Babil Kulesi: HOŞGELDİN 2019, HOŞGELDİN YAZ!

0
208

Yeni yıla Melbourne’de yaz mevsiminde girmenin heyecanı başka oluyor. Ocak ayında dalları yanlara doğru kıvrılarak komşunun çitinden bizim tarafa uzanmış olgun incir ağacı, güz habercisi mor meyvelerini ballandıracak sıcak rüzgarları sevinçle bekliyor, bütün kış özlemle beklediğimiz acı yaprak kokusunu nihayet bahçeye salıyor. Dokuzda batan güneşin peşinden inen ılık gecelerde yıldızlar bir başka parlayıp, yakamoz düşen sahiller kuytulara uzanan gençleri kucaklıyor. Deniz kenarları sabah yüzücüleri, koşusunu bisiklet turunu tamamlayıp kahve molası verenlerle doluyor. Oyun parklarının mangallarından akşam yemeğini ayaküstü yiyen piknikçilerin mangal kokuları yükseliyor. Şehrin dışında kalan mahallelerin ara sokakları yaseminlerle, melisalarla, mor salkımlarla ruha bürünüp, şehrin kaldırımları Yarra nehri kenarındaki eğlence mekanlarından, yüksek gökdelenlerin tepelerindeki roof top bar’lardan akan insan selinin esrik adımlarıyla buluşuyor.

Her ocak ayında Melbournelüler heyecanla Rod Laver Arena’da Australia Open Tenis Turnuvası’nı bekliyor. Turnuva boyunca binlerce kişi Melbourne Park’ı doldurup otuzbeş kırk dereceyi bulan yaz sıcaklarında kıyasıya mücadele eden tenis yıldızlarını dev ekranlardan izliyor. Birrarung Marr önünde turnuva şerefine açık yemek karavanları, canlı müzik, eğlence oluyor. Crown oteli sporcuları ağırlıyor. Bu sene turnuva için düzenlenecek konserlerde 25 Ocak’ta Craig David çıkacak ve Birds of Tokyo, Angus and Julia Stone, Jet, Conrad Sewell, the Teskey Brothers gibi birçok sanatçı ve grup sahne alacak.

Turnuvanın hemen ardından Avustralya Günü geliyor. 26 Ocak 1788’de İngiltere’den gelen ilk kafilenin Sydney’e ayak basışının anıldığı gün aslında bazı politik tartışmaları beraberinde getirse de, havai fişekler, Avustralya kültürüne özgü piknikler, eğlenceler, yürüyüşler, gösteriler eşliğinde milli bayram olarak kutlanıyor. Avustralya günü aynı zamanda ülkeye göçmen olarak gelenlerin gerekli şartları yerine getirdikleri takdirde vatandaşlıklarının verildiği özel bir gün.

Melbourne’de kimi zaman kırk derecenin üzerine çıkan yaz sıcaklarıyla baş etmenin en kestirme yolu sahiller. St.Kilda, Brighton ve Elwood Beach şehre yakın olan ve turist çeken sahiller. St.Kilda marinası altında kalan kayalıklar penguenlere ev sahipliği yapıyor. Beach Road üzerinde Brighton Sandringham arası sahilde bisiklete binmek yaz sabahlarını değerlendirmek için ideal. Beach Road üzerinde, Mordialloc güney mahallelerinin St.Kilda’sı olma yolunda ilerliyor. Kafe, bar, restoran ve alışveriş dükkanlarının sahilden bir adım ötede oluşu, tren istasyonuna yakınlığı, uzun sahil yolu, oyun parkları, caz festivalleri, yazın kurulan lünaparkı ile albenisi yüksek bir plaj. Mordialloc’tan Chelsea’ye doğru plaj kumunun kalitesi artıyor, deniz sığlaşıyor, kalabalık azalıyor. Bu kıyılar küçük çocuklu ailelerin denize girmesine çok uygun.

