Gündem: “YA HASSAN KHALIF BEYAZ OLSAYDI”

1
214

Suçlu Kim?

9 Kasım Cuma günü 4.30 civarında King Street’te çalıştığım kolejden çıktığımda, polis sirenlerini duydum ve polisle acil durum araçlarını yolda giderlerken gördüm. O anda 3 sokaktan daha az uzakta bir yerde, başka bir akıl hastası adamın daha kargaşa çıkarıp alışveriş yapanlarla dükkân sahiplerini teröre boğduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu.

Şimdi ise saldırının ardında Hassan Khalif Shire Ali adlı Somalili bir mültecinin, Cuma öğleden sonra şehirde birkaç dakika içinde sebep olduğu çılgınlıkla ilgili temel gerçekleri biliyoruz.

Beni ilgilendiren kısmı ise, her eğilimden politikacının bu saldırıyı ne kadar çabuk şekilde bu hafta sonu yapılacak Victoria eyalet seçimleri öncesinde kendi politik çıkarları için kullanmaya çalışmaları oldu.

Saldırıdan daha 24 saat geçmeden ve bütün gerçekler ortaya çıkmadan önce, Başbakan Scott Morrison ve Eyalet Liberal Parti Lideri Matthew Guy, Melbourne merkezinde sokaklardaydılar ve Kanun ve Nizam sopasının Eyalet’in İşçi Partili Hükümeti’ni dövmesini sağlamaya çalışıyordular.

Suça Karşılık İstihdam

Bu sıralar Victoria’da işsizlik düşük seviyelerde seyrediyor (işgücünün yüzde 4,6’sından daha az). Ev fiyatları düşmesine rağmen hala rekor seviyelerde ve Victorialı tüketiciler genelde ekonominin geleceğinden güven duyuyor.

Hükümet için bu anahtar ekonomik göstergeler diğer göstergelerle birlikte olumluyken, İşçi Partisi Hükümeti için kara bulut, suçun ve şiddetin eyalette kontrolsüzce cirit attığı yönündeki algıların var olması.

Kendi açısından Liberal Parti bu suç korkusunu seçimi kazanmada anahtar strateji olarak görüyor ve birkaç gün önce olan da bu stratejinin bir parçası. Federal Başbakan ve Matthew Guy, “Siyahi Bir Müslüman’ın” eylemlerinden dolayı İşçi Partisi Hükümeti’ne ve dolayısıyla Daniel Andrews’a saldırmak için ortaya çıktılar.

“Siyahi ve Müslüman”

Bilinmeyenden korkan kırsaldaki ve şehir dışındaki “Beyaz Avustralyalılar” için Hassan Khalif Shire Ali ne harika bir “öcü” ve “mükemmel fırtına” oldu. Bir yıldan fazladır Victoria medyası, evleri basan ve sokaktaki insanlara saldıran “Afrikalı Çeteler” vakalarını öne çıkarıp duruyordu. Bu korkuyu ve bazılarının Müslümanlara karşı hissettiği doğal ırkçılığı artıracak ve Liberal Parti’nin oy kazanmak için kullanacağı harika bir araç olarak bir de bu olay çıktı.

İşin gerçekten utanılacak tarafı, durum hep böyle değildi. Genç bir üniversite öğrencisiyken karşı olduğum merhum Liberal Başbakan Malcolm Fraser, hiçbir zaman ırkçı politikalara oynamazdı ve en ufak ırkçılık yapan herkese karşı çıkardı.

“Müslüman Liderlerin daha çok şey yapması gerek”??

Başbakan’ın yaptığı bu açıklama, o kadar anlamsız ve tepkisel ki, bütün anlamını kaybetti ve diğer politikacılar tarafından bile ciddiye alınmadı ve sadece haber döngüsünde bir günden az var olabildi. Başbakan biliyor ki Müslüman toplumu, geniş yelpazede dini yorumlara sahip farklı kökenlerden gelen farklı gruplardan oluşuyor. Söylemleri, One Nation gibi küçük partilere kaymakta olan aşırı muhafazakar seçmenlerin marjinal oylarını almaya yönelik.

Gerçekte kimden nefret ediyorlar?

