Eko Avustralya: Avustralya’da Gençlerin Yaşam Standardı Yaşlılara Oranla Daha (mı) Kötü

0
137

  • Avustralya’da yaşlılar giderek zenginleşirken, gençler fakirleşiyor.
  • Nesiller arası refah farkı giderek açılıyor.
  • Günümüzde 40 yaşındaki bir çalışan, emekliliğe kendinden önceki nesillere kıyasla daha fazla katkıda bulunuyor. 
  • Konut fiyatlarındaki hızlı artış, uzun yıllar evvel ev ve arazi almış ‘yaşlıları’ gençlere göre ekonomik olarak daha avantajlı bir konuma sokuyor.

İnsanlık tarihi boyunca yeni gelen nesil, istisnalar olmakla birlikte, bir önceki nesle nazaran daha rahat, daha müreffeh bir yaşam sürmüştür. Eski neslin gayret, fedakârlık ve tecrübeleri yeni neslin hayatını kolaylaştırmasına büyük katkı sağlarken, bu bayrak yarışı nesiller boyu süregelmiştir. Ancak günümüz piyasa koşullarında işler galiba biraz tersine dönmüş durumda. 

Grattan Enstitüsü Program Direktörü Danielle Wood’un yakın zamanda yaptığı bir çalışmaya göre Avustralya’da yeni jenerasyonun yaşam standardı önceki jenerasyonlarınkine göre daha kötü durumda. 

Wood’un bu çalışması, özellikle konut fiyatlarındaki hızlı artışın uzun yıllar evvel ev, arazi almış ‘yaşlıları’ gençlere göre ekonomik olarak daha avantajlı bir konuma soktuğunu gösterirken; rakamlar gençler açısından pek iç açıcı görünmüyor. 

Gençler ve Yaşlılar Arasındaki Makas Açılıyor

Yukarıdaki grafik, farklı yaş gruplarındaki hanehalkının ortalama olarak ellerinde bulunan servetin değerini gösteriyor. Başlangıçta çizgiler birbirine yakınken, yıllar geçtikçe aradaki farkın hızla arttığını gözlemliyoruz. Sarı ve turuncu renkler ile gösterilen otuzbeş yaş altındaki ‘genç’lerin servet değerlerinde ise artıştan ziyade yer yer azalmalar göze batıyor. 

Yukarıdaki tabloya göre, gençlerle yaşlılar arasındaki refah farkını belirgin hâle getiren en önemli etkenin ‘barınma’ olduğunu söyleyebiliriz. 

Yalnız buradaki problem, gençlerin yaşlılara göre parayı daha savurgan bir şekilde harcaması değil. Bilâkis istatistiklerle ortaya konuyor ki; yaşlıların gelire oranla temel ihtiyaç maddeleri dışındaki harcamaları gençlere göre daha fazla. Yaşlılar gençlere göre daha ‘esnek bütçeye’ sahip. 

Araştırmanın ortaya çıkardığı en ‘ezber bozan’ gerçek ise gençlerin yüksek barınma maliyetleri sebebiyle temel ihtiyaç dışı maddelerden, yaşlılara göre daha fazla kesinti yaptıkları. Yani gençler alkol, sigara, giyim, mobilya ve benzeri temel ihtiyaç dışındaki harcamalarını yaşlılara nazaran daha fazla kısmak zorunda kalıyor. Oysa toplum nezdinde gençler parayı ‘çarçur etmekle’ suçlanıyorlar.  

Sadece yüksek kira ve ev fiyatları gençlerin belini bükmüyor, ücretlerdeki ‘yetersiz’ artış da aradaki makası açan diğer bir husus. Buna ek olarak ekonomik krizin işini oturtmuş, kariyerini sağlama almış yaşlılardan ziyâde, ilk gençleri vurması da cabası. 

Gençler Daha Yüksek Vergi Ödüyor 

Çalışma çağındaki nüfus, ülke bütçesine en fazla katkıyı sağlarken; yaşlıların emekliliğine de en çok yardımcı olan grup olma özelliğini taşıyor. 

Yaşlandıkları vakit kendi emeklilikleri için aynı katkıyı gelecek nesilden bekleyen ‘günümüz gençlerini’ ilgilendiren bir diğer husus da şu:  Avustralya’da nüfusun yaş ortalamasının giderek artması yani yaşlanması. 

Gitgide artan yaş ortalaması sebebiyle, hükümetin sağlık ve yaşlı bakım harcamaları da artacak ve bugün genç olanlar yaşlandıklarında, ülke bütçesine katkı sağlayacak olan daha az sayıda genç çalışan bulacaklar. 

Günümüz gençlerinin şanssızlıkları bununla da sınırlı değil; gençler şuanda yaşlıların önceden ödediğine oranla çok daha fazla gelir vergisi ödemekle yükümlü.

Emeklilik kesintileri ve vergiler eskiye göre çok artmış durumda. 

Şu anda kırk yaşında olan bir çalışan, ödediği vergilerle eski neslin emekliliğine, önceye göre çok daha fazla katkıda bulunuyor. Buradaki mesele ‘toprak rantı’ ve gelir adaletsizliğiyle beraber, aynı zamanda giderlerde de eşitliğin bozulması. 

Sonuçta görüyoruz ki, günümüz gençlerinin geçim kaygısı ve üzerindeki ekonomik baskılar giderek artıyor. Gençler yaşam standardı açısından yaşlıların çok gerisine düşmüş durumda ve aradaki fark her geçen gün artıyor. Hükümetin bunun bilincinde olarak adım atması ve geleceğe dair planlarını tekrar gözden geçirmesi gerekiyor. Ki refah, toplumun tüm kesimlerine âdil bir şekilde dağıtılabilsin ve eşitlik sağlansın.

Süleyman Duran – Brisbane
Avustralya Postası Ekonomi Editörü

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here