Hayat ve Hatırat: SAVAŞ VE GÖÇ

34
541

Yıllardan 1963. Annem Zehra, babam Celal. Ailemin en büyük evladıyım ve henüz 7 yaşındayım. Kardeşlerimden Fikri benden 1, Cengiz ise 2 yaş küçük. (Uzun seneler sonra bir erkek kardeşimiz daha katılacaktır ailemize) Babam, Lefkoşa’da tüm içme sularının bölge bölge evlere dağıtımıyla meşgul bir devlet memuru. Anneciğim ev hanımı. Ben de okul için kaydı yaptırılmış, okulların açılmasını bekleyen bir talebe…

Hikayemiz bir kış günü başlıyor…

İlk olarak çok güzel anılarımızın geçtiği mahallemizden bahsedeyim sizlere. Önceleri belediye evlerinde kiracıydık. Kirası daha uygun diye babam yeni bir adres bulmuştu. Oraya taşındık. Evimiz 2 oda, salon, mutfak, banyo, tuvalet ve terastan oluşuyordu. Terasta çamaşır teli ve keklik kuşlarımız vardı.

O zamanlar yaşadığımız Aygasiyano isimli çıkmaz sokak şimdilerde Kafesli olarak bilinen bir Türk mahallesi içerisinde bulunuyordu. Tam da Türk ve Rum hududunda yaşıyorduk. Evimizin arka tarafında bulunan ev, Rum askeri mevzi noktasıydı. Sokak başında, hemen sağ köşede elektrikçi Enver abim ve hanımı Ayşe ablam. Yan komşuları kasap. Üçüncü ev Hatice abla. Oğulları portakalcı Hakkı, cüce kızları Kadriye. (Ki biz ona bizimle oyna diye ısrar ederdik. Aslında 20 yaşındaydı. Ama cüce veya bodur nedir bilmezdik. Onu hep bizim gibi çocuk sanardık). Daha sonraki ise bizim evdi. Bizden sonra makinist Kemal ve Gülay’ın babaları sağır, dilsiz bir amca vardı. Bu amca yalnızdı ama evlatları hemen her gün onu ziyarete gelip giderlerdi. Yolun sol köşesinde çocukları olmayan ev sahibi Zühre abla ve Şemsettin abi yaşardı. Zühre ablamız acayip titizlik hastası bir kadındı. Misafirleri gider gitmez tüm sandalyeleri sabunlu su ile yıkar, dokunulan her yeri ilaçlardı. Bir duvar yanlarında ise meşhur terzi Seyfi ve hamile eşi Şaziye abla iki çocuklarıyla mutlu bir aileydiler. Seyfi abimiz merhum Rauf Denktaş ve Dr. Fazıl Küçük gibi Kıbrıslı Türklerin var oluş mücadelesine yön veren, Kıbrıs tarihinde derin izler bırakan liderlerin, bakanların, iş adamlarının terzisiydi. Hiç unutamam, yemek masası başında toplandıkları zaman, Seyfi abimizin sesi tüm mahallede çınlardı. Şaziiiii ekmek su getir, Şaziiiii bıçak getir… Şaziye abla herhalde tek tek getirmeye alışmıştı. Onların bitişiğindeki son ve tam olarak bizim ev ile karşı karşıya olan evde yaşlı ve çocukları olmayan, Peristerona köyünden Fahriye teyze ve Zihni dayımız vardı. Çok munis ve sakin insanlardı. Yandaki yıkık harabe bina arasından, Sakallı’nın Bahçesi ve Deveciler sokağına geçilirdi.

