Hayatın İçinden: Biz Büyüdük ve Kirlendi Dünya

0

Hey gidi günler.

Eskiden ne güzeldi her şey.

Bizim zamanımızda böyle miydi?

Nerede o eski günler.

Bu tabirlerden hepsini, hiç değilse birini mutlaka işitmişsinizdir.

Bizden önceki nesillerin diline pelesenk olmuş bu kalıplaşmış ifadeler neredeyse her dönem için geçerlidir.

Bizler ebeveynlerimizden, onlar da kendi anne ve babalarından birçok kez duymuştur.

Peki, istisnasız her dönem kullanılabilen bu ifadelerin sırrı ne?

Çocukluk ve gençlik dönemimizde tecrübelediğimiz çoğu şey beynimizde yepyeni bir sayfa oluşturmaktadır.

Yeni bir şey ile karşılaştığımız her an daima unutulmazdır.

İlk defa bisiklete binmek, ilk defa ağaca tırmanmak veya ilk defa dişinin düşmesi gibi.

Aynı kitabı iki kez okuyan okuyucular çok iyi bilir. İlk defa bir kitapla tanışmanın verdiği o hazzı asla ikinci defa okurken alamazsınız.

Hatta gerçek kitap severler, sırf bu yüzden çok beğendikleri bir kitabı ikinci kez okudukları zaman aynı duyguları yakalayamayacakları için kitabı yavaş yavaş, sindire sindire okumayı tercih ederler.

Mesela, çok görmeyi istediğiniz bir yeri ilk ziyaret edip, ilk gördüğünüz an ki duyguları tekrar yaşayamazsınız.

Bizim için yeni olan bir duygu ve durum, bizden önceki nesiller için artık yeni değildir.

Bizim geçtiğimiz yollardan geçmiş ve insan doğasında yaşanması gereken ne varsa iyi kötü tatmışlardır.

Onlar da, belirli duygu ve durumlarla ilk karşılaştıkları anı, yani eskileri mütemadiyen çok özlerler.

Büyüyüp hayatı tecrübeledikçe, ufkumuz genişledikçe ve farklı bakış açıları keşfettikçe ‘hayal’ dünyasından ‘hayat’ dünyasına sert bir geçiş yaparız.

Murathan Mungan’in şiiri, aynı zamanda da Yeni Türkü’nün şarkısında yer alan ‘biz büyüdük ve kirlendi dünya’ sözü tam olarak bunu irdelemektedir.

Aslında, yeryüzünde kötülük insanın bulunduğu her dönem mevcuttur.

Zaman geçtikçe dünya daha da kötü bir yer haline geldi demek belki de yersiz bir tabirdir.

Esasında dünya hep kirliydi, yalnız biz büyüdükçe anladık gerçekleri.

Ancak, bizim de yaşanmışlıklarla beraber hissetiklerimizin yitmesi gibi her şey zamana yenik düşüyor.

Belki de, dünya da son demlerini yaşadığı için çağlara yenik düşüp en kötü halini yaşıyordur.

Nitekim, bir sonraki nesil için bu dünya her zaman yeni bir keşif alanı, yaş almış her beşer için de temcit pilavı.

Bu durumda ise bize de bu kısır döngüye uyup nerede o eski günler demek kalıyor.

Acaba, eskiyen günler mi yoksa biz miyiz?

Zeynep
Melbourne

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here