Faiz İndirimlerinin Ardındaki Karanlık Gerçek

0
409

Merkez Bankası’nın Seçenekleri Hızla Tükeniyor*

Merkez Bankası’nın faiz oranlarını rekor seviyelere düşürme konusundaki güçlü kararı, konut kredisi (mortgage) olanlar için iyi olabilir-fakat bu durum daha korkutucu bir gerçeği gizliyor.

Resmi faiz oranlarının düşürülmesi fikrine kapılıp gitmek son derece kolay olabilir. Nasıl olmasın ki? Bana mortgage ödemesinde haftalık bir indirimden memnun olmayacak bir ev sahibi gösterin, ben de size sağduyusundan daha fazla parası olan birini göstereyim.

Fakat hangi kredi verenlerin faiz indiriminin tamamını yansıtıp hangilerinin yansıtmadığı hakkındaki ileri geri konuşmalar bir yana, RBA’in resmi faiz oranı değişikliklerinin ardındaki karanlık gerçeğin görüntüsünü gözden kaybetmek çok kolay.

İster inanın, ister inanmayın, sizin her hafta mortgage için ne kadar ödediğiniz Merkez Bankası’nın umurunda bile değil-bu sizinle borç veren arasındaki mesele. Ve RBA, sizin hafta sonunda cebinizde birkaç dolar fazla kalacağı için gece daha iyi uyuyacağınızla da çok ilgilenmiyor.

Gerçek şu ki, RBA’in faiz oranı hareketleri, Avustralya ekonomisini yavaşlatma ya da hızlandırma konusunda basılabilecek en etkili düğmelerden biri. Fikir oldukça basit: Mortgagedan tasarruf edeceğiniz para başka bir yerde harcanabilir, daha büyük ekonomiye para enjekte edilir.

Fakat bu düğmeye ancak hareket alanınız kalmayana kadar basabilirsiniz.

Şu an resmi faiz oranı yıllardır süren indirimlerin ardından yüzde 1,25’te duruyor. RBA, faiz oranını en son 2010 Kasım ayında artırmış, yüzde 4,50’den 4,75’e çıkarmıştı. O zamandan beri faizler düştü, düştü, düştü, art arda 13 indirim, bizi bugün bulunduğumuz yere getirdi.

Bu durum faiz oranı sıfıra düşene kadar sadece 6 adet yüzde 0,25 indirim kaldığı anlamına geliyor. Ya da başka deyişle, okluğumuzdaki oklar hızla tükeniyor ve elimizde kalanlar da eğri ya da etkisiz.

Avustralya’daki ortalama mortgage 400,000 doların biraz altında, bu da her bir faiz indiriminin ayda 55 dolar ya da haftada 13,75 dolar etmesi anlamına geliyor. Bu gerçekten ekonomiyi kurtarmak için yeterli mi?

RBA, bu konuda beyaz bayrak sallıyor-hatta parasal genişleme konusunda giderek artan konuşmalar yapılıyor, yani Merkez Bankamızın kendi varlıklarını ekonomiye enjekte ettiğini görebiliriz-ki Başkan Philip Lowe “mali destek” için yakarıp duruyor.

Ve Başbakan çağrıyı dinledi- 158 milyar dolarlık vergi geliri indirimleriyle cebinize ve ardından ekonomiye daha fazla para aktarmayı teklif etti ki-bu bütün faiz indirimlerinden daha fazla paranın ekonomiye girmesi demek.

Vergi indirimleri, faiz oranlarını düşürmekten daha güçlüdür, çünkü sadece mortgage sahiplerini değil her bir çalışan Avustralyalıyı etkilerler. Daha da iyisi, mevduat hesaplarını olumsuz etkilemezler, böylece bankada paranızı tutmanız sizi daha fazla zararda duruma sokmaz.

Bu yüzden gelecek ay parlamento yeniden işbaşı yaptığında tümden bir yaklaşıma-hükümetin vergi indirim planının 3 aşaması için herkesten gelecek desteğe son derece fazla ihtiyacımız var.

Bu olmadan ekonomi öksürüp tıksırmaya devam edecek ve ne kadar denerse denesin, RBA’in bu konuda yapabileceği hiçbir şey yok.

* Avustralyalı işadamı ve Mentored.com.au’nın kurucusu Mark Bouris’in news.com.audaki yazısının çevirisidir.

Businessman Mark Bouris says the Coalition’s income tax cuts are badly needed. Picture: Hollie Adams/The Australian
İşadamı Mark Bouris, Koalisyon’un gelir vergisi vergisi indirimlerine büyük ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here