Hayatın İçinden: Toksik İlişkiler

0

Bilmeyerek ya da istemeksizin yapılan yanlışlık.
Yanılmadan doğan durum.
Hata.
Özsaygının düşmanı, güvensizliğin dostu.

Yetişkinlerin toksik ilişkilerinde sık sık gözlemlenen unsur: hata avlamak.
Özel ilişkiler, ailevi ilişkiler veya profesyonel ilişkiler.
Hiç fark etmiyor.

Modern literatürde bir adım bile ileri gidemediğiniz, kendinizi sürekli kötü hissettiğiniz, sağlığınızı, sosyal hayatınızı, iş hayatınızı, hatta psikolojinizi kötü etkileyen ilişkilere toksik ilişki deniliyor.

Bireyler, toksik beşeri ilişkilerde genelde karşısındakinin hatalarına odaklanıyor.
İlişki toksik bir hal aldığında yalnız olumsuz gelişmeler doğrultusunda iletişim kuruluyor.

Mesela bir iş ortamı klişesidir.

Eğer çalışma ahlakınız veya iş bitiriciliğiniz gibi özellikleriniz hakkında hiçbirşey duymuyorsanız bu iyi haberdir.

Peki neden sadece olumsuz gelişimler haber niteliği taşıyor?

Üstelik büyük küçük fark etmeksizin.

Hayattaki olumsuzluklardan dert yanarken neden sürekli olumsuza kilitleniyoruz?

Doğru ve başarılı bir şekilde yapılan çoğu şey övülmüyor, takdir edilmiyor fakat tek bir hatada sövgü ve ya yergi toksik ilişkiler müessesinin ikramı.

İnsanlar yaptığınız yüzlerce doğru şeyi görmez, takdir etmez. Fakat yaptığınız tek bir hatayı size duyurmadan edemez, yetmezmiş gibi sizi tek bir hata ile yargılar.

Böyle ortamlarda bulunup, böyle ilişkiler kurdukça bunun normal olduğunu düşünerek, gitgide bizler de istemsizce bu mentaliteye doğru evriliriz.

Bu yanlış evrilmeyi durdurmak ise yine bizim elimizdedir.

Olumsuzdan önce olumluya odaklanmayı bilmeliyiz.

Başarıları ve doğruları için insanlara değer vermeyi, onları takdir etmeyi, hiç değilse fark ettiğimizi göstermeyi öğrenmeliyiz.

Böylece yapıcı eleştiri yapmak veya almak durumunda kaldığımızda eğitici eleştiriler de daha etkili olacaktır.

En önemlisi gençlere de ıskalamaktan korkmamayı, her zaman denemeyi, hataların aslında çok kıymetli olduğunu göstermeliyiz.

İnsanlar en iyi deneme yanılma yöntemiyle öğrenir. Hata yapmaktan çekinenler ise denemekten korkarlar ve böylece tüm öğrenme fırsatlarını kaçırırlar.

Neticede, hata yapmayan insan hiçbirşey yapmayan insandır. Çamurlu yolda yürüyebilmek için elbette ayakların kirlenmesi gerekir.

Çocukları yetiştirirken, psikolojik olarak negatif güçlendirme değil pozitif güçlendirme kullanmaya çok özen gösteriyoruz.

Peki, yetişkinler neden kendi aralarında bu kadar acımasız?

Hiç değilse, daha hoşgörülü olmayı içimizdeki çocuğa borçluyuz.

Yapıcı eleştiri haricinde hataları dile getirme ve bunları gereğinden fazla büyütmek insanlardaki insiyatif alma özelliğini de zedeliyor. En basit bir ikilemde başkalarından onay almadan karar veremez hale gelebiliyoruz.

Hatalara doğrulardan fazla endeksli olmamız insanlarda güvensizlik ve öz mahçubiyet gibi sorunlar da doğurmaktadır.

Bağımsız, düşünebilen, muhakeme yeteneği olan her insanın etrafında onu hatalarından ibaret görmeyen, olumlu olumsuz yönlerini kucaklayan ve bunu hissettirebilen insanlar vardır.

Denemekten korkmayanlar daha çok öğrenir, daha çok yol alır. Hataya düştüğümüz zaman da bilinçli bir şekilde ders çıkarabiliyorsak hatalar bile sevilir.

Zeynep
Melbourne

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here