Fatma Kaya

BAYRAM SABAHI

Merhaba sevgili okuyucularım. Önümüzdeki hafta sonu mübarek “Kurban Bayramı”,
şimdiden bayramınızı kutluyor ve sevdiklerinizle güzel bir bayram geçirmenizi diliyorum.
Ben geniş bir aileden geliyorum. Bundan her zaman mutluluk duymuş birisiyim. En güzel
anılarım, her zaman ailemle birlikte geçirdiğim zamanlardan kalan anılar. Bayramlarda,
özellikle kurban bayramı sabahında birlikte kesilen kurbanlar ve sonrasında kurulan sofrada,
kuzenlerimle birlikte olmak, bayramın sevincini yaşamak demekti benim için.

Kurban bayramından birkaç gün öncesinde, babamın alıp eve getirdiği kurbanlıklar, bana
emanet edilir ve kesilene kadar onları bahçede otlatırdım. Bayram sabahı, erkekler bayram
namazına gitmeden önce hepimiz uyanmış olurduk. Onlar abdest alıp namaza giderken biz
de evde ocağa çay koyup, kahvaltı sofrasını kurardık. Ben sofrayla ilgilenirken, annem
şalvarını giyer ve kurban kesimi için gerekli olan malzemeleri hazırlardı. Erkekler namazdan
geldiğinde bayramlaşır ve kısa bir kahvaltıdan sonra, kurban kesmek için bahçeye inerdik.
Bizim aile evler ve bahçeler yan yana olduğu için sanki beraber kurban kesiyormuş gibi
olurduk. Herkes birbirinin bayramını kutlar, kurban kesiminde de birbirine yardım ederdi.
Kurbanlar tekbirler eşliğinde kesilir, erkekler kurbanla uğraşırken, annem hayvanın kellesini
ütmek için ateş yakar, ardından işkembe ve bağırsakları temizlerdi. İtiraf edeyim zor işti ama
pişince de afiyetle yerdik. Sonrasında eve geçilir, öğlen olduğu için kavurma pişirilir ve
afiyetle yenirdi. Tabii anacığımın işi bitmez, kurban etini ailede ya da komşularda kurban
kesmeyen varsa, onlar için ayırır, kapıya gelip kurban eti isteyenler için de ayrı poşetler
hazırlardı. Öğleden sonra bayramlaşmaya gelenlerle ev dolar taşar, kolonya, şeker, çikolata,
yerine göre kahve ve çay ikramı devam ederdi. Ben de keyifle misafirlere hizmet ederdim.
Bayramın verdiği manevi haz, yorgunluğun önüne geçerdi.

Bu yazıyı okuyanlar, çoğunluğu gurbette olduğundan, bayramları memleketimizdeki gibi
yakın akrabalarla kutlanmadığı için, tat alamadıklarını söyleyebilirler. Halbuki, gurbet insanın
içinde değilse, o insan gurbette değildir. Etrafımızda kim varsa, onlarla birlikte bayram
sofraları kurmak zor olmasa gerek. Elbette biraz çaba gerekir, ama çocuklarınıza güzel
anılar bırakacak sonuçlar ortaya çıkacaktır.

Ben bugün size, aslında çok iyi bildiğiniz bir yemek tarifi vereceğim. Bayram sofrası için ana
yemek olarak mükemmel bir tarif. Bayram sonrasındaki haftada da, sizlerden müsaade
istiyor ve bayram dolayısıyla gelecek hafta yazılarıma 1 hafta ara veriyorum. Bayramınız
kutlu ve mutlu olsun…
Şimdi yemeğimizin tarifine geçelim..

Bu tarif 4-6 kişiliktir.

MALZEMELER:
-1 kg koyun eti
-½ kg sığır eti
-Tuz
-Karabiber
-Tereyağı
-İsteğe göre, yeşil biber

YAPILIŞI:
Etler, çok iri olmayacak şekilde, kuşbaşı doğranır. Tabanı kalın bir tencere içinde, ocağa
konur. Et suyunu saldığında ara ara karıştırılarak, suyunu çekip iyice pişmesi sağlanır.
Pişmesine yakın, tuz, karabiber ve tereyağı eklenir. 1 saat kadar dinlendikten sonra, yanında
güzel bir pilavla servis yapılır. Şimdiden afiyet olsun…

Fatma Kaya
Melbourne

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu