Hayat ve Hatırat: İYİ CUMALAR (GOOD FRIDAY) HAYAT!!!

13
117

Merhaba sevgili okuyucularım,
Bu yazımı tam da Avustralya ve tüm dünyadaki Hıristiyanların Good Friday dedikleri meşhur bir gün yazmaya başladım. Bunu açıklama ihtiyacı duymadığım için detaya da girmeyeceğim. O yüzden asıl konuma döneyim. Nedense alışılmışın dışında birkaç gündür sebebini bilmeden erken uyanıyorum. Erken dedimse de saat 9 veya 9.30 gibi. Genelde imsomnia dedikleri uykusuzluk sendromu yüzünden çok geç uykuya dalarım. (24 saat çok az ve yapılacak işler çok diye beynimde devamlı düşünmüyorum desem yalan olur.) Çok şükür yine yeni bir gün. Hayattayım ve yine nefes alabiliyorum. Sıcacık yatağımda kalıp bahçeden gelen kumru seslerini dinledim biraz. Tabiat ana yine canlı ve hayat ne kadar güzel dedim kendi kendime. Kuşlar penceremin tam karşısına denk gelen ağaca yuva yapıp yavrular doğurmuşlar. Biz sahiplendikçe onlar da bize güven duydular. (Bir ara ağaç bakımı yaparken yuvalarını görmeden düşürmüştüm, tekrar toparlayıp yerleştirdim ve orada yaşamaya devam ettiler.)

Bahçeye, çiçeklere, kuşlara, doğaya, resim yapmaya, şarkı söylemeye her zaman vakit ayırmışımdır. Bunlar hobilerim arasında devamlı ön planda oldular. Kitap okuma ve yazma ise ömürlük yaşam kaynağım. Bir ara bahçemde finch denilen minik kuşlar ve kanaryalarım vardı. Gerçi hala kanaryalarım var. Hatta bu yıl birçok da yavru yaptılar. Evimizde kedi hiçbir zaman eksik olmadı. (Bir gün gold fish cinsi kırmızı balıklarımı kedimizin ağzında bulunca balıklardan vaz geçmek zorunda kalmıştım) Şimdilerde Boncuk adında bir kedimiz var. Siyah ve kül rengi. Ondan önceki Pamuk ise çok hareketli ve yaramazdı. Damlarda, ağaçlarda gezerdi. Nitekim çapkınlığa gitti ve geri dönmedi. Onu günlerce aradık ama akıbetini bir türlü öğrenemedik. Hemen ardından da ayağı doğuştan aksayan dişi yeni bir yavru kedi bize hediye edildi. En azından bu kedi ağaçlara tırmanıp kaçamayacaktı. Türkçe konuşup, kuşlar senin kardeşlerin diyerek sevgi ve şefkat ile tembihlerde bulunarak onu kuşlara dokunmamaya alıştırdık. (Fakat şimdi de bahçeye rahatça gelen tüm kuşları oturup izlediğinden kendi mamasını bile yedikleri halde sadece zevkle onlara bakmakla yetiniyor. Ehhhhh böyle garanti kapı olunca da hayvanlar gayet rahatlar. Bu da çok doğal oluyor tabii ki!)

Daha sonra yatağımdan kalkıp el yüz yıkama, diş fırçalama gibi sabahki rutin işlerimi tamamlayıp bir ara sosyal medyada gezindim. Çağımızın olmazssa olmazı mı diyeyim yoksa canavarı mı? Gelip girmiş hayatımıza. Onunla yatıp onunla kalkar olmuşuz neredeyse. Faydaları kadar zararları da çok mutlaka. (Bir başka yazımda da bu konuyu ele alıp paylaşmayı düşünüyorum sizlerle.) Kanaryalarım bir birleri ile yarış yapar gibi müthiş bir konser veriyorlar şakıyarak. Onlarla sabah sohbetimizi yapıp kafeslerini temizledim. Banyo sularının temizliğinde yıkanıp çoştular. Bu sabah sebebini bilmediğim bir sevinç ve huzur ile uyandım. Ancak tam son kafese geldiğimde bir de baktım ki ne göreyim!!. Aylardır yumurtadan çıkıp büyümesini adım adım izlediğim sarı kanaryam ölmüş. Peki neydi sebebi? Tam olarak bilemiyorum ki!.. Oysa gereken özeni gösteriyordum ben. Fakat bu yıl yaz ayları çok sıcak geçtiğinden içerideydiler ve güneş ışığı görmeden çoğaldılar. Mevsim geçtiği halde hala yumurta ve yavrular çıkıyor ardından da belirli bir süre sonra tek tük ölüyorlardı. Aniden içimi derin bir hüzün kaplamaya başladı. Oysa bu gün Cuma. Diğer günlerden ne farkı var der gibisiniz! Bu gün Müslümanların değer verdiği mübarek Cuma ve özellikle Kandil günüydü. Bir de içinde yaşadığım ülkenin Easter Good Friday dedikleri kutsal bir günü. Neyse uzatmıyayım. Minik kuşu alıp, gömmek için çıktığım bahçemde bahar vardı. Kuruyan çiçekler için toprak, saksı, vitamin temin etme gibi uğraşılarım işe yaramış ve yeniden canlanmışlar. Teker teker özenle seçip saksılarda yeni yapraklar, tomurcuklar açan güllerim sanki bir yarış ve sevinç içindelerdi. Arka bahçemde evin her iki köşesine arkadaşımın verdiği budaklardan koca ağaç olan Pakistan gecelerinin muhteşem, nadide çiçeklerinden gelen baş döndürücü parfümler hafif rüzgar ile burnuma geldi. Yaseminlerimin coşkusu 10. yılı aşan limon ağacım bir türlü yerine alışamasa da inatla savaşıp nihayet birkaç limonu ile hayata tutunmuş bırakmıyor. Yıllardır sabır ile beklediğim ve rahmetlik anneciğimin hatırası olan ikinci yılında tüm dallarını çiçekleri ile doldurmuş sanki gelinlik giyip de takılarını takmış misali yeni dünya ağacım. Hemen duvara dayalı salıncağımın davetkar halini görüp oturuverdim. Tam da bu güzelliklere ve düşüncelere dalmıştım ki grup halinde bir güvercin ordusu bembeyaz renklerde evin üstünden daire çizerek gösteriye geçtiler. Hayranlık ve şaşkınlık ile izledim onları. Hatta elimdeki telefonla canlı görüntü almayı da ihmal etmedim. Kesinlikle bu gün diğerlerinden çok farklı ve özeldi. Kuşlar 3 sefer daha daireler çizdiler ve uzaklaştılar. Tüm bu gördüğüm güzellikler yanında belki daha fazla görebileceklerim olmalı. Yeni bir karar daha verdim. Hayat çok kısa, acımasız olduğu kadar da yaşanacak güzelliklerle dolu. Aslında neden biz insanlar alışkanlık haline getirip hep şikayet ediyoruz, kaçış yolları arıyoruz veya her şeyde suçlu bulmaya çabalıyoruz? Oysa nefes alabilmek bile başlı başına bir mucize ve lütüf değil mi? İnsanoğlu hep ister; daha iyisini, daha fazlasını… Veya hayalleri gerçek olmayınca hemen hayal kırıklığı ve öfke yaşar.

