Dünyanın En Zehirli Canlısının Sokmasına Panzehir Avustralya’da Geliştirildi

0
125

Dünyanın en zehirli canlısı Avustralya kutu denizanasının sokmasına karşı panzehiri Avustralyalı bilim adamları buldu.

Sydney Üniversitesi’nden araştırmacılar, 60’dan fazla kişiyi öldürebilecek kadar zehir taşıyan denizanası sokmasına karşı bir panzehir geliştirdi.

Canlının tek sokması bile büyük acıya, deri hücrelerinin ölümüne ve zehrin dozu yeterince büyükse ani kalp durmasına ve dakikalar içinde ölüme yol açabiliyor.

Denizanasının 3 metreye kadar büyüyebilen 60 kadar dokunaçı bulunuyor ve çoğunlukla Avustralya’nın kuzeyindeki ve batısındaki kıyı şeridinde ayrıca Filipinler civarında yaşıyorlar.

Üniversite’nin Charles Parkins Merkezi’nden araştırmacılar, CRISPR adıyla bilinen bir gen değişim tekniğiyle, sokmadan 15 dakika içerisinde cilde uygulandığında kutu denizanası sokması belirtilerini bloke eden “moleküler bir panzehir” geliştirdi.

Araştırmacılar milyonlarca insan hücresini aldı ve denizanası zehrini eklemeden önce her birinde farklı bir insan genini iptal ederek işlemde hayatta kalan hücreleri aradı.

Çalışmanın başyazarı Raymond Lau, “Yapılan bu tür bir zehrin ve belki de herhangi bir zehrin nasıl iş gördüğüne dair ilk moleküler parçalama çalışması” dedi.

Araştırmacılar-insan kullanımı için güvenli olan ve önceden beri piyasada bulunan-ilacın cilde uygulandığında hücre ölümünü, cilt yaralanmasını ve acıyı durdurduğuna inanıyor, fakat kalp krizini engelleyip engelleyeceğine dair daha fazla çalışma gerekiyor.

Araştırmacılardan Doç Dr Greg Neely, “En büyük, en zehirli ve korkutucu olanı araştırdık. İlacımız büyük canavarda işe yarıyor. Henüz diğer denizanalarında işe yarayıp yapamadığını bilmiyoruz, fakat en ölümcül olanda işe yaradığını biliyoruz” dedi.

Panzehirin vücudun dışındaki insan hücrelerinde işlediği görüldü, ardından canlı fareler üzerinde başarılı şekilde test edildi. Bilim adamları şimdi insanlar için topikal (ciltte lokal uygulanan) bir uygulamasını geliştirmek istiyor.

Bulgular Nature Communications dergisinde yayımlandı.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here