Dereden Tepeden: Gönüllülüğe Devam…

0
55

Aziz okuyucu,

Geçen yazımda değindiğim toplum gönüllülüğü ile ilgili epey yorum ve öneri geldi. Kahve topluluğu “Biz zaten buraya gönüllü olarak geliyoruz ve Türkiye’nin en önemli gelenek ve göreneklerinden olan kahve kültürünü, buna bağlı olarak geleneksel Türk oyunlarını (Okey, 51, 66, tavla, pişti…) yaşatıyoruz. Aynı zamanda bu gönüllülüğü sürdürmek için o kadar para harcıyoruz!” dediler. Bir de şu hususta çok dertliler: Bu gelenek ve göreneğimizin ancak usta çırak ilişkisi ile gelecek nesillere aktarılabileceğini lakin çırak bulmakta çok büyük problemleri olduğunu, bu hususta en büyük ümitlerinin daha çok ithal damadın güzel memleketimiz Avustralya’ya gelmesi olduğunu belirttiler! Son olarak, “İtfaiyeci, mitfaiyeci bulunur ama kahveye müdavim bulmak daha zor” diye de eklediler. Ne diyeyim, ben halkın gazetecisi ve sesi olarak olayı siz değerli okuyucularıma aktardım.

Bir başka potansiyel gönüllü grubu olan orta yaş üstü genç hanımefendilerimizin derdi daha büyük. “O kadar çok dizi çıkıyor ki Türkiyemiz’de; yetişemiyoruz!” dediler. Günde en az 2-3 dizi, her biri 2 saatten toplamda 4-6 saat yapıyor; bir de öncesi ve sonrası kritiği ile 7-8 saat… Dedikleri kadar da varmış, gerçekten ağır emekçi bu orta yaş üstü genç hanımlarımızın işi çok zor. Bu arada bunu çok ciddi bir gönüllü hizmet olarak da görüyorlar çünkü “Sen bakmazsan, ben bakmazsam, nasıl yaşar bu diziler?” diyorlar. Onlara da hak verdim; hepsine gönüllülük madalyası ve sertifikası derhal verilmeli. Bence Avustralya Postası, bu gelenek, görenek ve kültür gönüllülerimiz için isim yeri boş bir sertifika dizayn etmeli, sonrasında isteyen her sene sonunda ismini yazıp çıktısını alır ve duvarına asar, neden olmasın?

Baktım ki bu hamur çok su götürecek, olayı daha fazla irdemelemeyeyim dedim. Lakin aziz okur, bu toplum gönüllülüğü işi cidden çok mühim. Bir ara birkaç toplum bireyimiz hastanelerde, hapishanelerde, toplumsal aktivitelerde gönüllü olarak görev alıyorlardı ve basın da bu harika işleri Türkçe konuşan toplumumuzla paylaşıyor, bizleri hem sevindiriyor hem de gururlandırıyordu. Maalesef son dönemde bu güzellikleri göremez olduk.

Kıymetli okuyucu eğer içinizde toplum gönüllüsü olan varsa ve tecrübelerini bizimle paylaşırsa buradan biz de tüm okuyucularımızla paylaşırız ve bununla da iftihar ederiz. Bu hususta bu hafta katıldığım bir toplantıda Türkiye toplumunun bir parçası olarak göğsümü kabartan bir güzellikle karşılaştım. Toplumumuzun pek yakından tanıdığı, Hakka yürüyüp aramızdan ayrılmış  iki güzel adamın- rahmetli Refik Sözer ve Mehmet Arpacı- torunu Selin Deniz Arpacı toplum hizmetlerinden dolayı bu senenin Victoria Çokkültürlülük Gençlik ödülünü aldı. Darısı diğer toplum bireylerimize.

Değerli okuyucu, bu hususta nasıl toplum gönüllüsü olunur diye düşünüyorsanız bunun cevabını bulmak çok kolay. Önce ilgi alanlarınızı belirleyeceksiniz, sonra bu ilgi alanlarınızdaki toplumsal faaliyetleri araştıracaksınız ve sonrasında bu faaliyetlerin bir parçası olacaksınız. Avustralya geneli için www.volunteer.com.au, Victoria için www.volunteer.vic.gov.au sayfalarını takip edip ilgilendiğiniz alanlardaki gönüllü faaliyetlere göz atabilirsiniz. Daha da ilginci, gönüllü olarak dünyayı da gezebilirsiniz. Bu hususta da yine hem Birleşmiş Milletler’in hem de doğrudan Avustralya vatandaşları için australianaid.org sayfasını takip edebilirsiniz.

Esen kalın
Fatih Güneş

*Değerli okurlarımız, toplum gönüllülüğü hakkında her türlü görüş, öneri ve değerlendirmelerinizi info@avustralyapostasi.com elektronik posta adresimiz üzerinden yazarımıza ulaştırabilirsiniz. Sizin fikriniz bizim için önemli.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here