Komşular ile piknik

Olayın yaşandığında günlerden pazardı. Ilık bir kış günü. Elektrikçi Enver abi, Ayşe abla ve çocukları ile biz, hep birlikte Ay İrini isimli Akdeniz köyündeki çamlık ormanda pikniğe gitmiştik. Orada mantar topladık, ormandan bulduğumuz odunlarla da ateş yakıp kebab pişirdik, oynadık, koştuk, eğlendik çocukluğun verdiği tasasız neşe ve saflıkla. Hava kararmadan geri evlerimize dönüş başladı. Eve varınca annem hepimizi sıra ile alttan yanan şömineli, kazanlı hamamda yıkayıp pijamalarımızı giydirdi ve uyumamız için yatırdı.

Biz uyuduktan sonra Ayşe abla koşarak gelip annemlere ve tüm komşulara (sağır komşumuz hariç çünkü onu hatırlayamamıştı telaştan) alarm verdi. Ona da karşı komşusu olan Rum kadın, hazırlanıp derhal terk edin mahalleyi!!. Yoksa sabaha kalmaz Rum askerleri tüm buralara baskın yapıp hepinizi öldürecekler diye haber getirmişti. Ne olduğunu anlayamadan, mahmur gözlerden uyku süzülürken anne ve babam bizi yataklarımızdan pijamalı ve yalın ayak kucaklamalarıyla kaçmaya başladık. Ara sokaktan geçip Deveciler sokağına, oradan da babamın köylüsü olan Hulu Köyü muhtarının kızı Aysel Burhan’ın evine sığındık.

Benim küçüğüm Fikri potinlerim yok, pijamalıyım kıyafetlerim yok diye diye durmadan ağladı bütün yol boyunca. Şaşkın ve ne olduğunu anlamaya çalışırken 30-40 kişi bir odada can korkusu ve endişe içerisinde bekliyorduk. Birkaç gün burada kaldık. Bize kıyafet, uydurma terlik ve ayakkabı verdiler. Daha sonra İstanbul sokak hisar bölgesinde oturan baba anneminin (bizim doğduğumuz mahalle) bodrumuna sığındık. Mücahitler yandaki Filiz halamın evini savunmak için orayı mevzi haline getirmişlerdi. Balkondan av tüfekleri ile Rumların attığı havan topu, dom dom kurşunlarına karşılık verilirken o küçük bodrumda kaynatılan ve ölmeyecek kadar her birimize verilen birkaç tane kuru baklayı tüketiyorduk. Yeni Kapı bölgesinden yaylım ateşi altındaydık. Kurşunlar adeta yağmur gibi yağıyordu. Mübeccel ve Lema teyzeler hisar üstünde oturan diğer komşular da bodruma sığınmışlardı. Günlerce orada kaldık. Daha sonra Köşklüçiftlik’teki evini terk eden bir Ermeni’nin evini kiralayıp daha emniyetli bir bölgeye gittik.

Tüm eşyalarımızı terk ettiğimiz evde bırakmıştık. Hiçbir eşyamız yoktu artık. Babamın bir motosikleti vardı. İşine, çarşıya pazara onunla giderdi. Halamın eşi, Mustafa Toros eniştem ile anlaşıp gizlice terk ettiğimiz evden eşya almaya gittiler. Rumlar onlara silahlarla kurşun yağdırırken tekrar geri dönüp canlarını ancak kurtarabilmişlerdi. Aylar sonra arabulucu olarak bilinen, sözde barış sağlamak için Kıbrıs’ta bulunan İngiliz askerleri eşliğinde eve geri gittikleri zaman ise anneme, anne annemden kalan tüm altın ve ziynet eşyaları çalınmıştı. Ev talan edilip yağmalanmıştı. Sadece geriye kalan yatak, dolap gibi bazı eşyaları alıp dönebildiler. Bu arada sağır komşumuz sabahleyin öldürülmüş, hamile olan Şaziye abla ise arka duvardan atlayıp kaçmıştı.

