Hırsızın hiç mi suçu yok?

0
237

Sayın okuyucu, bu yazımız Victoria İşçi Partisi (Victorian Labor) içerisindeki kavgayı (branch staking) analiz içeriklidir. Şubelere uygunsuz üye kaydı yaptığı suçlamasıyla görevinden alınan Türk kökenli Victoria Parlamentosu üyelerinden eski bakan Adem Kubilay Somyürek hakkındaki iddiaların, pandemi nedeniyle ertelenen ve geçen hafta yeniden başlayan yolsuzlukla mücadele komisyonundaki (The Independent Broad-based Anti-corruption Commission – IBAC) sorgulamayla ilgili, basında tekrar gündeme gelen duruma ilişkin düşüncelerimi sizlerle paylaşıyorum. Uygunsuz kelimeler içermiş olabilir. Uyarması benden.


Bardağı taşıran son damlanın diğer damlalardan hiçbir farkı yok.

Bardağa düşen ilk damla neden masum oluyor da, son damla hain ilan ediliyor?

Bardağın taşırılması yüzsüzlük (faceless man) ve hainlik olarak değerlendirilecek ise;

Damlaların hepsi namussuzdur, madem öyle…

Kimse kendini temize çıkarmaya çalışmasın.

Victoria’da İşçi Partisi son 30 senin en komik güldürü sahnesini oynuyor.

Güldürü sahnesinin skeçi ise şundan ibaret:

Bir çocuk bir çocuğa, “Benim annem, senin anneni genelevde görmüş; sen kötü kadının oğlusun” diye küçük düşürme züppeliği yapıyor.

Victoria Eyaleti eski bakanlarından Adem Kubilay Somyürek’e şu an yapılanlar da bana göre budur.

Peki Somyürek ne ile suçlanıyor?

İşçi Partisi üyelerinin yıllık üyelik aidatlarını kendi cebinden ödemesi ve maaşını devletin verdiği, halkla ilişkiler görevlisi olarak çalıştırdığı memuru, parti faaliyetlerinde de kullanması ile…

Bu iki husus da parti tüzüğüne göre suç ve bir takım yaptırımlar gerektiriyor.

Tüzüğe göre suç sayılan bu faaliyetler 30 seneden beri parti içinde yukarıdan aşağıya kadar herkes tarafından bilinir.

Bu suçu hemen hemen bütün milletvekilleri, bakanlar ve başbakanlar da tüzüğe rağmen bilir.

Ve bu suçu bile bile işlerler.

Kimileri arka kapıdan, kimileri de ön kapıdan bu suç bardağına damlarlar.

Bazı durumlarda parti içi fraksiyonlar bu su damlatma hususunda bir araya gelir ve bir takım anlaşmalar yaparlar idi…

Sen çok damlattın,

Ben az damlattım,

Sen şu kadar damlat,

Ben bu kadar damlatayım…

Parti içi anlaşmalar olur, yaşanan ufak tefek sürtüşmeler yolsuzlukla mücadele komisyonuna (IBAC) kadar taşınmazdı.

*Damlatmaktan kastım partiye üye kazandırmadır.

Avustralya İşçi Partisi fraksiyonlardan oluşur.

Aşırı Sosyalistler

Solcular

Sosyal Demokratlar

Partide hangi fraksiyonun üye sayısı fazlaysa, o grubun düdüğü fazla öter.

Üyeler parti delegelerini ve merkez delegeleri belirlediği için çok önem taşır.

Adem Kubilay, Sosyal Demokratlar grubundan, hem de öyle böyle sıradan sosyal demokrat değil, grubun LİDER’i konumunda idi.

Milletvekili olmak isteyenler ona en az topuk selamı vermek zorundaydılar.

Birçok milletvekilinin koltuğunda Adem Kubilay Somyürek’ın imzası vardır.

Kavga yeni değil…

Başbakan Daniel Andrews ile Adem Somyürek arasındaki fraksiyon sürtüşmeleri 1990’lara kadar geriye gider.

