Hayatın İçinden: Uzaktan Eğitim

0

Sosyal mesafe, sokağa çıkma yasağı, solunum cihazı, N95, karantina gibi sözleri duya duya neredeyse bir yıl geçirdik.

Tüm bu tabirler 2020 yılı ile beraber adeta hayatımızın bir parçası konumuna geldi. Bilim kurgu filmi sahnelerini aratmayan bu sene, bize tahmin dahi edemeyeceğimiz olayları bir arada yaşattı. İnsanlığın sınandığı bir dönemin tam ortasındayız. Bu tabirlerden bir diğeri ise uzaktan eğitim. Şüphesiz, en çok etkilenen sektörlerden biri de eğitim sektörü oldu.

Dijital kuşak olmalarına rağmen, uzaktan eğitim kavramı ile tanışan öğrenciler neye uğradıklarını şaşırdı. Alışılan okul düzenine evde devam etmek çocukların hem motivasyonunu hem okuma şevkini ne yazık ki kırdı. Özellikle evlerinde müsait ortamı sağlayamayan veya ebeveynlerinden gerekli yardımı alamayan öğrenciler bu süreçte fazlasıyla zorlandı.

Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde damı olan yer değildir, okul her yerdir. Öğrenimin, bilginin var olduğu her yer okuldur.

Çoğumuzun defalarca izlediği Hababam Sınıfı film serisinin beşinci filminde geçen, gönüllere taht kurmuş Mahmut Hoca’nın sözü bu. O zamanlar internet bile yok tabii. Olay günümüzde geçiyor olsaydı acaba Mahmut Hoca bu sözüne uzaktan eğitim kavramını da dahil eder miydi?

Filmin efsanevi sahnesinde öğrenciler eğitimlerine okullarında devam edemiyor ama buna rağmen öğretmenleri ve sınıf arkadaşları ile bir kamp alanında bir aradalar. Mekan belki önemli değil ama bir arada olmanın, birebir öğrenmenin eğitimdeki etkisi tartışılamaz.

Evet, öğrenimin yeri yoktur. Tıpkı öğrenmenin yaşı olmadığı gibi. Fakat, eğitim olarak nitelendirdiğimiz kavram bir çocuğu her anlamda eğitmek, onları hayata ne istediklerini bilen birer birey olarak hazırlamaktır. Sosyal, kültürel ve bireysel bakımdan eğitmek de ancak insan ilişkilerinin olduğu bir alanda, bir arada olarak gerçekleşebilir. Yardımlaşma, paylaşma, arkadaşlık, diğergamlık, dürüstlük gibi değerler yaşayarak, gözlemleyerek, ilişki kurarak olur.

Uzaktan eğitim, eğitim ve ögretimin öğretim kısmını nispeten çözüyor ama insanın sosyal yönünü geliştiren eğitim kısmını eksik bırakıyor. Öğrenciler teoride her şeyi biliyor ama pratikte gelişme kaydedemiyor. Çocuklara birer robot gibi bir takım bilgiler öğretiyoruz ama eğitemiyoruz.

Halbuki, asıl çabamız onlara bir şeyler öğretmenin yanı sıra onların düşünmelerini sağlamak olmalı. Böylece hem kendi çabalarıyla bir şeyler öğrenebilir hem de ilişki kurabilecek nitelikte olup, sosyal ve mantığa dayalı yönlerini geliştirebilirler. Dijital kuşak gerek kendi çabalarıyla gerek ebeveynleri vasıtasıyla bilgiye her zaman ulaşabilir fakat eğitim yalnız bilgiden ibaret değildir.

Özellikle teknolojinin aşırı geliştiği, normal şartlarda bile sadece okul ortamının yetersiz kaldığı şu dönemde çocukların sosyalleşmesini sağlayan okulların uzaktan eğitime geçmesi psikolojik olarak da eğitimi engelleyecektir. Toplumsal ilişkileri zayıf bir nesil yetişecektir, bu da toplumların gerilemesine neden olabilecek kadar sakıncalı bir etkendir. Toplumlardaki sorunların çoğu mantığını geliştirememiş, insani değerlerden yoksun, eğitilememiş kişilerin davranışlarından kaynaklanmaktadır.

Okul aslında bir arada bulunulan her yerdir. Yalnız kitaplardan değil, birlikte görerek, deneme yanılma yöntemiyle, ellerini ve beyinlerini bir kullanarak öğrenmek daha kıymetlidir. Kenetlenmek, sağlıklı ilişkiler kurup birbirimizden öğrenmek toplumların ilerlemesi için en önemli unsurdur.

Küresel bir krize dönüşen bu süreç hem Avustralya’da hem de dünya genelinde ülkelerin tüm kurumlarının yanı sıra eğitim sistemlerinin eksikliklerinin belirlenmesinde de büyük etken oldu. Bu durumdan faydalanıp eğitim sistemlerini revize etmek de geleceklerini düşünen ülkelerin mutlaka değerlendirmesi gereken kaçınılmaz bir fırsattır.

Son birkaç aydır Victoria eyaletindeki sıkı kısıtlamalar ile adeta bir tecrit altında yaşayan sosyal toplum, insanlarla bir arada olmanın ve insani ilişkilerin önemini bizzat yaşayarak gördü. Uzaktan eğitim konusundaki tecrübelerimiz de çocuklarımıza kazandırmamız gereken değerlerin niteliği konusunda bize bir fikir vermiş oldu. Umarım böyle bir sistemin kalıcı olmasının toplumda ciddi hasarlara yol açabileceğinin farkına varabilmişizdir.

Zeynep                                                                                                                          Melbourne

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here