Çoğu ırkçı, derin düşünceden ve bilgiden yoksundur: Hinduların ve türban takan Sihlerin ve diğerlerinin, Müslüman oldukları sanılarak saldırıya uğradığına dair çok şikayet mevcut. Türk Müslümanların büyük çoğunluğunun herhangi bir olumsuz tepkiyle karşılaşmayacakları gibi bir gerçek de ortada.

Gerçeği kabul etmek zor ve çoğu Avustralyalının ırkçı olmadığına inanıyorum, fakat her ikisi de geleneksel başörtüsü takan biri beyaz “Avrupalı Müslüman” diğeri siyahi “Afrikalı Müslüman” iki kadını alsak, her ikisinin yaşayacağı ırkçılık seviyesi tamamen farklı olacaktır.

Yaklaşık 1 yıl önce, 20 Ocak 2017’de Dimitrous Gargasoulas, Bourke Street’te 6 kişinin öldüğü ve 36 kişinin yaralandığı benzer bir saldırı düzenlemişti. Hiçbir haberde Gargasoulas’ın dini kökeninden bahsedilmezken, akıl hastası olduğu kabul edilmişti. Gerçekten de Gargasoulas yakın zamanda Hz İsa’nın kendisine aracını kalabalığın içine sürmesini söylediğini iddia etmişti.

Bu olayı kişisel olarak almayın

Saldırıdan sonra bir grup arkadaşla barbeküdeydim; endişeli ve kızgındılar, Başbakan’ın ve Matthew Guy’ın kameralara oynadıklarını düşünüyorlardı, hepsi bunun kendileri için anlamının ne olduğunu sorguluyordu, Avustralya vatandaşları değiller miydi? Onlar da vergi ödemiyor muydu? Kanuna saygı gösterip diğerleriyle uyum içinde yaşamaya çalışmıyorlar mıydı? Size de onlara ne söylediysem, onu söyleyeceğim:

Sakin kalmaya çalışın. Bu trajedi, başa baş bir eyalet seçiminin ortasında meydana geldi. Eğer Liberal Parti bu seçimi kaybederse, Başbakan’a önceki başbakanın yerine 3 ay önce kimin geçtiği sorulmaya başlayacak: Hani Scott Morrison Liberal Parti’ye seçim zaferleri kazandırmayacak mıydı?

Kısa vadeli politik ihtiyaçlar, Avustralya’nın değişen manzarasından korkan kırsaldaki seçmenlerin korkularıyla örtüşüyor. Müslümanlar, bu ülkede 1800’lerdeki Afgan deve sürücülerinden beri varlar ve şimdi nüfusun yüzde 3’ünü oluşturuyorlar.

Bu bir İslam ve Müslüman radikaller sorunu değil, bu bir “güçlü siyahi adam” korku algısı. Avustralya’da “Beyaz Avustralya” politikası gerçekliği kabul edilmeden, ırk ve terör etrafında hiçbir tartışma yapılamaz.

Avrupa’dan olmayan herkes, bilinmeyeni temsil ediyor. İlk soruma geri dönüyorum:

“Ya Hassan Khalif Shire Ali beyaz olsaydı?”

Lütfen sakin kalın, burası harika bir ülke ve bazıları sizin burada yaşamamanızı dilese de, milliyetçi aşırı muhafazakâr partiler, oyların yüzde 5’inden fazlasını asla alamadılar. Sistemin bir parçası olun.

Cumartesi günü, oy pusulalarında 16 kadar Müslüman yer alacak ve gelecek eyalet ve federal seçimlerde daha da artacaklarını umuyorum. Korku ve öfkeyle kabuğumuza çekilmek, aradığımız cevap değildir.

Gelecek birkaç hafta boyunca, sevgili memleketim İstanbul’dan yazıyor olacağım. Tekrar Kadıköy’de olacağım, fakat yine de Avustralya haberleri ve konuları hakkında yazacağım.

Kamil Can
Melbourne, Victoria

1 Yorum

  1. Seni candan kutlarim,.Yazilarini dikkatlice ve ozenle okuyorum. Gerceklere isik tutan mantikli aciklamalarinla seni kutluyorum. yazmaya devam, Tatiliniz de guzel ve mutlu gecssin. selamlar.
    cimen suphioglu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here