Bir dönem Daniel Andrews yan gelip yatarken Adem Somyürek çok çalıştı ve delege çoğunluğunu elde etmeyi başardı.

Bu şu anlama geliyordu:

Bir gece ansızın parti içi darbeyle Daniel Andrews başbakanlık koltuğundan olabilirdi.

O da, bu korkuyla yaşıyordu.

Fakat dananın kuyruğunu Daniel Andrews bir gece alışılmışlığın dışındaki kirli bir kavga ile koparmayı başardı.

Darbe beklerken darbe yaptı.

Parti içinde kalması gereken kavgayı büyük bir kumpasla kamuoyu arenasına taşıdı ve son kılıç darbesini vurdu.

Kurgulanan kumpas ortaklarından biri; ulusal bir gazete, diğeri ise ulusal bir televizyon kanalı idi.

Somyürek, gizli çekimlerle sanki uyuşturucu mafya liderini suç üstü yakalama görüntüsü vererek halka empoze edildi.

Dolaylısıyla parti içi desteğini yitiren Başbakan, kamuoyu desteği oluşturarak koltukta kalmayı başardı.

Dört bakan istifa etti.

Belki kavga daha da büyüyebilir, Başbakan da koltuğundan olabilirdi.

Bu yangını geçici olarak Korona pandemi söndürürdü ve Daniel Andrews için aynı zamanda bir nefes alma ve toparlanma süresi de sağladı diyebiliriz.

Gece yapılan basın darbesinden daha önceden haberi yokmuş gibi sabah olayın şokundaymış aktörlüğü sergileyerek açıklamalarda bulundu.

Somyürek’in istifasını istedi, daha da yetinmeyip partiden ihracını talep etti, hatta bununla da kalmayıp onu IBAC komisyonuna havale etti.

Yani Daniel Andrews müthiş bir politika kurnazlığı sergiledi.

Başbakan olmanın da imtiyazını kullanarak, İşçi Partisi içindeki en büyük rakibini diskalifiye etmeyi başardı.

Aklımıza bazı sorular takılıyor…

Adem Somyürek, çocuk yaşlarda Avustralya’ya gelmiş.

Her ne kadar Avustralyalı da olsa neticede bir göçmen çocuğu ve Türk.

Hiç ihtimal vermek istemem.

Acaba diyorum; bazı eller bu başarı ve yükselişten tedirğin olmuş olabilir mi?

ALP içini gayet iyi bilen, iddaalı ve tecrübeli bir siyasetçi olarak bildiğim Adem Bey, siyasetle ilgilenmek isteyen geçler için el kitabı niteliğinde olabilecek bir çalışma yapsa çok faydalı olur.

*****

“Sizi gidi gavurlar sizi” mülteciler ile ilgili yazımızdan sonra, Avrupa Birliği Komisyonu’nun soruşturma başlatması bizi çok memnun etti.

Biz yazdık da sesimizi duydular…

Elbette onun için değil.

Demek ki, sağır sultanın da duyduğunu, artık saklayacakları bir kap bulamamışlar.

Bu soruşturmanın neticesini bekliyoruz.

Bir yaptırım olacağına keşke inanabilsem…

İyi haftalar,

Cengiz Kaya
Melbourne

En az son 40 yılını Avustralya’da geçirmiş, bu süre içerisinde çok farklı iş ve hayat tecrübeleri edinmiştir. Özellikle Avustralya Türk toplumunun geçmişini ve bugünkü durumunu çok iyi bilmektedir. Avustralya eski Dışişleri Bakanlarından Gareth Evans’a uzun süre danışmanlık görevi yapmıştır. Ülkede yaşanan güncel gelişmeleri yakından takip etmekle beraber gördüğü yanlışlık veya haksızlıkları yeri geldikçe dile getirmekten çekinmeyen bir yapıya sahiptir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here