Hukuk Rehberi: Kamulaştırma Davaları ve Bedel Tespiti

0

Öncelikle tüm Avustralya Postası okurlarına merhaba diyerek konumuza doğrudan giriş yapmak istiyorum…

Kamulaştırma, şahsa ait bir taşınmazın kamu hizmet amacında kullanılmak üzere devlet tarafından satın alınmasıdır. Yetkili idare, kamu yararına kullanılmak üzere gerekli gördüğü yerleri kamulaştırabilir. İdarenin kamulaştırma işlemine karşı taşınmaz sahibinin de hakları bulunmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na göre devlet ve kamu tüzel kişileri kamu yararı koşuluyla özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını kamulaştırmada yetki sahibidir. Bu nedenle üzerinde yapı olsa da olmasa da tarlalar, arsalar, araziler ayrıca apartman daireleri vb. kamulaştırmanın konusu olabilir.

Kamulaştırmayı yapacak olan yetkili kurum, kamu yararı kararı almakta ve bu karar, ilgili mercii tarafından onaylanmaktadır. Daha sonra kamulaştırılacak taşınmazın kayıtlı bulunduğu tapu sicil müdürlüğüne yazı yazılarak taşınmazın üzerine kamulaştırma şerhi konulması talep edilir ve böylece kamulaştırma şerhi ilgili taşınmazın tapu kaydına da işlenilmiş olur. Ardından taşınmazın değerini tespit etmek amacıyla kıymet takdir komisyonu görevlendirilir. Kıymet takdir komisyonunun belirlediği bedel üzerinden taşınmazı pazarlıkla satın almak üzere uzlaşma komisyonu oluşturulur. Taşınmazın maliklerine yazı yazılarak söz konusu taşınmazı pazarlıkla ya da takas usulü ile satın almak istenildiği bildirilerek davet edilir. Kamulaştırılacak olan taşınmazın sahibinin 15 gün içinde idareye başvurması ile uzlaşma komisyonunca belirlenen bir tarihte pazarlık görüşmeleri başlar. Bu görüşmelerde, önceden belirlenen bedelin üzerinde olmamak kaydıyla bir anlaşmaya varılırsa tutanak tutulup taraflarca imzalanır. Tapuya gidilerek kamulaştırma işlemini gerçekleştiren kuruma malik tarafından taşınmaz devredilir ve belirlenmiş bulunan bedel taşınmazın sahibi adına bankaya yatırılır.

Diğer taraftan bu süreçte sorun çıkarsa, ‘kamulaştırma davası‘ olarak bilinen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası söz konusu olur. Dava aşamasında kamulaştırma bedeli, yapılacak olan keşif incelemesi ve bilirkişi raporu ile tespit edilir.

Yukarıdaki açıklamalarımızdan da anlaşılacağı üzere kamulaştırma sürecinde öncelikle anlaşma yoluna gidilir. Yani ilgili kurum taşınmazın malikini ikna etmeye çalışır. Buna satın alma usulü denir. Eğer kamulaştırmayı yapacak kurum malik ile anlaşamaz ise kamulaştırma davası yoluna gidilir.

Kamulaştırma davası olarak bilinen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası belirttiğimiz gibi kamulaştırmayı yapan kurum tarafından açılabilecek bir dava olup bu davadaki konu kamulaştırma bedelinin belirlenmesidir. Ancak buna karşı kamulaştırmaya karşı çıkan malik de kamulaştırmanın iptali davası açabilir.

Malik, kamulaştırmada sakat bir durum olduğu talebiyle, örneğin kamu yararı bulunmadığı gerekçesiyle kamulaştırma kararının kendisine tebliğinden itibaren 30 gün içinde iptal davası açabilir. Bu dava sırasında kamulaştırma davası hakimi herhangi bir işlem yapmaz.

Uygulamada en çok rastlanılan hadiselerden bazıları ise;

Özellikle Türkiye dışında bulunan taşınmaz sahiplerine tebligatta sorunlar olabilmekte bu yüzden de işlemler gecikmektedir. Ayrıca, uzun süredir Türkiye dışında olduklarından dolayı taşınmazlarının değerlerinin tam olarak bilemediklerinden de kamulaştırma sürecinde mağduriyetler olabilmektedir. Yasal olarak hak ve menfaatlerde kayıp yaşanmaması için mutlaka hukuki destek alınmasını önermekteyiz.

Selam ile…
Avukat Cihan KARAGÖZ

*Hukuk Rehberi köşesinde yayınlanmış önceki yazılar:

  1. Avukat tutmak, bir kişiye vekalet vermek
  2. Aile Konut Şerhi
  3. Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı)
  4. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri 
  5. Ecrimisil, Haksız İşgal Tazminatı 
  6. Eşler arası Boşanma veya Ayrılık Sonrası Çocukla Kurulan Şahsi İlişki
  7. Boşandığı Eşinin Soy adını Kullanabilme
  8. Devre Mülkler 
  9. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi
  10. Anlaşmalı Boşanma
  11. Vasiyetname Nasıl Yapılır, Vasiyetname Türler Nelerdir? 
  12. Yurt dışından Borçlanmak, Türkiye’den Emekli Olabilmek
  13. Kooperatifler ve Yapı Kooperatifleri 
  14. Şufa Hakkı ve Davası

Cihan Karagöz 
Gurbetçi bir ailenin çocuğu olarak 1977 yılında Hollanda’nın Rotterdam şehrinde doğdu. İlköğretim 3.sınıftan sonra yaşamını Türkiye’de sürdürdü. Ankara Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Avukatlık mesleğine 2005 yılında başladı. 2008’de Cihant Hukuk & Danışmanlık ofisini kurdu. Kendisinin de yurt dışı geçmişi olduğu için özellikle anavatandan uzak kalan vatandaşlarımızın Türkiye’deki hukuki problemlerine ciddi manada ilgi duydu ve çözümler üretmeye odaklandı. Halen Bolu’da ekibiyle birlikte Aile, Miras, Gayrimenkul, Kamulaştırma, İnşaat ve Ceza Hukuku başta olmak üzere çeşitli hukuki alanlarda faaliyetlerini devam ettiriyor. İyi derece İngilizce ve orta derece Flemenkçe biliyor.


Avustralya Türkleri olarak bizler de dahil olmak üzere anavatan dışında 6,5 milyonu aşkın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yaşıyor. Gurbette olmamız, Türkiye ile ilişkilerimizin devam etmediği ya da etmeyeceği anlamına gelmiyor. Bilakis, küreselleşmeyle beraber dünyanın giderek global bir köy haline geldiği günümüzde; güçlü iletişim ağı, bilgi ve teknolojiye ulaşmanın inanılmaz kolaylığı, mesafe tanımaksızın Türkiye başta olmak üzere dünyanın her noktasıyla ilişkilerimizi her an canlı tutup devam ettirebilmemizi sağlıyor. Tabiki hukuk alanındaki gelişmeleri de bu durumdan bağımsız düşünmemek gerekiyor. 
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre Cihan Karagöz tarafından cevaplandırılmasını istediğiniz hukuki konularla ilgili sorularınızı, şehir ve semt adınızla birlikte info@avustralyapostasi.com.au elektronik posta adresimize yollayabilirsiniz.


‹Yasal uyarı›
Bu yazıdaki içerik genel bilgi sağlamak için tasarlanmıştır. Yasal tavsiye değildir ve öyle düşünülmemelidir. Avustralya Postası, bu yazıdaki içeriği herhangi bir bildirimde bulunmaksızın gözden geçirme, geri çekme veya değiştirme hakkını saklı tutar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here