Mornington Peninsula’ya doğru Mount Martha, Rye, Dromana gibi sahiller keşfetmeye değer. Dromana’ya kadar gitmişken, gün batımına karşı Arthur’s Seat telefereğine çıkıp yarım adanın ve körfez manzarasının seyrine dalmadan, kafesinde soluklanmadan dönmek olmaz. Teleferik turundan sonra saat beş ve sekiz arasında bedava barbekü ikram edilmekte. Güneyde Sorrento bir başka çekici sahil. Körfez iç tarafına bakan kısımında dingin kumsalı, kasabanın bir buçuk km güneyine doğru gidildiğine okyanus  kısmında ise dalgaların kayaları aşındırmasıyla ortaya çıkan doğal kaya gölleri var. Mutlaka keşfedilmesi, görülmesi gereken bir doğal oluşum. Aynı zamanda yakınında yürüme yolları ve seyrine doyum olmayan Bass Körfezi’ne bakan tepe manzarası mevcut.

Sıcaklarla baş etmenin bir yolu da dağlara çıkmak. High Country denen yüksek rakımlı bölgeler, Lake Mountain, Mt. Baw Baw, Mt. Buller civarı ormanlık alanları bir de yazın görmek keyifli oluyor. Yürüyüş yollarından, dağ bisikletine, kanodan kamp kurmaya kadar yapacak bir dolu aktivite ve imkan barındırıyor. Bir diğer alternatif de Melbourne’e yakın şelaleleri keşfetmek olabilir. Stevenson Falls yakınında Marysville kasabası sanatseverler için de birçok seçenek mevcut. Yaz atölyelerinin yanısıra Bruno’s Art Sculpture Garden, fantastik öğeler barındıran heykellerin dev eğreltiotu ağaçları arasına gizlendiği rüya gibi bir bahçe. Gezerken bir adım ötedeki şelalenin uğultusu kulağınıza ve suyun serinliği rüzgarla birlikte yüzüne çarpıyor.

Melbourne’de ve Victoria’da gezilecek görülecek, her zevke hitap eden yerler, tanınmaya değer renkli insanlar ve tabii okunacak kitaplar var. Şimdiye kadar uğramadıysanız State Library of Victoria’ya uğrayıp, klimalı salonlarında kendinizi Türk tarihi raflarına bırakmanızı ve bir de Captain Cook’un el yazması günlüklerini incelemenizi öneririm. Belki de karşınıza çıkan farklı kitapları incelerken yeni bir konuya ilginizi keşfeder, üzerine gitmek istersiniz.

Yeni yıl elbet yeni kararlılıkları ve umutları da beraberinde getiriyor. Çoğumuz yaşam kalitesi ve refah istiyoruz. Yeni yılın herkese fiziksel, zihinsel, sosyal, ruhsal ihtiyaçların karşılaması için cesaret vermesini diliyorum. Gün boyunca enerji ve fiziksel yeteneklerini koruyabilmelerini, mali olarak güçlenmelerini, başkalarıyla doyurucu ve zengin ilişkiler yaşamalarını, sürekli olarak öğrenip, gelişmelerini, yeni beceriler edinmelerini, esin ve enerji kaynaklarını bulmalarını diliyorum. Yüreklerinden yaşama sevinci, heyecan, sorumluluk bilinci taşmasını, halden anlama yetisi, empati içinde sevgiyle, adil, saygılı, insanca yaklaşmalarını diliyorum. Özü sözü bir insanlarla çevrilmelerini, sadakatin, dürüstlüğün, şeffaflığın öne çıktığı gerçek ilişkileri tatmalarını, hayatta kalmakla hayatı yaşamak arasındaki farkı bilerek seçimler yapmalarını diliyorum. Huzura konmayı arayanlardan huzuru yaratmalarını, büyüklerin çocuklara sohbet ve keşif ortamı sağlamalarını, her şeyden öte, herkesin yaşamda kendi olarak var olabilme mücadelelerini kazanmalarını diliyorum.

Yeni yıl hoşgeldin.

Elhan Uzun

elhano@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here