Avustralyalı Müslümanların İğreti İbadet Mekanları

0
647

SBS News, Ramazan’ın gelmesiyle bu hafta 5 bölümlük bir seri haber yayımlayacak. Bu dizinin ilk haberi Müslümanların ibadet yerleri bulmada yaşadığı zorluklar hakkında.

Avustralyalı Müslümanlar, ibadet mekanlarının azlığı sebebiyle, özellikle iş saatlerinde inançlarını yerine getirmekte büyük zorluklarla karşılaşıyor.

Sydney’de resmi izinli 3 mescidin de iş merkezi (CBD) sınırlarının en uzağında yer alması, zorlukların anlaşılmasına yetiyor.

İbadetlerini aksatmak istemeyen Müslümanlar, yer altı otoparkı, bir süpermarketin arkası ya da kebapçının altındaki küçük ve iğreti mekanlarda namazlarını kılmak zorunda kalıyor.

Bütün zorluklara ve bu mekanların yetersizliğine rağmen, Zulfiqar Ali Khan gibi müslümanlar, çalıştığı yere 5 dakika uzaklıktaki Sydney’in içindeki supermarket arkasındaki mescit için şükrediyor.

Namaz kılmak için mescit arayan Müslümanlar da sosyal medyadan ve çevrelerinden haberleşme yoluna gidiyor.

Cuma Namazı için yer arayan Müslümanlar, bir kozmetik kliniğinin müşterilerine ayrılmış yer altı otoparkını bulmuş ve ibadetlerini burada yerine getiriyor.

Bir başka mekan ise oto tamirci arkasında. Başka bir şehirde ise kebapçının bodrumunda namaz kılınıyor.

İbadet için kullanılan yerlerin izin sorunu

Belediyeden bir sözcünün ifadesine göre, mevcut bir personel odası ibadet için kullanıldığında bu durum ikincil kullanım kapsamına giriyor ve izin gerekmiyor.

Fakat halk burayı sadece ibadet için düzenli kullandığında, mekanın kullanım şeklinin değişmesinden dolayı izin gerektiği belirtiliyor.

Sydney City Masjid Committee, 20 yıldır Avustralya’nın en büyük finans merkezinde ibadet yerleri tahsisi için mücadele ediyor. Grubun Facebook sayfasında, ayrılan yerlerin geçici, iğreti olduklarına ve yıllar içinde çeşitli sebeplerle kapatıldıklarına dikkat çekiliyor.

“Araştırmalar dini önyargının yaşandığını gösteriyor”

Western Sydney University’den Profesör Kevin Dunn, araştırmalarda dini azınlıkların ibadet yeri onayı istediklerinde önyargı ile karşılaştıklarının belirlendiğini söylüyor.

Dunn, “2008’de her kiliseye 1621 Hristiyan, her Budist tapınağına 3226 Budist ve her cami başına 4331 Müslüman düşüyordu. Bu da yer tahsisinde eşitsizliğe, kalabalığın ve rahatsızlığın artmasına işaret ediyor” diye konuşuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here