Hiç unatamadığım bir diğer şey de sığındığımız bodrumdayken, Bayrak!, Bayrak! burası Kıbrıs Türkü’nün sesi Bayrak Radyosu! diye radyodan ilk anons yapılıyor ve ardından da rahmetlik Rauf Denktaş halkı bilgilendiriyor, aynı zamanda halka sükunet çağrısında bulunarak sakin olmalarını istiyordu. Ben henüz 7 yaşıma girmiş bir çocuk olarak savaştır, Enosis’tir nedir hiç bilmiyordum. Birçok karma yerleşim olan köylerdeki aile ve akrabalarımızdan haber bile alamıyorduk.
Bu arada Rumlar içerisinde de halk ikiye bölünmüş ve bir iç savaş başlamıştı.

Köşklüçiftlik’teki evimizin birkaç sokak ilerisindeki dereye yakın oturan Binbaşı Nihat İlhan, alaya göreve gittiği gün evini basan Rumlar, eşi ve çocuklarını hunhraca katletmişti. O sırada evde bulunan ev sahibi Ferdiye Gudum adlı yaşlı kadın da tuvalete saklanmıştı. Binbaşı bu büyük faciayı 4 gün sonra öğrenebilmişti ancak.

(Bu baskın sırasında Rıfle otomatik tabanca ile 12, mavzerlerle 6 olmak üzere toplam 33 el ateş edilen ve duvarlarında halen kurşun izleri bulunan bu ev, daha sonra barbarlık müzesine dönüşüp halkın ziyaretine açılacaktır. Kıbrıs’a bir gün yolunuz düşerse bu müzeyi mutlaka görmenizi tavsiye ederim.)

Yine aynı yıl Kerim Beşok dayım, Mağusa yolunda tır şöförü iken, arkadaşı ile Rumlar tarafından esir alınmıştı. Çeşitli kazılar yapıldı, aradan uzun yıllar geçti ama belki kemikleri dahi olsa bulunur diye ailesi ve bizler hep ümitle bekledik ancak hiçbir zaman ne dayımdan ne de tırdan haber alınabilmişti. O gün annem ve Müjgan yengemin haykırış ve çığlıkları hala kulaklarımda ve ölünceye kadar da hafızamda kalmaya devam edecek.

1963-1974 yılları arasında Atlılar, Sandallar, Murat Ağa başta olmak üzere toplam 103 Türk köyü Rumlar tarafından yerle bir edilmiş ve yaşlı, kadın, çocuk demeden toplu katliamlar yapılmıştır. Tüm bunlar o günleri yaşayanların hayatında derin izler bırakmıştır. Allah hiç kimseye savaş ve göç yaşatmasın. Yıllar sonra tekrar bir savaş daha yaşadım ve aileden birçok kayıplar daha verdik. Bir başka yazımda sizlerle o acı anılarımı da paylaşmak isterim.

Nefes aldığımız her anımıza şükrederek huzurlu, sağlıklı ve barış içerisinde güzel günler geçirmenizi diliyorum.

Tekrar buluşmak ümidi ile şen ve esen kalınız..

Saygılarımla,
Çimen Suphioğlu

34 YORUMLAR

  1. TC Cimen Celal yine müthiş bir yazı yazdın tebrik ederim. hele bir de anlattığın o sokakları, olayların yaşandığı yerleri bu yaz gezmiş ,görmüş biri olarak çok etkilendim . Allah bir daha o günleri yaşatmasın…yazdığın anı makaleleri mutlaka bir kitapta toplamalısın…??
    Sevgili nesrin ozer sagolunuz .insallah birgun hepsi bir kitabta toplanir.tskler

  2. Vayyy be Çimen, Allahım sana ailene ve tüm sevdiklerine artık aydınlık günler görmek nasip etsin inşallahsevgili Berrin Ozkaya tsklerimle.Amin diyorum

  3. Ah çimenim ne günlerdi öğünler bende ip yaşımdaydım ne güzel hatırlattın o korkunç günleri gençlerimizde öğrensin eline diline sağlık.
    Cok tskler Sevgi Biray Soytac.insallah canim

