Hayatın İçinden: Yapay Zeka İnsanlığın Sonu mu?

0

İnsanları diğer canlılardan üstün kılan en önemli özellik düşünme kabiliyetidir. Son dönemlerde dünyada insanlardan da üstün programlanmış makineler olabileceği savunuluyor.

Sizce makineler düşünebilir mi?

Bu soruyu yıllar önce Mathison Turing sormuş ve böylece AI* yani yapay zeka hakkındaki ilk araştırmalar başlamıştır.

1940’lı yıllardan beri yapılan çeşitli çalışmalar sonrasında günümüzde yapay zeka gelişimi epey hız kazanmıştır.

O kadar gelişmiştir ki bir takım teorilere neden olmuştur.

Dünyayı robotların ele geçireceği tezini mutlaka duymuşsunuzdur.

Bu tezi savunanların çoğu robotları insana benzeyen makinelerden ibaret sanıyor.

Aslında bu teoride belirleyici etken robotik alanından çok yapay zeka alanındaki çalışmalardır.

Yapay zeka dediğimiz şey çok daha güçlü bir şekilde hali hazırda hayatımızın merkezinde yer almaktadır.

Akıllı telefonlar, kişisel asistanlar, arama motorları ve son dönemde yaygın olarak kullanılan robot süpürge ilk akla gelenler arasında.

Yapay zeka, bir bilgisayar sisteminin insan gibi davranışlar sergilemesinin yanında, sayısal mantık yürütme, konuşma ve ses algılama gibi birçok beceriye sahiptir. Günümüzde spor müsabakaları, sağlık, otomotiv, video oyunları, ekonomi ve finans alanlarında oldukça sık kullanılmaktadır. En önemli uygulama alanları ses tanıma, görüntü işleme, sanal asistanlar, akıllı arabalar, dinleme ve izleme öneri robotları olarak sıralanabilir.

Google arama motoru, görüntü tanıma yazılımı, Siri veya Alexa gibi kişisel asistanlar ve otomatik sürüş sistemli arabalar zayıf yapay zeka olarak bilinmektedir. Zayıf yapay zeka, kodlama gibi makinenin sağlanan verilerle rasyonel sonuçlar türetmesini sağlayan algoritmalara bağlıdır.

Güçlü yapay zeka sistemleri ise insan gibi düşünen ve görevleri bu şekilde yerine getiren sistemlerdir. Dışarıdan bir insan müdahalesi olmadan problem çözmesi gerekebilecek durumları ele almak için programlanmıştır. Bu tür sistemler ameliyathanelerde kullanılabilmektedir. Güçlü yapay zekanın temel özellikleri arasında akıl yürütme, bulmaca çözme, yargılama yapma, planlama, öğrenme ve iletişim kurma kabiliyetleri vardır.

Gelişimlerin aksine yapay zekanın gelecekte büyük felaketlere yol açabileceğini ve insanlığın sonu olacağını savunan Elon Musk ve Stephen Hawking gibi bilim insanları da mevcut.

Yapay zeka ile robotik teknolojileri birleştiği takdirde yapay zekası olan robotlar ortaya çıkar. Yapay zeka beyin işlevini robotik ise hareket edebilen vücut sistemini oluşturur.

Basit bir robot bir nesneyi A yerinden alıp B yerine koymak için programlanabilir. Robota kamera ve yapay zeka sistemi yüklenildiği takdirde robot nesneyi ‘görüp’ ne olduğunu ve nereye konacağını kendi tespit eder.

Yani düşünen, karar verebilen bir makine ortaya çıkar.

Yapay zeka robotları oldukça yeni bir gelişme.

İnsan asla doymak bilmez, yüzünü verseniz ille de astarını ister.

Durum böyle olunca teknolojik gelişmelerle yetinmeyip çalışmalar devam ettikçe yapay zeka robotları gelecekte başımıza büyük dertler açabilir.

İnsan maalesef ulaşamadığı şeylerin delisi, ulaştığı şeylerin ise nankörüdür.

Duracağımız yeri iyi bilmeliyiz. Yetinmesini bilmemek gün gelir sonumuz olabilir.

Bununla birlikte, insan yalnız bir beyin ve rasyonel düşünmeden ibaret değildir. Duygu, hiss-i kable’l vukü ve ruh ile yaşam sürdüren bir varlıktır. Vicdan, inanç gibi manevi ve ruhsal pratiklerin makineleştirilmesinin hiçbir hükmü olmamalıdır.

Tek bir insan organının tam işlevsel bir kopyasını dahi yapamazken AI yalnızca öğretilmiş, programlanmış yapay bir zeka algısından ibaret kalacaktır.

Bunun sonucunda, makineleri daha zeki yapacağız diye kendi bilincimizin makineleşme ve içsel yönümüzün körelme ihtimali çok daha tehlikeli bir durum arz etmektedir.

Nihayetinde bu evrenin başına gelebilecek en tehlikeli varlık yine doyumsuz olan ve her şeyde aşırıya kaçan insan neslidir.

Zeynep
Melbourne

*Artificial Intelligence

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here