Avustralya Postası’nın En Yeni Projesi: “Günün Güzel Haberi”

0
327

Sevgili Avustralya Postası okurları,

Her gün Avustralya başta olmak üzere Türkiye ve dünya genelinde yaşanan gelişmeleri sizlere aktarma gayreti içerisindeyiz. Son zamanlarda, sizlerden de gelen geri dönüşleri, dikkate alarak içerisinde hepimizi iyi hissettirecek, belki yüzümüzü güldürecek ya da ilham kaynağı olacak haberleri sizlerle paylaşmak için yeni bir projeye başladık.

18/02/2020’den itibaren yer yüzünde yaşanmış iyi haberlerden oluşacak, “Günün Güzel Haberi” başlığı altında bir haber dizisine başlıyoruz. Bu haber dizisinin en güzel özelliği sadece bizlerin ekleyeceği haberlerden oluşmayacak olması. Amacımız okuyucularımızla da etkileşim kurarak interaktif bir haber portalı oluşturmak. Sizlerin de bize info@avustralyapostasi.com.au e-mail adresinden iletebileceğiniz haberlerle günün güzel haberini, kahkahasını, şükür sebebini, huzur anını diğer okuyucularımızla da paylaşmak istiyoruz.

Tek yapmanız gereken “paylaş”ı tıklayarak bizlere mail atmanız ya da Facebook direkt mesajdan iletmeniz. Göndereceğiniz haberler sizin isminizle yayınlanacaktır. Konu başlıklarımız içerisinde eğlence, sanat, bilim, teknoloji, iş gibi detaylara yer vereceğiz.

Her güzel haber, bir mutluluk sebebi!

Her mesaj, her katkı bir kahkaha olacak ve gün içerisindeki sorumluluklarımızdan bizleri alıp birkaç dakika başka diyarlara götürecek. Bizleri birçok yeni girişime teşvik edecek enerjiler de barındıracak, inanıyoruz!

Yeni haber dizimiz için desteklerinizi bekliyoruz.

Teşekkür ederiz.


Haber dizimizin ilk Güzel Haberi Avustralya Postası yazarı, aynı zamanda yeni projemizin destekçisi, Anıl Çetli’den…

İdeallerinin Peşinden Koşup Bataklığı Doğa Harikasına Çeviren Çift

Bazen çevrenizdeki herkes hayallerinize bakıp imkânsız olduklarını söylese de pes etmemeniz gerekir. Çünkü imkânsız olduğunu düşündüğümüz şeyler aslında olmasını yeterince istemediklerimizdir. Sema-Arif Elibol çiftinin hikâyesi de bizlere tam bu konuda büyük bir ders verir nitelikte.

Sema-Arif Elibol çifti 1997 yılında çevrelerindeki insanların “Burayı alırsan zarar edersin. Delirdin mi?” gibi söylemlerine aldırmadan Aydın’da 20 dönümlük bir bataklık satın aldılar ve 20 yıl pes etmeden çabalayarak bataklığı bir doğa harikasına çevirdiler.

Araziyi aldıktan sonra, Arif amca ve eşi altı yıl boyunca bataklığı kurutmak için çabaladı. Sonunda hedeflerine ulaşan çift, ördek ve balıkların yüzdüğü yapay bir göl oluşturup çevreye de meyve ağaçları diktiler.

Zarar edersin dedikleri bataklık öyle harika bir bahçeye dönüştü ki çevre illerden dahi misafirler gelmeye başladı. Artık “Arif Abi’nin Yeri” olarak anılan bahçeye gelen konuklar, gölde sandallarla gezebiliyor ve patikalarda doğa yürüyüşleri yapabiliyorlar.

Doğayla iç içe olmak için muazzam bir mekan haline gelen yer, düğün fotoğrafı çektirmek isteyenlerle de dolup taşıyor.

Arif Amca ve eşi birlikte yaz-kış, gece-gündüz demeden çalıştılar ve bataklıktan bir cennet bahçesi elde ettiler. Bir şeyi elde etmek için gereken azim ve fedakarlığın yanında birbirimize destek olmanın da çok etkili olduğunu görüyoruz bu hikayede.

Arif Amca satın alırken arazinin insan giremeyecek halde olduğunu söylüyor

“Burası tek bir insanın bile giremeyeceği durumdaydı. İçimden ‘Ben burayı alacağım.’ dedim. Eşimi alıp geldim ve araziyi gösterdim. ‘Zor ama sen varsan ben de varım.’ dedi.”

44 yıldır evli olan çift birbirlerini her zaman desteklemişler ve imkansız denileni başarmışlar. Arif Elibol her fırsatta “Eşim olmasa başaramazdım.” diyerek bu desteğin önemini bize gösteriyor. Sema Elibol’un “O benim her şeyim. Hem iş hem hayat arkadaşım. Ne ben onsuz yaşayabilirim ne de o bensiz yaşar.” cümleleri ise çiftin aralarındaki bağın gücünü kanıtlıyor.

Şu hayatta isteyip de yapamayacağımız şeylerin sayısı o kadar az ki…

Kaynak: ceotudent.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here