Avustralyalı erkeklerde en fazla görülen kanserin pençesindeki bir babadan hayati mesaj

0
605

Andrei Norris, gerçek bir savaşçı. Kendisine 45 yaşında, lokal olarak ilerlemiş prostat kanseri tanısı koyulduğundan beri, üç yıldır mücadelesine devam ediyor. Halen hastalığından kurtulabilmiş değil.

İki çocuk babası Norris, iki önemli cerrahi operasyon geçirdi ve hem hormon hem radyasyon tedavisi aldı. Durumu iyiye doğru gitmeye başlamışken, 9 ay sonra, kanser tekrar nüksetti. Bu yıl devam ettiği radyason tedavisinden sonuç alınamadı ve şu anda kemoterapi görüyor. İleride daha da yoğunlaştırılmış tedavilere ihtiyaç duyabilir.

Norris’in hastalığı aslında nadir görülen bir durum değil. Prostat kanseri, Avustralya’da erkekler arasında en yaygın görülen kanser türü ve her yıl 3000’den fazla kişi, bu hastalığa yenik düşüyor.

Mevcutta, prostat kanseri tanısı olan yaklaşık 230,000 baba, oğul, eş bulunuyor. Gelecek yıllarda ise hastalığa yakalanan kişi sayısının yüzde 60 kadar artış göstereceği tahmin ediliyor.

Burada yapılacak en önemli şey, geç kalmadan harekete geçmek.

Norris’in hastalığı, onu amansızca yakaladı. Babasına prostat kanseri tanısı koyulması üzerine kendisi de 40 yaşında PSA testi yaptırdı. Fakat sonuçları o zaman temiz çıkmış olsa da, bir sonraki teste kadar aradan geçen beş yıllık süreçte, kanser ilerlemeye başlamıştı.

Norris, hastalığı ile ilgili, ”Önleyebileceğiniz bir hastalık değil fakat erkenden tanısını koyabilmek mümkün.” dedi.

Sessizce ilerleyen kanser, kilo kaybından başka hiçbir belirti göstermedi. Norris ise zayıflamasının nedeninin, yoğun çalışma temposuyla beraber iki küçük çocuk yetiştirmesi olduğunu düşünmüştü.

Norris, ”Toplumumuzda, prostat kanserinin yaşlı hastalığı olduğunu düşünüyoruz. Çoğu zaman da yaşlıları etkiliyor olabilir, doğru. Ama her zaman değil. Genel algı, prostat aldırılınca hastalığın geçeceği yönünde. Ama her yıl 3300 kişi için, durum böyle olmuyor. Çok fazla kişi bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor ve bunun nedeni de geç teşhis konulması.” ifadelerini kullandı.

Yüksek risk

Avustralya Prostat Kanseri Vakfı’nın en güncel verileri, diğer aile bireylerinde prostat kanseri görülmüş olup yüksek risk grubunda bulunan kişilerin çoğunlukla test yaptırmadıklarını gösteriyor.

Vakıf ile en çok, sevdiklerini korumak isteyen hasta yakınlarının temasa geçtiğini ve ne yapmaları gerektiği konusunda rehberlik almak üzere kendilerine başvurduklarını dile getiren CEO Jeff Dunn, ”Daha önce babasında veya bir erkek kardeşinde prostat kanseri görülen kişilerin hastalığa daha erken yaşlarda yakalanma ihtimali yüksek. Buna rağmen, çağrı merkezimizi arayan danışanlar arasında 40’lı yaşlarındaki bireyler, yalnızca yüzde 3’lük bir dilimi oluşturuyor. ” açıklamasında bulundu.

Birinci dereceden bir aile bireyinde prostat kanseri görülmesi, hastalığa yakalanma riskini yüzde 50 oranında artırıyor.

Norris ayrıca, aile üyesi veya akrabalarda hastalığın tanısının ileri yaşlarda koyulmuş olmasının, bireyin daha erken yaşlarda hastalığa yakalanmayacağı anlamına gelmediği konusunda uyardı ve ”Bu benim başıma geldi, ve biliyorum ki benimkine benzer durumda olan çok kişi var. İşte benim anlatmak istediğim bu. ” dedi.

Prostat kanseri ile yaşayan hastalarda, hastalığın artan stres seviyeleri gibi bazı yan etkileri olabiliyor. Kimi bireylerde intihara eğilim görülebiliyor.

Norris, ”Basit bir kan testi dahi yaptırsanız, sonrasında erken tanı sayesinde, bu kadar ağır tedavi yöntemlerine gerek duymazsınız ve hastalığı yenme şansınızın yüzde 95 gibi olmasını sağlayabilirsiniz. Lütfen kendinizi sağlıklı hissetseniz dahi tedbirli olun, testleri ihmal etmeyin. ” diyerek hemcinslerini uyardı.

Bir kriz anında desteğe ihtiyaç duyduğunuzda 13 11 14 numaralı Lifeline intiharı önleme yardım hattını arayın.

Depresyon hakkında daha detaylı bilgi edinmek için 1300224636 numaralı hattı arayarak Beyondblue ile, veya aile hekiminizle ya da güvendiğiniz bir kişiyle iletişime geçin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here