Coober Pedy: Yer Altında Yaşayanların Kasabası!

0
304

Gölgelerde sıcaklıkların 51 °C’ye ulaştığı uzak Güney Avustralya çölünde, Coober Pedy (tam olarak Türkçesi beyaz adamın deliği) adında bir kasabada, sakinler yoğun sıcaklardan kaçmak için yer altında yaşıyor. Dünyanın en büyük opal maden işletmesi olan Coober Pedy, şu an dışardan bakılınca sadece bacaların göründüğü ve tabandaki işaretli olmayan deliklerin olduğu ilginç bir yer.

Coober Pedy, bölgede değerli bir taş olan opallerin keşfedilmesinin bir sonucu olarak, 20. yüzyılın başlarında kuruldu. Opal madenciliği Coober Pedy’de o kadar büyük bir endüstri ki, hala dünyanın ‘opal başkenti’ olarak biliniyor.

Coobr Pedy’de dışarıdan bakıldığında yeraltı evlerinin ve binaların yalnızca bacaları görülüyor.
Coober Pedy’nin geçmişi 1915 yılına kadar uzanıyor olabilir. O yılın başında, New Colorado Maden Aramaları Sendikası,  Coober Pedy’nin hemen güneyinde altın aramaları başlattı.  Jim Hutchison, 14 yaşındaki oğlu William ve diğer iki ortaktan oluşan bu sendika, başarısız altın arayışından sonra kamp kurmaya karar verdi. 1 Şubat’ta su ararlarken, William zeminde birçok opal ile karşılaştı. Bu keşif sonucunda, Coober Pedy kasabası doğdu.
Coober Pedyde bir sert opal, Güney Avustralya

Başlangıçta, Coober Pedy, Stuart Opal Alanı olarak anılyordu. Bunun nedeni ise, 1858’de Avustralya’nın bu bölgesini keşfeden ilk Avrupalı ​​olan Iskoç kaşif John McDouall Stuart’ı anmaktı. Birkaç yıl sonra, 1920’de kasabaya, Coober Pedy adı verildi, bu da genel olarak ‘bir delikte beyaz adam’ anlamına gelen ‘kupa piti’ kelimesinin aborjin versiyonudur. William Hutchison’ın bölgedeki ilk opal parçalarını keşfetmesinden bu yana, Coober Pedy bu değerli taşın dünyadaki en büyük kaynağı haline geldi. 2016’da yayınlanan bir raporda, dünyanın opal tedarikinin yaklaşık %70’inin bu Avustralya kasabasından sağlandığı öne sürüldü.

Coober Pedy’deki Sırp Ortodoks Kilisesinin İçi. Coober Pedy’deki birçok konut gibi, kilise de aslında bir tepenin kenarına sondajlanmış bir odadır. Sondaj tamamlandıktan sonra, kaya poliüretan veya benzeri bir dolgu maddesi ile kapatılır ve gördüğünüz duvarlar oluşur.

Coober Pedy’nin eşsiz bir özelliği ise, neredeyse tamamen yeraltı olması. New Colorado Maden Arama Sendikası’nı takip eden eski opal madencileri başlangıçta konutlarını yerin üzerinde inşa ettiler. Gün içinde aşırı derecede sıcak olan ve geceleri çok soğuk olan sert iklime uyum sağlamaya çalıştılar. Ancak, kısa bir süre sonra sıcaklığın sabit kalacağı ne sıcak ne de çok soğuk olacağı yer altında yaşama isteği duydular. Bir rivayete göre bunun ilk kaynağı, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batı Cephesinden geri dönen Avustralyalı askerlerdi. Bu gaziler hendek savaşı yaşadılar ve savaş zamanlarındaki deneyimlerini yeni evlerindeki yaşam koşullarını iyileştirmek için kullandılar. Coober Pedy’nin sakinleri en sonunda yeraltı evlerini inşa etme konusunda çok yetenekli hale geldi.

Sonraki yıllarda, Coober Pedy’nin kaderi pazardaki opal fiyatına bağlı kaldı. Örneğin, Büyük Bunalım sırasında, opal fiyatı düştü ve Coober Pedy’deki üretim neredeyse durdu. Buna karşılık, 1960’lı yıllarda Avrupalı ​​göçmenlerin akını endüstride patlamayla sonuçlanarak opal madenciliği büyük bir endüstri haline geldi ve Coober Pedy, modern bir madencilik kasabasına dönüştü.

Coober Pedy’de bir yeraltı evi.

Coober Pedy’nin yeraltı şehri inşası için ilk teşvik olması muhtemel olmasa da, şu anda bir turizm noktasına haline geldi. Kasabayı bir turist noktası olarak tanıtan web siteleri ve ‘Crocodile Harry’s Yeraltı Yuvası’, ‘Yeraltı Sanat Galerisi’ ve ‘Umoona Opal Maden ve Müzesi’ gibi yerleriyle ilgi çekici bir uğrak noktası olarak görülüyor. Yer altında bir kasabayı gezmenin ve yeraltı otellerinde kalmanın yanı sıra, ziyaretçilere molozlar arasında opal aramak gibi “noodling” veya “fossicking” aktivitelerine katılma imkanı da sunuyor

Son olarak, bu yer altı şehrinin benzersizliği ve manzarasına film yapımcıları da kayıtsız kalmadı. Burada çekilen en ünlü filmlerden biri, Mel Gibson’ın oynadığı ve kıyamet sonrasını anlatan bir film olan 1985 tarihli Mad Max: Beyond Thunderdome’dur. Diğerlerine ise 1994’ün komedi-draması Priscilla’nın Maceraları, Çöl Kraliçesi ve bir oto gerçeklik Tv dizisi olan Top Gear Australia örnek olarak verilebilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here