Fatih Güneş

Dereden Tepeden: Sosyal Çevrede Korona Görüşleri

Aziz Okuyucu,

Çok uzun zaman oldu sizinle hasbihal etmeyeli, cok sık yazdım lakin sık okunmayınca dedim bizim yaşlılar cemiyetindeki dostlar, kahvedeki yarenler ve dernekteki yönetim kurulu arkadaşlar yazdıklarımı bitirsinler sonra yazayım istedim. Günlük takip ettim, sonunda virüs geldi de hepsi okudu.

Koronalı günlerde toplumumuzun büyük bir bölümü yarım doktor kıvamını geçti, hele hele Türkiye’yi seyrediyorsanız tamamdır, klinik bile açabilir eşe dosta el altından sağlık hizmeti verebilirsiniz lakin dikkatli olun yakalanırsanız epey bir cezası var. Zamanında bizim dernekten Türkiye’de dişçi olan bir dostum garajına muayenehane açmıştı, işleri de çok iyi gidiyordu, biliyorsunuz burada diş çok pahalı, dostum ucuz dişçi olarak çok nam yaptı. Gece gündüz durmadan çalıştı. Tam ev alıp işleri büyütecekti ki bir kıskancın şikayeti ile sermayeyi kediye yükledi, centerlinke devam ediyor şimdilerde. Demem o ki bu tür şeyler hayal etmeyin, planlamayın.

Kıymetli Okuyucu, bizim kahvedekilerin ne kadar ileri görüşlü, toplumsal meseleleri oturdukları yerden, taş oynarken nasıl isabetli çözümlediklerinin en güzel örneğini bu hafta bir kez daha gördüm. Bizim kahvenin en eski müdavimlerinden Bolpaça Mahmut ki, eski  manav ve avcıdır, “Fatih abi bu işte burnuma pis kokular geliyor, bu Çin Devleti’nin bir oyunu bence” dedi. Bakın medyaya, 4 ay sonra bizim Bolpaça’nın görüşlerine anca gelebildiler. Ki Çırpıcı İsmail, kendisi eski pehlivan, güreşte çırpma oyununu iyi yaptığı için kendisinin lakabı Çırpıcı, “On bin yıldır yarasa var, 10 bin yıl niye olmamış da şimdi olmuş” diye görüş bildirdi, sonrasında da “HIV virüsü de maymundan çıktı dediler ama onun da gerçeği bambaşka” dedi. Düşündüm; haklı olabilirler. Dernekteki muhabbet de bu bir kimyasal savaş hazırlığı ve denemesi mevzusu görüşü ağırlık kazandı. Bizim yaşlılar cemiyetini hiç sormayın. Bu virüs sadece yaşlıları öldürüyormuş şaibesi bizimkileri cidden çok üzdü. Eski kabilelerde, kabilenin gençleri toplanır iş göremeyecek yaşlıları öldürürlermiş, bu görüşte cemiyetin seyyahı Koskos Halil abi bir Afrika gezisinde 10 yıl önce bunu bizzat görmüş, Tanzanya’nın Sukuma Kabilesi halen iş göremeyecek yaşlılarını bu şekilde öldürüyor dedi, bu arada beddualar kırıla, bu virüs de eski kötü inanışın modern versiyonu dediler. Maalesef bunu yapan zalim dünyada artan yaşlı nüfusu azaltmaya çalışan, hayat sigortası şirketinin ajanı ya da ortağı olabilir, görüşü de konuşulanlar arasındaydı.

Muhterem Okuyucu, Türkiye’deki görüşleri, bakışı, olayları toplasak zannediyorum iki saatlik harika bir komedi gösterisi olurdu. Moralim bozulduğunda ara ara takip ettim, bir kaçını sizinle paylaşayım, belki görmemişsinizdir. Bir Şeyh muska yazıp virüsü kovdu ve gururla açıkladı, konuştum, hallettim, okudum üfledim, bizim memlekete uğramayacak, millet rahat olsun. Bir başkası bu virüs Türklere etki edemiyormuş, onun için milletimiz rahat olsun. Daha güzeli bu virüs yalan, virüs mirüs yok, bunlar batının, oyunu, bizi evlerimize kapatıp darbe yapacaklar, herkes dışarda olsun, bu oyuna gelmeyin… Uzayıp gidiyor, hepsini yazsam inanın iki ciltlik bir roman olur. Hele doktorların görüşleri külliyen ilginç, onun için o bölüme hiç girmeyeyim.

Saygıdeğer Okuyucu, ülkemiz Avustralya dünyada bu virüs belasını en iyi idare eden 5 ülkeden birisi, bu konuda cidden çok şanslıyız. Bunun için bütün sağlık çalışanlarımıza, okulları açık tutan öğretmenlerimize, güvenliğimizi sağlayan polislerimize, halen hizmet sektöründe çalışmaya devam edenlere en içten duygularımızla teşekkür ediyoruz. Sosyal mesafeyi koruyarak, evinde kalarak başkalarının da hayatlarını koruyan, kurtaran siz entellektüel okurlarıma da sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Bu dönemde aktif kalmak, canlı kalmak, moralli kalmak çok önemli, onun için muhakkak gününüzü planlayın. Yıllardır arayamadığınız eşinizi dostunuzu arayın, hal, hatırlarını sorun, evdeki eski elbisleri ayırın. Yıllarca belki okurum diye dokunmadığınız kitaplara başlayın. Bahçeniz varsa bu dönem harika bir uğraş bahçecilik, maydonuz, nane, roka… Aman ha dostlar kilonuza, formunuza da dikkat. Bu arada babaların da çok güzel yemek yapabileceğinin gösterilebileceği güzel bir zaman bu zaman. Bu dönemde internet üzerinden de sanal misafirlikler tabiiki mümkün, biz dernekte ve cemiyette toplantılarımızı sanal ortamda yapıyoruz. Dernekte zoom kullanıyoruz, cemiyettekilerle de google hangout üzerinden görüsüyoruz. Bu iki sanal platformdan başka çok kullanılan platformlar tabiiki var mesela Skype gibi. Siz de eşle, dostla bu sanal platformlarda bir araya gelebilir kahve, çay içip muhabbet edebilirsiniz. Yazılacak o kadar çok şey var lakin yerimiz ve okuyucumuzun sabrı sınırlı. Bu hususta yazmaya devam edeceğim, daha evvel söz verdiğim üzere okuma konusunda da yazılarım olacak.

Sağlıcakla kalın…
Fatih Güneş

*Yazarın “Dereden Tepeden” adlı köşesinde yayınlanmış önceki makaleleri:

1- Vira Bismillah!

2- Toplum Gönüllülüğü

3- Gönüllülüğe Devam…

4- Okumak Her Derde Deva

5- Safımız Belli Olsun!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu