Bir Ademoğlu Gözüyle: Düşünce, Davranış ve Çevresel Faktörler

0

Gelişen toplumda her şeyin daha fazla gözler önünde olması davranışlarımızı da sürekli tartmamızı sağlıyor. Daha fazla insanı tanımamız hem başkalarının tutumlarını görmemize izin veriyor hem de hareketlerimizden dolayı aldığımız geribildirim sayısını arttırıyor. Bu farkındalık çoğu zaman bizleri düşünce girdaplarına sokabiliyor.

Sosyal normlarla dolu bir dünyada, çoğu zaman kendimizi derin derin yaptıklarımızı değerlendirirken buluyoruz. Bildiğimiz gibi düşüncelerimiz aksiyonlarımızı şekillendiriyor ve bu aksiyonlar daha sonra düşüncelerimize tekrar yansıyor. Aramızdaki mükemmeliyetçilerin de bildiği üzere bu her zaman o kadar da kolay bir süreç olmuyor. Biraz pişmanlık, biraz vurdumduymazlık, belki biraz da gelecek sefer ne yapmalıyım diye takılıp kendimizi yiyip bitiriyoruz.

Hem maalesef hem de iyi ki davranışlarımızı şekillendiren farklı etkenler var. Toplumun gelişimi ve düzeni için hepimizin bir geribildirime ve eleştiriye ihtiyacı var. Bunlardan bazıları kanun, etik, din, kültür ve kişisel değerler.

Kanunların insanları insanlardan korumak ve adaletli bir düzen için oluşturulduğunu varsaydığımızda kanunun davranışa etkisi genelde en güçlülerinden. Bunda devlet görevlilerinin kontrolünün ve kanuna uyulmadığında alınan cezanın da büyük bir payı var.

Etik ise günümüzde artık sadece filozofların konuştuğu bir konu değil. Genelde akademi, insan ilişkileri ve projelerde karşımıza çıksa da çoğu alanlarda etik ilkeleri büyük bir konu haline gelmeye başladı. En bilindikler arasında ise etik ilkeleri dörtlüsü var. Yani özerklik, zarar vermeme, yararlılık ve adalet ilkeleri dörtlüsü. Bunun yanında kompleks ve birden çok yaklaşıma sahip derin etik soruları da mevcut. Örneğin tramvay problemi, organ bağışı konusu gibi.

Dünyada davranışlarımızı değiştiren en yaygın etkenlerden birisi ise din. Din kelimesini duyduğumuzda aklımıza gelen yaşayış biçimi, hayatın amacı, insan ilişkileri gibi kavramlar dünyada birçok insan davranışlarını etkiliyor. Bu etkenin bazı toplumlarda aile, kanun ve siyaset üzerinde de etkisi var.

Kültür ise hem geniş anlamda toplum ve kitle kültürü hem de detaylı anlamda bir grubun kültürü olarak değerlendirilebilir. Bunların içerisinde, aile kültürü de yer almaktadır. Hakeza psikolojinin “Çevre mi Gen mi?” ikileminde de insanın büyüdüğü ve yaşadığı ortamın onun davranışlarında büyük bir yere sahip olduğu da güçlü noktalardan.

Aileye benzer şekilde, arkadaş gruplarının da yeri büyük. Sosyal uyum teorisinde de açıklandığı gibi insan tanımadığı kişilerin davranışlarından bile kolayca etkilenebiliyor. Hatta bu kendi doğrularını dakikalar içerisinde bırakmasına bile sebep oluyor. Bunda yansıma ve yansıtma gibi kavramların da önemi büyük. Örneğin üç arkadaş ayakta konuşurken, birisi konuşma sırasında kol kavuşturduğunda diğerlerinin de bu hareketi konuşma sırasında farkında olmadan kopyaladığını göreceksiniz.

Bu faktörlerin en önemlisi ve diğer gruplarla da iç içe olan kişisel değerlerimiz. Doğduğumuz çevre, büyüdüğümüz ortam, aile, arkadaş, eğitim ve deneyimlerin gen ve karakterle harmanlaşmış hali diyebiliriz. Hem özeleştiri hem de tefekkürlü bir iç serüvene sonuç veren bir çiçek dürbünü adeta. Zihnimizde geçmişi ve geleceği büküp, duyguları anılarla yoğunlaştırdığımız bir arayış, bir değişim. Kimi zaman saniyeler kimi zaman saatler belki de yıllar süren bir yolculuk. Özeleştiri ve kararlılık terazisinin bir denge ikilemi de diyebiliriz buna. Ne kadar kendinden emin olma ne kadar değişime ihtiyacı olduğunu anlama çabası işte.

Kimimiz kendine yaptıklarından dolayı ağır çıkıyor, kimimiz de bu durumun verdiği dertten kendisini alamıyor. Aslında çoğumuz da zihnimizde bir çıkmaza düşmenin çok kolay olduğunu biliyoruz. Fakat bir çıkış planı oluşturmak bazen dünyadaki en zor iş. Fakat değerlerimizin başkalarına fayda sağlama temelinde olduğundan emin olduğumuzda hata anılarına dalmakla değil de yeni davranış oluşturmaya yönelmek işe yarayabilir. Bu gibi durumlarda da insanın insandan ve insanın bilgiden yardım istemesi doğaldır.

Kendinizle barışık olun.

Düşünce içinde bir Ademoğlu.

20.08.20

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here