Filistinlilere yönelik “cinayet ve şiddete” katılmayı reddettiği için tutuklanan İsrailli genç kız serbest bırakıldı

0

Askerlik hizmetinin kadınlar için de zorunlu olduğu İsrail’de kimileri bazı bahaneler sürerek orduya yazılmaktan kaçmaya çalışıyor, kimileri de açıkça itiraz ederek yargı süreciyle karşı karşıya kalıyor.

Filistinlilere yönelik “cinayet, şiddet ve yıkım” suçlarına ortak olmamak adına orduya yazılmayı reddettiği için tutuklanıp askeri hapishaneye gönderilen 19 yaşındaki İsrailli Hallel Rabin, ceza süresinin dolmasının ardından serbest bırakıldı.

Rabin tutulduğu “6 numaralı” askeri cezaevinde toplam 56 gün kaldı. Sonrasında 80 gün daha ceza alması beklenirken cuma günü serbest bırakıldı.

Sorguyla geçen 4 duruşmanın ardından askeri kurul, Rabin’in “pasifizminin samimi olduğu” ve daha fazla hapis cezasına neden olacak şekilde “siyasi saiklerle” yönlendirilmediği sonucuna vardı.

Ülkede 18 yaşını dolduran genç kızlar iki yıllığına askere alınırken, erkekler içinse bu süre en az 32 ayı buluyor.

İsrailli Arapların yanı sıra Ultra-Ortodoks kadınlar ve bazı erkekler bu görevden muaf tutuluyor.

Askerlik hizmeti İsrail vatandaşlarının çoğu için zorunlu ve birçoğu çeşitli gerekçelerle muafiyet talep ederken Rabin gibi bazıları da silahlı güçlere katılmayı açıkça reddederek ordunun bir parçası olmayı kabul etmiyor.

“Deliyim diyebilirdim ama delice olan bu durum”

Muafiyet kazanmak isteyen bazı gençler Yahudi dini okullarında tam zamanlı çalıştıklarını iddia ederken, kimileri de akıl sağlığı sorunları olduğunu ileri sürüyor.

Rabin ise pasifist inançlarını gizlememeyi ve sonuçlarla yüzleşmeyi seçip “kolay yolu tercih etmediğini” söyledi.

AFP’ye konuşan genç kız, “Deli olduğumu anlatıp yalan söyleyebilirdim. Ben deli değilim. Delice olan… buradaki durum” ifadesini kullandı.

Rabin, askerlik hizmetini genç İsraillilerin neredeyse kaçınılmaz bir akıbeti olarak nitelendirirken, “Büyüyorsun ve bir asker olacağını biliyorsun. Çeneni kapayacaksın ve işini yapacaksın” dedi.

“Vatan haini” deyip tehdit ettiler

Genç kız sosyal medyada yayılan bir videoda, İsrail devletinin işgal altındaki Filistin topraklarında yaptıklarına ve Filistinlilerin maruz kaldığı uygulamalara dikkati çekerek, “Toprakları işgal ediyor oluşumuz, Gazze’de bir abluka uygulanması ve şok edici ayrımcılık bu işin bir parçası olmama kararımı pekiştirdi. Çünkü ordu, bir halkı ezen, ayrımcılık yapan ve zapt eden bir politikaya tabi” demişti.

Sosyal medyada “vatana ihanet” suçlamaları ve ölüm tehditleri de dahil olmak üzere ciddi bir tepkiyle karşılaşan Rabin’e mahkemedeki askeri kurul da İran’ın bir nükleer silah inşa etme çabalarına atıfta bulunarak “Sence yapmalarına izin vermeli miyiz?” sorusunu yöneltti.

Rabin, “Hayır, ama bu konuda ne yapabilirim? Bu konuda bir şeyler yapmak benim işim değil” yanıtını verirken kendini gülmekten alıkoyamadığını da anlattı.

İsrailli gazeteci Amira Hass, geçen ay Haaretz için kaleme aldığı bir köşe yazısında, işgal altındaki Filistin topraklarında askerlik hizmetini yapmayı reddeden 19 yaşındaki İsrailli Rabin’i ve genç kızın “öldürme, şiddet ve yıkıma” karışmayı reddetmesini gündeme getirmişti.

Diğer taraftan Rabin askeri suçlara dahil olmamak için orduya katılmayı reddeden ilk İsrailli değil.

İsrail barış grubu Yesh Gvul’a göre sadece 2019’da 5 kişi orduya katılmayı kabul etmedikleri için hapse atıldı.

Independent Türkçe, AFP, Haaretz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here