  4. Okudum ve çok duygulandım O günleri çok iy hatırlıyorum Dr un eşinin ve çocuklarının banyoda öldürülmüş resimlerini gazetelerde görmüştük Allah birdaha yaşatmasin
    Sevgili Leyla Sunaycana tsklerimi saygilarimi sunarim.amin bir daha olmasin savaslar diyorum

  5. Yazinizi cok buyuk bir uzuntuyle okudum. Hep duydugum anlatimlar ama bire bir yasayandan okumak daha baska. Allah hic kimseye savas yuzu gostermesin. Benim esimin ailesi de yunanistandan gelip turkiyeye yerlesen gocmenler. Onlarda butun mal varliklarini birakmak zorunda kalmislar. Ziynet esyalarini bile getirememisler.

    Cok tskler.En azindan genclerimiz vatan ve ozgurlugun ne oldugunu bilsinler.saygilarimla canim Emine Demet hanimcim

  6. Merhaba Cimenciğim
    Teşekkürler canım
    Tebrikler
    Acı da olsa hayatımızdan anılar yine de ..
    Hatırlamak unutmamak güzel ..
    Yaşanılanların bilinmesi gerek .
    Mutlu Pazarlar
    Sevgilerimle.Ben tsk ederim okuyup yorum biraktigin icin sevgili Aysel Suleyman.

  7. çok beğendim. hüzünlü ve çok değerli anılar. teşekkürler ♥️
    Sevgili Deniz Gunal bir yazarin agzindan bu yorumu duymak beni daha fazla yazmaya tesvik etti.cok tsklerimi sunarim.

  8. Guzel yazdın anagicim ama yazinin sonunda bütün şehitlermiz için bir dua edelim diye yazsaydın daha guzel olurdu.

    Canim bir tanecik oglum Rasih.Seninle her zaman gurur duydum.Avusturalyada dogup Vatani gorevini hem de gonullu yaptigin vatan topraklarinda isim sahibi deden sehit Rasih Suleyman ve diger tum kaybettigimiz sehitlerimizin ruhu sad olsun.mekanlari nur ile dolsun.Evet bu yaziyi okuyan herkes o azuz topraklar icin sehit olanlara dua etsinler.Tesekkur ederim.Rasih Husnu Rasih.

  9. Iyi ve kotu hayat bir cok ani birakir insanda. Bu hatiralari bir sonrakilere guzel anlatmissin. Hepimiz Kim Kim olursa olsun guzel ve koruyucu komsu ve dost olmamiz gerek. Selamlar
    SEVGILI Necla Tek yorum icin sag olunuz efendim.saygilarimla.

  10. Çok güzel bir yazı, tüm samimiyet ve yaşanmış duygularla ifade edilmiş tarihimiz..Sevgili ve degerli sayin Dr Ravza Veli degerli vaktinizi yine okuyup yorum yaparak beni onure ettiginiz icin tsk sunarim.saygilarimla.Topragi vatan yapan ugrunda can ve kan ile sulayan sehitlerimiz sayesindedir.her birinin mekani nur olsun.allahin rahmeti bol olsun.

  11. gunaydin Cimen hanim paylasim adina cok tesekur ederim huzunlu ve hazin gocmenlik oykunu keyifle okudum emegine saglik yeni yazilarini okumayi beklemek umuduyla iyi pazarlar. SEVGILI Mersl Aslan yorumun icin cok tskler.Iyi pazarlar arkadssim.sevgi ve saygilarimla

  12. Yuregine saglik guzel ablam cok tesekkur ederim guzel yazini paylastigin icin neler yasamissin oyle okurken gozlerim doldu ???
    Sevgili Hulya Arpaci.asil ben sana vakit ayirip okuyup yorum yazdigin icin cok tsk ederim canim .Fikirleriniz benim icin cok onemli ve ilham kaynagidir.sevgi ve saygilarimla.