Hayatın her anı güzeldir, özeldir ve tekrarı yoktur asla. Kulak verelim kendi içimize, bedenlerimize. Ben şahsen korkuyorum; çünkü vücüdum bana sorular soracak ve ben cevaplamakta çok aciz kalacağım. Vakit geç olsa bile en azından bundan böyle onları anlayıp, ağrılara, sızılara onların çığlıklarına daha ılımlı ve sabırlı olmaya çalışacağım. Yıllarca tüm uzuvlarımı hor kullanıp yorduğum için ben onlardan özür diliyorum. Yıllarca çalışıp yorduğum ayaklarım… Size eziyet ettiğim için şimdi ağırlaşıp beni taşımaya zorlansanız bile sizden de özür diliyorum. Belimden oynayan diskler siz de araba kazası sonucu oynadınız yerlerinizden ama suçlu değilsiniz. Pakistanlı genç öğrenci araba kullanırken neyin telaşında idi? Elinde teknoloji aleti ile sosyal medyada yazışırken trafiğin yoğunlaşıp, durduğumuzu göremeden çarpmadı mı? Nasıl, nereden geldiğini bilmediğim bir gürültülü ses ve radyodaki şen müzik kayboluverdi aniden. Yine başım, dizlerim, dirseklerim öne arkaya savrulup yaz sıcağında arabada kilitli kalan zavallı ben. Koltuk kırılıp yatak gibi olmuş. Ambulans ve yangın vidanjorü sesleri arasından araba kesilerek çıkan bu bedenim değil miydi yine? Hayat yine bana hediye edilmişti. Hayat çok güzel. Allah’ım bizlere verdiğin bu değerli ve ödünç uzuvlarımızı gereğinden fazla yormadan, her günümüzde etrafımıza duyarlı, huzurlu, sabırlı ve olabildiğince sağlıklı yaşayalım. Ağrı ve sızılar ile kabullenip onlara öfke yerine sabır ve şükür içinde olalım. Geç olmadan sevgimizi paylaşalım. Paylaştıkça çoğaldığını göreceğiz.

Bu yazı sanırım biraz da kendimle bir yüzleşmeydi. Alınan kararlar ve nihayetinde yaşanmışlıklar. Farkındalığım, geç olmadan deyişlerim belki de. İyikilerim, var olmuşluğum, şükranlarım, özürlerim, pişmanlıklarım… Hayatın ta kendisi… Adı artık her ne ise!

Huzur içerisinde sizler de zaman zaman kulak verin kendinize.

Bir başka yazıda tekrar buluşmak dileğiyle.

Esen kalınız.

Çimen Suphioğlu

13 YORUMLAR

  1. Cok duygu gecisleri yasamissin belli. Guzelde anlatmissin. Kalemine saglik. Birde cimen ablacim kuslar hastalandimi yoksa. Birbirlerine bulastirmis olmasin. 😢😘
    Sevgili hayrunisa akpinar yorum icin cok tskler canim.

  2. Ağzına sağlık çimenciğim hayat herşeye rağmen güzel diyorsunaraba kazası geçirdiğini bilmiyordum.geçmiş olsun bayağı ağır.bır kazaymış yazın yaşama sevinci ve umut dolu devamını beklerim.

    Sevgili Biray Soytac cok tskler guzel yorumlarin icin

  3. Her zamanki gibi süpersin canım güzel gönlüne sağlık. Sevgiler. ❤️😘🌹🌺

    Degerli dost Nevin sevim hanim .tskler ederim.sevgi ve saygilarimla

  4. Kaleminize sağlık. Bana hissettirdiğiniz ve yazacağım tek şey, hayat çok güzel. Kendimi çok iyi hissettim bu yazınızı okuyunca. Harikasınız tek sözle, teşekkürler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here