CENGİZ KAYA YORUMLUYOR – Yan gelip yatırmayın

0
292

Yan gelip yatırmayın…

Yaşadığınız her bölgede federal ve eyalet milletvekillerinin çalışma büroları vardır.

Direk veya dolaylı olarak o büroların kiralarını vergilerinizle sizler veriyorsunuz.

O bürolara yerleşen milletvekillerini de oylarınızla sizler tayin edip görevlendiriyorsunuz ve de maaşlarını sizler ödüyorsunuz.

Yani oradaki büro sizlerin, bölgedeki milletvekili de sizlerin tasvip, eleştiri ve sorunlarınızı yetkili makamlara, eyalet veya federal parlementoya taşımakla görevli.

Dolayısıyla bölge milletvekillerinizin çalışması da, yan gelip yatması da sizlerin elinde.

İster vatandaş olun ister olmayın, ister oy kullanın ister kullanmayın, ister İngilizce bilin veya bilmeyin.

Kapılarını çalın veya mektupla ulaşın.

Hatta mektuplarınızı Türkçe de yazabilirsiniz.

Yukarıda yazdıklarım esas olmakla beraber asıl gelmek istediğim husus şudur:

Başta Türkiye olmak üzere Avrupa çok çetin orman yangınlarıyla mücadele etti, ediyor.

Felaketlerden ders alıp, mevsimsel olarak yaşanabilecek yangınlara karşı hazırlıklı olmak zorundayız.

Avustralya’da 7 ay süren orman yangınlarını unutmamamız gerek.

Mevsimsel orman yangınlarına karşı devletin ne gibi hazırlığı olduğu, bunun yeterli olup olmadığı düşünülerek yaşanabilecek mağduriyetlere karşı programlarının içeriği hakkında hem bilgi hem de erken uyarı amaçlı kendi bölgenizdeki milletvekillerine birer mektup yazarak duyarlılığı canlı tutmanızı arzu ederim.

Yazılsın ki, Scott Morrison, yangınların tam orta yerinde tatilinden olmasın zavallım.

*****

Az gittik, uz gittik dere tepe düz gittik…

Geriye dönüp baktığımızda ancak bir arpa boyu yol gittiğimiz anlaşıldı.

Bu zamana kadar virüslerin başlaması, genişlemesi ve sonuçlanması bilinen etkili bir metod üzerine çalışılıyor ve netice alınıyordu.

Ancak ne yazık ki, Covid-19 eski bildiklerinizi unutun, ben başkayım ve sizlerin bildiği yoldan yürümüyorum dedi.

Bilim insanları da bilinen yol güzergahı üzerine inşaa ettikleri çalışmalarını değişik güzergahlara taşımaya başladılar.

Aşıları bile topluma doğru dürüst anlatabilmiş değiliz.

Mevcut aşılar virüsü yok etmiyor, bulaşmasını engellemiyor.

Sadece yüzdelik üzerinden koruyuculuk sağlıyor.

Yani aşı olmuşlara da virüs bulaşıyor, fakat onlarda aşı olmamışlara oranla daha etkili bir koruma oluşturuyor.

Örneğin hastalandığımızda hastaneye yatmadan da hastalığı atlatmış olabiliriz.

Durum bundan ibaret.

Korona, korku filmlerindeki hortlaklar sahnesi gibi, bitti bitecek derken arkasından ulaşılamayan yeni yeni varyantlar ortaya çıkıyor.

Delta korkusu devam ederken, Deltadan da daha etkili olduğu söylenilen Meksika kökenli virüs konuşuluyor.

Mahallenin delisi olarak gönüllü ilk maskeyi takanlardan biriyim, bayağı alay konusu olmuştum.

Karakolun korkusundan mahallemizde maskeli deliler çoğalmış.

Keşke karakol korkusundan değil de, bilinçli maskeli olabilsek çok şeyi değiştirebiliriz.

Maske, mesafe, hijyen ve aşı.

Şimdilik başka bir seçeneğimiz de yok…

*****

Ağam bizle eğleniii..!

ABD başta olmak üzere çok uluslu güçler 10 sene sonra Afganistan’dan 31 Ağustos itibariyle güçlerini tamamen çekiyorlar.

