Hukuk Rehberi: Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

0
510

Avukat Cihan Karagöz, her iki haftada bir Avustralya Postası okuyucuları için yazmaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre kendisi tarafından cevaplandırılmasını istediğiniz hukuki konularla ilgili sorularınızı, şehir ve semt adınızla birlikte info@avustralyapostasi.com.au elektronik posta adresimize yollayabilirsiniz.


Değerli Avustralya Postası takipçileri, bu yazımızda da Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi hakkında bilgileri paylaşmaya çalışacağız.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir ya da birden fazla malvarlığı olup bazı nedenlerle kendi kişisel ihtiyaçlarını göremeyen, bakım ve gözetime muhtaç olan, özellikle de yaşlı olan kimselerin bir ivaz (bedel) karşılığında ölünceye kadar bakılıp gözetilmelerini sağlayan bir sözleşmedir.

Sözleşme, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen sözleşmelerden birisi olup toplumumuzda yaygın biçimde uygulanmakta, bakıma ve gözetime muhtaç olan kişinin vefatından sonra da mirasçılar arasında zaman zaman dava konusu olmaktadır.

Sözleşme, her iki tarafa da borç ve yükümlülük yüklemektedir.

  • Bakım alacaklısı: Bakım ve gözetime ihtiyacı olan ve malvarlığına sahip olup giderilecek ihtiyaçları karşılığında malvarlığını devredecek olandır.
  • Bakım borçlusu: Bakım ve gözetime ihtiyacı olan kişiye bakıp, ihtiyaçlarını giderecek, yaşamına yardımcı olacak olan olup bunun karşılığında da malvarlığına sahip olacak olandır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmeleri, borçlar kanununa göre ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerlilik şartı, miras sözleşmesi şeklinde yapılmasına bağlıdır. Yoksa sözleşme geçerli olmayacaktır. Ancak sözleşme devletçe tanınan bir bakım kurumu tarafından yapılmış ise bu şartın gerçekleşmesi gerekmeyecektir. Sözleşmenin bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği şartlara uygun, yazılı şekilde yapılması yeterli olacaktır.

Görüldüğü üzere, Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi şekil şartları miras sözleşmesi şeklinde yapılması ve yazılı olmasıdır.

Bakım alacaklısının yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, elinde bulunan malların mevcudu, aile koşulları ve ilişkileri, verilen mal miktarının tüm malvarlığına göre makul karşılanacak bir sınır içinde kalıp kalmadığı gibi durumlara dikkat edilmelidir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi, tapu müdürlüğünde, noterde veya sulh hakimliğince yapılabilmektedir. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi için tapu tescil işlemi gerekli olup tescil resmi kayıttır. Sözleşmenin tapuya tescili ile sözleşme gereği verilecek taşınmaz üzerinde bakım borçlusu hak tesis hakkına sahip olacaktır.

Bakım alacaklısı hayattayken de her iki taraftan birisi sözleşmeyi feshedebilir.

Sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hale gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkânsız hale getirir ya da aşırı ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel (bir işin bitirilmesi için tanınan ek süre) vermeksizin feshedebilir. Sözleşme bu sebeplerden birine dayanılarak feshedildiği takdirde kusurlu taraf, aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa, bu yüzden uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat ödemekle yükümlü olur.

Bakım alacaklısının vefatı ile sözleşme gereği taşınmaz bakım borçlusunun malı olur.

Bakım alacaklısı – Miras bırakan tarafından ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi uyarınca devrettiği tapu kaydının, miras bırakanın asıl amacının mirasçılardan mal kaçırmak olduğu iddiasıyla iptali, bu olmadığı takdirde tenkis istemi şeklinde dava açılabilir.

Bu durum önem arz etmektedir, çünkü Türkiye’de söz konusu sözleşme gereği genel olarak açılan davaların konusu mal kaçırmak ya da diğer mirasçılarına daha az mal verebilmek amacıyla sözleşme yapılmaktadır. Mirasçının vefatı sonrasında, diğer mirasçılar mal kaçırma maksadı ile işlemin yapıldığını; bakım borçlusu da mal kaçırmak için değil, bakıp gözeteni olmadığından kendisiyle ilgilendiğini, ölene kadar ihtiyaçlarını giderdiğini ispat etmek zorundadır.

Değerli okuyucularımız, taşınmaz, miras gibi hukuki konular çok önemli ve ayrıntılı konular olup herkesin durumu ve karşılaştığı problemler birbirine benziyor gibi gözükse de temelde mutlaka bir farklılık bulunmaktadır. Dolayısıyla bu tür konularda hukuksal destek alınması ciddi önem arz etmektedir.

Selam ile…
Avukat Cihan KARAGÖZ

*Hukuk Rehberi köşesinde yayınlanmış önceki yazılar:

1- Avukat tutmak, bir kişiye vekalet vermek (18.02.202)

2- Aile Konut Şerhi (03.03.2020)

3- Mirasçılık Belgesi – Veraset İlamı (17.03.2020)

4- Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri (31.03.2020)

5- Ecrimisil, Haksız İşgal Tazminatı (14.04.2020)

6- Devre Mülkler (26.4.2020)

Cihan KARAGÖZ

Gurbetçi bir ailenin çocuğu olarak 1977 yılında Hollanda’nın Rotterdam şehrinde doğdu. İlköğretim 3.sınıftan sonra yaşamını Türkiye’de sürdürdü. Ankara Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Avukatlık mesleğine 2005 yılında başladı. 2008’de Cihant Hukuk & Danışmanlık ofisini kurdu. Kendisinin de yurt dışı geçmişi olduğu için özellikle anavatandan uzak kalan vatandaşlarımızın Türkiye’deki hukuki problemlerine ciddi manada ilgi duydu ve çözümler üretmeye odaklandı. Halen Bolu’da ekibiyle birlikte Aile, Miras, Gayrimenkul, Kamulaştırma, İnşaat ve Ceza Hukuku başta olmak üzere çeşitli hukuki alanlarda faaliyetlerini devam ettiriyor. İyi derece İngilizce ve orta derece Flemenkçe biliyor.


‹Yasal uyarı›
Bu yazıdaki içerik genel bilgi sağlamak için tasarlanmıştır. Yasal tavsiye değildir ve öyle düşünülmemelidir. Avustralya Postası, bu yazıdaki içeriği herhangi bir bildirimde bulunmaksızın gözden geçirme, geri çekme veya değiştirme hakkını saklı tutar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here