  13. Çimencim nasılsın canım ? O yaşlarda küçücük yüreğinde ne fırtınalar kopmuş neler yaşamışsın ? belki de bugün bu kadar cesaretli ve etkin olmanın sebepleri yaşadıkların…… sevgiyle kal güzelim gönlüne sağlık. ❤?nan ki bir gün , seni şöyle oturup sakin sakin bütün yaşadıklarını dinlemek isterdim. ❤?
    COK DEGERLI can dostum Nevin Sevim hanimcim.yorumlarina sonsuz tsklerimle saygilarimla.

  14. Yanyana sokaklar birçok ortak nokta!!!Buram buram hasret kokan hatıralarla gurbet ellerde geçiyor ömrümüz.
    COK KIYMETLI OKUL ARKADASIM Dr Cemaliye Kendir.Aynen katiliyorum sana.Aradaki fark ise sen Anavatanda ben ise okyanuslar otesi dunyanin obur ucunda gurbetteyim.Yorumlarina tskler ve sevgi saygilarimi gonderiyorum arkadasim.

  15. Süpeeeerr. Ellerine yüreğine sağlık.?
    Emeklerine sağlık emek Hiçbir zaman boşa gitmez.selam ve sevgilerimle.??? ?

    Sevgili Aydan Ozgulen arkadasa yorum icin cok tskler eder selamlarimi gonderirim.

  16. Sizin hikayenizi okurken cok duygulandim bende kucuk yasta Australia geldik ve ayni hisleri yasadik Kibrisa olan hasret hic bir zaman gecmez. Simdiki seneler 9 ay Kibrista 3 ay burda yasasakta ne Kibrisliyiz nede Australialiyiz. Sevgiler
    cok tskler sayin Zarife Fuat hanfendi, saygilairmla

  17. Bizlerde 39 senedir Mildurada yasiyoruz ondan once ise Sydney de yasadik. Dile kolay, diger yazilarinizida okudum hepside harika sizi Tebrik ederim. Evet cocuklar Ve torunlar icin her sene gider gelirim.
    cok tsk ederim Zarife hanimcim.

  18. Yine çok duygulandım. Küçücük yaşta neler yaşamışsın. Ben de 9 yaşında buraya geldiğimde kötü anılar yaşadım sanıyordum, beterin beteri varmış. Bir şey dikkatimi çekti yazınızda, bir Rum bayan haber verdi ve bu bayanın sayesinde bir sürü insanın hayatı kurtuldu ve sonraları Rum’lar ikiye ayrılmış ve bir iç savaş çıkmış onların arasında. Acaba bir kısım bu şiddete karşımı çıkıyordu.
    Çok iyi hatırlıyorum, Kıbrıs askeri çıkarmasında, Ecevit tarafından, bunu da biliyorum çünkü burada haberlerde çıkmıştı ve İngilizce konuşabiliyor diye sevinmiştik. Rahmetli annemin çalıştığı fabrikada, Rum bayanlar, yemek odasını, ikiye ayırıp, asla bir Türk bizim tarafa geçemez demişler. Kendi masasından bir Rum bayan yüksek sesle, orada olupta bir Türk elime geçse, onu lime lime kesip, tuz basarım diye kolunu göstererek tarif ediyormuş. Sonra bir Rum bayan bunların yanına gelip siz ona bakmayın ve üzülmeyin demiş. İşte o bayan annemin sanki öz kızkardeşi gibi, annem vefat edene kadar olmuştu. Hatta annem vefat ettiğinde Yumanistan’daydı, ve kızı haber verdiğinde, o kadar ağlamışki, etraftaki kimse inanamamış, yani sen bir Türk öldüğü içinmi bu kadar üzüldü n diye. Size haber veren Rum bayanda demek Marta gibiymiş. İyiki varmış, çünkü şimdi bu yazıları nereden görecektik dimi? Sevgiler. ?❤️??