Ne için Afganistan’da idiler?

Gayeleri El Kaide, Taliban ve diğer terör örgütleriyle savaşıp, terörün belini kırıp, demokratik bir Afganistan kurup, her bir Afgan askerini RAMBO yapıp, emin ellere teslim edip, sonra da çekilmek idi.

Taliban, Hindukuş dağlarında, Amerikan üsleri düzlükte…

Bu güçler çekilmek için tarih verdi, elini kolunu sallaya sallaya da o tarihte çekildi.

Dağlardan inen Talibanlar geriye bırakılan üslerde, paketleri bile açılmamış silahlar ve mermilere el koydu.

ABD çekilirken silahları neden o üslerde bıraktı?

Kesin unutmuşlardır…

Nasıl unutulur binlerce silah?

Çok sorma! Unutmuşlar dedik, o kadar…

Çok yakında, ülkenin her yerine hakim olacak Talibanların, kuracağı rejimin adını şimdiden söyleyeyim: Republic of Drugs Afghanistan!!!

*****

Gel abi gel, seçmece karpuz bunlar, malın iyisi burada..!

Avrupa ve Amerika pazardan karpuz alır gibi seçip seçip mülteci alıyor.

Nerden alıyor?

Kendilerine göre üçüncü dünya ülkelerinden…

Hem de ince eleyip sık dokuyarak, yani çok titiz davranarak topluyor mültecileri.

Gencini, eğitimlisini, paralısını…

Karpuzların çürükleri, kırıkları tezgahta kalıyor.

Türkiye’deki sığınmacı Suriyeliler arasında yüksek eğitim görmüşler, başta doktorların yüzde 92’si çoktan Türkiye’den ayrılmış durumdalar.

6500 doktordan söz ediliyor. İkinci sıradaki ayrılanlar ise parası olanlar.

Avustralya olarak çok talihsiz korona belalı yıllarda denk geldik.

Bir türlü pazara çıkıp da seçmece karpuzlardan alamadık.

Koronanın hafiflemesini dört gözle bekliyoruz.

Bu günlerde çok ihtiyacımız var, hem de çok…

Christmas Island’da halen bekletilen, kamplarda binlerce mülteci var.

Fakat almıyoruz…

Birinci sebebi; eğer alırsak arkası devam eder, kaçak göç ile baş edemeyiz.

İkincisi ise, çoğu tezgahta kalmış çürüklerden.

Hap tavsiyesi

Bana katılırsınız veya katılmazsınız, sizlere (yetkililere) mülteci sorununun çözümü için bir (HAP) tavsiyem olacak.

Türkiye’de 7 milyon sığınmacı olduğu söyleniyor.

Dünyada 7 milyon nüfuslu çok sayıda ülke var.

Türkiye ne kadar insani olarak durumu ele alsa da, bu yükü kaldırması hiç de kolay değil.

Son 10 yıldır çayların, derelerin, ırmakların akarak bir yerde birleştiği mülteci havzası önü kesilerek koskoca bir baraj oldu.

Başından beri bu baraj yapılmamalıydı.

Akıntılar Avrupa’ya doğru akmalıydı.

Halen de geç değil…

Arı kovanına çomak sokmasını bilenler (yukarıdan bomba yağdıranlar) arılardan da korunmasını bilirler…

Çarık ayağı sıkmadığı müddetçe vücut rahatına bakar.

Baraj yapılmazsa, rahatı bozulan beyaz adam elbirliği ile bu çıkmaza bir çare bulur.

Türkiye çıkış kapılarını acilen açmalıdır.

İyi haftalar…

Cengiz Kaya
Melbourne

Kendisi son 40 yılını Avustralya’da geçirmiş, bu süre içerisinde çok farklı iş ve hayat tecrübeleri edinmiştir. Avustralya’da yaşayan Türk toplumunun geçmişini ve bugünü çok yakından bilmekle beraber Avustralya eski Dışişleri Bakanlarından Gareth Evans’ın uzun süre danışmanlık görevi de yapmıştır. Özellikle Avustralya’da yaşanan güncel gelişmeleri yakından takip eden ve gördüğü yanlışlıkları veya hataları yeri geldikçe dile getirmekten çekinmeyen bir yapıya sahiptir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here