resmen konuşturuyor… Donuyor
tükürüğüm boğazımda, yutkunamıyorum. Kelimelerim yetersiz, yüreğim çırpınışlarda. Muhteşemdin Halil Çokyürekli, gerçekten tek kelime ile MUHTEŞEMDİN.

Ud ayrı dokunuyor tellerine, lime lime olmuşum o an, kanun diyor, “Hayır! ben daha iyi dokunurum o yüreğe” ve dediğini de yapıyor, harika bir kanun taksimi ile alıyor beni götürüyor geldiğim yere, memlekete…

Kemençe hiç durur mu öyle tek başına, ben de varım diyor ve vuruyor yayını kemençesinin
tellerine. Ve derinden bir ses geliyor dalga dalga, ziller çalıyor, bir yan flüt sesi kulağımda, o kadar narin ki, sanki uçuyorum gökyüzünde….

Müzik derinlere iniyorken, bir girdaptayım sanki, tam dalarken derine, davul ve zurna kapışması başlıyor, resmen biri beni yukarılara çekiyor, ruhum huzur dolu, o sırada bir kanun, bir ud ve bir kaval teker teker başlıyor raks etmeye yeniden, o an tanıdık bir ses geliyor kulağıma, hafif bir rüzgar gibi eserek giriyor ortama, kemanın içime dokunan tınısı…

Melodi birden çosuyor, kanun ayrı vuruyor tellerine, keman ayrı… Bir yanda klasik gitar, derken vurmalı sazlar devreye giriyor. Gözlerim kapanmış, ben aldığım hazzın etkisiyle darmadağan olmuşum. Hem çok mutluyum, hem çok duygusal… Nasıl bir ahenk, nasıl bir lezzet, resmen bir şölen. Harika bir orkestra ve muhteşem bir yönetim eşliğinde konser bitiyor ve durmak bilmeyen alkışlarla gerçeğe ayılırken ben, keşke hiç bitmeseydi diyorum.

Böyle muhteşem bir orkestra ve profesyonel sanatçılar eşliğinde yapılan konserleri Melbourne’de görmek malesef pek mümkün olamıyor. Zaman zaman Türkiye’den özel olarak gelen sanatçılar, gruplar olsa da, ya bazen bütçen buna mani oluyor, ya da başka mazaretler.

Melbourne, sanatsal faaliyetler konusunda oldukça zengin bir şehir; konser salonları, tiyatrolar, opera-bale, sanat galerileri var, hatta oldukça da fazla. Ama Türkiye’ye göre kıyasladığın zaman bu sanatsal faaliyetler hem biraz külfetli, hem de her ne kadar müzik evrensel olsa da, zaman zaman kendi ezgilerini duymak istiyor insan. Ama bu da çok büyük bir sorun olmamalı artık. Çünkü Melbourne’de birkaç profesyonel müzisyenin, müzik eğitmeninin destekleriyle kurulmuş korolar ve gruplar çok da iyi çalışmalara imza atıyorlar.

Mesela bu sene Eylül ayından beri Melbourne’de resmen bir konser patlaması yaşandı. Öncelikle Coburg’ta çalışmalarını sürdüren yine İskender Ozan Toprak yönetimindeki Hallacı Mansur Cemevi Türk Halk Müziği korosunun senfoni orkestrası eşliğinde konserinden sonra, Coolaroo’da çalışmalarını sürüren İsmail Metin yönetimindeki Yunus Emre Kültür Sanat ve Eğitim Merkezi’nin Türk Halk müziği konseri büyük ilgi gördü. Geçen senelere oranla daha çok seyirciye kapılarını, gönüllerini açan her iki Türk Halk Müziği korosu da oldukça başarılıydılar. (Pek mütevazı olamayacağım)

Dahası da var… 2018’i bitirmeden Kasım ayında iki büyük konser daha var. 10 Kasım günü Atatürk’ü Anma etkinliği altında Batı Trakya Derneği’nde bir konser daha olacak. Geçen seneki konserlerine davetli olarak katılmış ve çok başarılı bulmuştum tüm koro ekibini. Davetiye bulma şansınız olursa, tavsiye ederim. Son olarak 2018 yılının kapanış konseri, yine Türklerin Avustralya’ya göçünün 50.Yılı nedeniyle Korolar Birliği adı altında toplanan; Melbourne Cumhuriyet korosu ve Hallacı Mansur Cemevi Türk Halk Müziği korolarının da yer aldığı Türk Halk Müziği konseri, Senfoni Orkestrası eşliğinde ve Sayın İskender Ozan Toprak yönetiminde 16 KASIM 2018 CUMA günü saat 20.00’de Penola Catholic College’de (29 Gibson St, Broadmeadows) gerçekleşecek. Kaçırılmayacak bu konser için şimdiden biletinizi almanızı öneririm.

Bugün 29 EKİM 2018, Cumhuriyetimizin Kuruluşunun 95. Yıl dönümü ve Cumhuriyet Bayramımız. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere armağan ettiği Cumhuriyet Bayramımızı en içten dilerlerimle kutluyor, ATAM’ızın sözleriyle yazımı noktalamak istiyorum.

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir!”

Sevgiyle, hoşlukla ve de sanatla kalın.

Nazlı Çalşimşek
Melbourne, Victoria

4 YORUMLAR

  1. Çok ğüzel yazmışsınız. Aynen bizim’de duygularımız böyleydi. Sadece bir şeyi yazmayı unutmuşsunuz, oda benim kızım, Aylin Eser’i. Sanki hiç sahne almamış gibi. Aylin 5 sene Melbourne Türk Sanat müzik korosunda 5 yıl solistlik yaptı. You tube da video’ları var, son hariç hepsi İstanbulda çekildi. Kendisi 50 yıl evvel gelen, bir göçmen ailesinin torunu.Küçük yaşdan beri, yüzlerce Türkçe ve İngilizce güfteler yazdı. Şarklılarıyla, dünyaya barış ve huzur getirmesini isteyen ince ruhlu bir kişiliği var. Sadece hayal kırıklığına uğrayan bir anne olarak sizin yazınıza bunu eklemek istedim. Hoşçakalın Naime Eser.

  2. Naime Eser hanim, yorumunuz icin cok tesekkur ederim. Sizi kirmak istemezdim, inanin hic bir art niyetim yoktu yazimda. Aylin hanim harika yorumladi sarkisini, cok da severek dinledim kendisini. Ama benim bu yazim konserin kritigi degildi, ona bakarsaniz konserde emegi gecen bir suru kisiye, kuruma , muzisyene de yer vermedim. Amacim Keyif alarak izledigim bu konserde, beni cok etkileyen bir iki nuansi kalemime yansitmak idi. Etkilendim, ve de icimden gelen duyguyu yazdim. Sadece bu…
    Saygilarimla.
    Nazli Calsimsek

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here