Gündem: KİŞİSEL ÖZGÜRLÜK MÜ YOKSA DİNİ ÖZGÜRLÜK MÜ?

0
235

Son birkaç haftadır Avustralya medyası, dini okullara, toplum hizmetlerine ve işletmelere sağlanan dini hakların ne seviyede korunacağını tartışıyor.

Burada tartışılan esas nokta, bazılarının dini haklarının diğerlerininkinden daha önemli mi olduğu ve daha fazla korumaya muhtaç olup olmadığı sorusu. Geçen yıl Avustralyalıların çoğu aynı cinsiyetten kişilerin evliliğinde eşitliği kabul eden oy kullandı. Bu durum çokları tarafından memnuniyetle karşılanırken, diğer yandan da bazı soruların sorulmasına yol açtı.

Evlilik Eşitliği

Yeni yasaların yürürlüğe girmesinden sonra, bu durumun dini kurumlar ve okullar için ne anlama geldiği hakkında sorular soruldu. Kiliseler, eşcinsel çiftlerin kilisede evliliğine izin vermek zorunda mı? Bir kişi açıkça eşcinsel ya da ateist olup aynı zamanda dini bir okulda çalışabilir mi?

Bu sorulara karşılık zamanın başbakanı Malcolm Turnbull, Howard Hükümeti döneminde uzun süre bakanlık yapmış olan Philip Ruddock’un yönetiminde bir komisyonun Avustralya’da dini özgürlükleri araştırmasını istedi. Turnbull, komisyonu “tam zamanında bir uzman stok sayımı” olarak niteledi. Araştırma Mayıs ayında tamamlandı ve yeni Başbakan Scott Morrison, komisyonun tavsiyelerine cevap vermek durumunda.

Ruddock Değerlendirmesi

Şimdiye kadar hükümet, değerlendirmeyi kamuoyuna açıklamadı. Öyle görünüyor ki hükümet Wentworth’teki ara seçimlerden önce hiçbir tartışma çıkmasını istemedi. Bazı sızıntılar oldu ve değerlendirme raporu, yeni yasaların dini özgürlükleri açıkça koruyacak şekilde çıkarılmasını tavsiye edecek gibi görünüyor. Hâlihazırda dini kurumlara, eşsiz ya da iyi tanımlanmış bir yasa yerine, aksine ayrımcılık yasalarından muafiyet içeren büyük özgürlükler tanınmış durumda.

Avustralya Anayasası ve dini özgürlükler

Avustralya Anayasası’nın 116’ncı maddesinde devletin hiçbir dini empoze etmeyeceği ya da “hiçbir dinin özgürce uygulanmasını yasaklayan” kanunlar yapamayacağı belirtiliyor. Bu madde, federal yasalara Yüksek Mahkeme’de karşı çıkılabilmesiyle ilgili genel bir prensip sağlıyor. Fakat Avustralya Anayasası, Eyalet Hükümetlerinin ne yapıp yapamayacağını belirtmediğinden, bu durum dini özgürlük savunucularını kaygılandıran konuların başında geliyor.

Hangi “özgürlükler?”

Hâlihazırda (bugün), dini okullar ve diğer kurumlar, kişisel karakter özelliklerine dayanarak personel çalıştırma ya da işten çıkarma hakkına sahipler. Örneğin, bir Hristiyan ya da Müslüman okulu, açıkça eşcinsel olan ya da aynı cinsten biriyle evli olan bir kişiyi çalıştırmamayı seçebilir, ya da okul kendisini eşcinsel olarak tanımlayan bir öğrenciyi atabilir. Bu okullar, personellerinin ve öğrencilerinin dini öğretilere göre yaşamalarını bekleme hakkına sahip olduklarını savunuyor.

Bu, bizim için ne anlama geliyor?

Türklerin çoğu İslam inancına inanıyor olsa da, inancımıza ne kadar bağlı olduğumuz ya da inancımızı nasıl yorumladığımız konusunda farklı düşünüyoruz.

Bugün 12’ye yakın Türk toplum okulu bulunuyor, bunların bazıları diğerlerine göre daha az dini kimliğe sahip olsa da, hepsi personel çalıştırma, işten çıkarma ve öğrencileri okuldan atma konusunda Katolik ya da diğer Hristiyan okullarıyla aynı haklara sahipler. Bu konu, ayrıca kültürel ya da dini kimliğe dayalı kuruluş ilkelerine sahip diğer kurumlara da genişletilebilir. Bugün itibariyle okullar, öğrencilerine inançlarına uygun eğitim verme hakkına sahipler. Osmanlı Köyü Yaşlılar Evi gibi yerler, personel işe alırken kültürel ve dini uygunluğu göz önünde bulundurabilir. Fakat evlilik eşitliği yasasından sonra, bu haklar konusunda sorular gündeme geliyor.

Federal Parlamento’da Senatör Derryn Hinch, öğretmenlerin ve öğrencilerin bireysel haklarını koruyan okulların hiçbir devlet yardımı almamasını önerdi. Eğer bu öneri kabul edilirse, Mt Hira, İlim, Sirius ya da Irfan College gibi özel okullara çocuğunuzu göndermenin faturası, yılda öğrenci başına 5000 dolardan fazla artabilir.

Avustralya Vatandaşlığı

Yıllar boyu birçok Türk’ün Avustralya vatandaşı olmasına yardımcı oldum. Vatandaşlık testine girenlerin anlamakta en çok zorlandıkları bölüm; “Avustralya’nın demokratik inançları, hakları ve özgürlükleri” bölümüydü. Bu bölümde, biri hepimizin sahip olduğu eşitliğe ve diğeri vatandaşların sahip olduğu özgürlüklere atıfta bulunan iki kısım bulunuyor.

Eşitliğe Karşılık Haklar Karmaşası

Ruddock değerlendirmesi şu soruyu ortaya atıyor: Bütün Avustralyalıların sahip olduğu eşitlik hakkı, dini özgürlüklerin önüne geçiyor mu? Benzer düşünceli kişilerin oluşturduğu bir toplumun hakları başladığında, bir kişinin hakları nerede sona eriyor?

Ne yapacağız?

Bunlar karmaşık konular ve bir toplum olarak bizi de etkileyecek. Din karşıtı herhangi bir yasanın Parlamento’dan geçme olasılığı son derece düşük. Hükümet zaten okulları ve toplumsal grupları koruyacak bir tür sınırlı yasama getirmeye çalışacağını açıklamış durumda.

Bu sırada, eğer bu konu sizin için önem arz ediyorsa, haberleri takip edin, Parlamento’daki yerel eyalet milletvekilinizi arayın. Görüşünüzü belirten kısa bir not bırakmak için iki dakikanızı ayırın. Dünyadaki her türlü hak size verilebilir, fakat bu hakları korumak için ayağa kalkmazsanız, bunlar sizden alınabilir ve alırlar da…

Kişisel olarak bireysel hakların korunması zorunluluğuna inanıyorum, fakat bunun bedeli ne olacak ve bu bedeli kim ödeyecek diye de soruyorum.

Tekrar görüşene dek haberlerinizin iyi olması dileğiyle.

Kamil Can
Melbourne, Victoria

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here