Hayatın İçinden: İnsanın kanadı, gayretidir

0

Kolay iş bulabileceğin,
İyi para kazanabileceğin,
Fazla yorulmayacağın,
Severek yapacağın bir meslek.

Gençlere meslek seçimi yaparken en çok tavsiye edilen maddeler bunlar olsa gerek.

On yedi veya on sekiz yaşlarında, kimlik kazanımına karşıt kimlik karmaşası sorunsalını çözümlemeye çalışırken bir de bizlerden potansiyel olarak hayatımız boyunca yapacağımız mesleği seçmemiz istenir.

Dünyada bulunduğunuz konuma göre, vasat bir eğitim hayatı geçirdiyseniz sizlere verilen tavsiyeler bunlardan ibarettir.

Her insanın bir olmadığı gibi her öğrencinin de mesleki eğilimi ve süreci farklıdır.

Çok azı on yedi yaşında kimliğini keşfetmiş, akademik ve psikolojik olarak son derece donanımlı ve özerk bir kişiliğe sahiptir, çoğu ise kimlik karmaşasının yanı sıra akademik olarak da karmakarışık bir noktadadır.

Şimdi bu iki gence de aynı tavsiyeleri sıralamak ne kadar doğru?

Özellikle Türk toplumunda bu baskı çok fazla.

Her bayramda, aile buluşmalarında, düğünlerde veya misafirliklerde gençlerin maruz kaldığı, okulun hala bitmedi mi, büyüyünce ne olacaksın, derslerin nasıl gibi sorular ile bütün gençleri tek bir kefeye koyuyoruz.

Hemen akabinde ezberlediğimiz tavsiyeleri sıralıyoruz.

Karşımızdaki bireylerin birbirinden farklı olduğunu, farklı düşünceleri, istekleri ve ihtiyaçları olduğunu tartmıyoruz.

Elbette bunlar dilimizdeki kalıplaşmış cümlelerden ibaret. Aslında kimsenin niyeti kötü değil.
Fakat, sorun tam olarak da bu kalıplaşmış sözlerde.

Geçmiş olsun, afiyet olsun, kolay gelsin, hayırlı olsun gibi kalıpları unutmamamız gerektiği gibi gençlere verilen tavsiyeler konusunda, bulunduğumuz zaman ve karşımızdaki kişiye göre değişkenlik gösterebileceğini anlamamızın vakti geldi.

Kendini geliştirmiş bireyler bunu hali hazırda anlayıp, uygulamaktadır. Ancak, toplumumuzun tamamına tesir etmesi için daha çok yetişkinin bilinçli olması gerekmektedir.

Çünkü, bu tarz sözlere burun kıvıran gençler 25 yıl sonra benzer bir ortamda kendilerini aynı sözleri söylerken buluyor. Fakat, bu sözler herkese hitap etmeyebiliyor.

Evet, bu tarz nasihat veya tavsiyeleri çoğu genç kaale almıyor olabilir ama insanlar sürekli duydukları şeylerden kaçınılmaz olarak etkilenebiliyor.

İnsanlar gözlemlediği ve sürekli duyduğu şeyleri çok çabuk benimser. Bu nedenle gençler yaş aldıkça etraflarındaki yetişkinlere evrilir.

Bu döngü bir nevi kültürlerin günümüze kadar benzer nitelikte aktarılmasının da en büyük sebebidir. Fakat, nesilden nesile aktarılan bu davranış biçimi sorunları da beraberinde aktarmaktadır.

Meslek seçimi konusuna geri dönecek olursak her genci aynı oranda alakadar edecek, istisnasız hepsine söylenilebilecek ve hayatlarını kolayaştıracak bir tavsiye vardır.

Ne yapıyorsan yap, elinden gelenin en iyisini yap.

Disiplin, düzen ve sorumluluk sahibi birine herkes saygı duyacaktır ve hayat yolunda varmak istediği yere doğru yol alırken vicdanı rahat bir şekilde ilerleyecektir.

Dünyanın düzensizliğinin ve sistemlerin oturmamasının en önemli nedenlerinden biri işlerini baştan savma yapan, emek vermeyen, çaba göstermeyen insanlardır.

İster postacı ol, ister mühendis ol.

İşini yapabildiğin en iyi şekilde icra edebiliyorsan yolun hep aydınlıktır. Olduğun yerde isteyerek bulunuyorsan da nihai gayene ulaşmaya çalışırken, mecburi bir süreç geçiriyorsan da iç huzuru yakalarsın.

Emek ve gayret çok kıymetlidir.

İnsanın kanadı, gayretidir.*

Zeynep
Melbourne

*Mevlana Celaleddin Rumi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here