    • Evet sevgili Naime.Cok sukur komsunun dip komsudu rum kadin sayesinde bir mahalle katliamdan kurtarildi.1974 baris ha rekati yazimda da ozetle hatiralarimi yazacagim .Her seferinde yazilarimi okuyup yorumladigin icin tskler ederim.5 parnagimiz da ayni boyutta degil.Rumlar aradinda da fanatikleri de var karma koylerde yasiyan kardes gibi gecinen iyileri de vardir . SANSLIYDIK. Tabii ki gerek 63 de bircok kayip ve sehitler verdigimiz gibi 74 de de cok kayiplarimiz du.Bu yuzden ben savas ve siddet iceren fili.leri izleyemiyorum.Savastan nefret ediyorum.Allah an huzurlu ve savassiz bir dunya yadami diyorum.yorum icin tekrar tskler .

  19. Tatlım tebrik ediyorum seni.O kadar sade ve naif yazdın ki insan bu yazıların içtenliğine hayran kalır.
    Sevgili Zehra Cengiz yorumlarina tskler.74 savasini yazarken kizkardesinle bize gelisinden de bahsedecegim izninle

  20. Nazenin Gürsoy Kaleminize sağlık, anılarda kalsın birdaha Allah yaşatmasın böyle acı şeyleri.??
    Manage
    Like
    · Reply · 1m
    TC Cimen Celal
    TC Cimen Celal amin tanrim. insallah bir daha olmasin . okuyup yorum yazdiginiz iicn cok tskler
    Manage
    Like · Reply · 1m

  21. Çimen bravo benim hatırlayamadığım bazı ayrıntıları,ok güzel anlattın o acı korkunç günleri inşallah artık görmiyeceğiz sevgiler

    SEVGILI HALACIGIM Gonce Toros haklisin.Allah bir daha yasatmasin.tskler.saygilar.

  22. Çimen hanım ,neler yaşamışsınız.Ayrıca o yaşta bütün bunları izleyip detaylı hatırlamak müthìş bir hafıza oldugunu gösterir.Umarım artık böyle acılar yaşanmaz.Kaleminize ve yüreginize saglık.
    SEVGILI Umran Şimşir hanimcim.Cok tskler umran hanimcim.74 de de daha buygunu yasadim.Sukur olsun hayat devam ediyor.Atamizin dedigi gibi Yurtta Sulh Cihanda Sulh diyorum.Sehitler olmasin artik.Analar aglamasinlar

  23. Çok güzel anlatmışın yaşadıklarını yüreğine sağlık savaş demek herşeyini yitirmek demek

    SEVGILI MUALLA BUKULMEZ cocuk yasta savas ve hayatta jalma mucadelesi ile ugrasiyoruz.Yikilmadan devam etmeye calisiyoruz.Savas hicbir sekilde ve hic kimseye yasatilmasin.1974 te tekrar can korkusu ve savas yasadim kendi payima.Belki daha guclu olmayi ogrendim.yazimi okuyup deferli yorum yapan herjese sonsuz sevgi ve saygilarimi’tesekkurlerimi sunuyorum

  24. Savaş son derece harap edici bir daha yaşanmasın inşallah … Yazına bayıldım tebrikler?

    cok tsk ederim sevgili Yasemin Metcanoglu. Amin bir daha yasanmasin dileklerimizle insallah.

  25. Kaleminize ve size saglik dilerim Cimen ablacim,anilarinizda buyuk bir yeri olan yasadiginiz aci gercekleri dile getirdiginiz her sozcukte bizde yasamis gibi olduk cok uzucu yasadiklariniz ..cok uzgunum kibrislilar adina, Allah birdaha yasatmasin kotu gunleri, kimseyi vatanindan evinden ailesinden ayri dusurmesin..yazilarinin devamini dilerim basarilar seninle olsun sevgiyle kal..?
    Sevgili Seniye Eser cok tsk ederim, sag ol var ol.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here