Avustralya Postası iş dünyası röportajları başladı: Umarız az veya çok herkes bu çalışmadan istifade edecektir

0
175

Emre Tekke, Avustralya’ya çoğu toplum üyemiz gibi sonradan gelenlerden. Ülkeye 10 yıl önce öğrenci olarak ayak basan Emre, Melbourne şehrine yerleşmiş. Eğitimini aldığı peyzaj sektöründe çalışmış, daha başka işlerde de tecrübeler edinmiş. İş hayatına son birkaç yıldır ise Bulleen semtinde açmış olduğu Kebab Cuisine ile devam ediyor.
Şimdi gelin bu genç ve girişimci toplum bireyimizin sorularımıza verdiği cevaplara birlikte göz atalım…

Sosyal Medyadan Tepki Veriyor Musunuz ve Diğer Sorularımız Sosyal Röportaj Platformu Poltio Köşesinde! - Moblobi.com

-Türk Mutfağı, Fransız ve Çin mutfağıyla beraber dünyadaki üç büyük mutfaktan biri. Ancak maalesef bir İtalyan veya Hindistan mutfağı kadar ünlü olmadığı düşünülmekte. Yurt dışında Türk yemeği dendiğinde akla ilk “döner kebap” geliyor. Bu Avustralya’da da aynı Almanya’da da. Sence bu hep böyle mi kalacak, bunu değiştirmek için bir şeyler yapılamaz mı, ya da neler yapılabilir? 

-E. Tekke: Bu algıyı değiştirmenin biraz gayret gerektirdiğini düşünüyorum. Mesela sadece döner değil de aynı zamanda tatlı ya da sulu yemek gibi değişik lezzetlerin tanıtımı yapılabilir. Sonuçta ülkemizin farklı kesimlerinden insanlar buraya göç etmiş durumda ve bu işle iştigal edenler kendi bölgesel mutfağını sergileyebilse (karınca kararınca) zengin mutfağımızı kolaylıkla tanıtmış oluruz. Dolayısıyla Türk lezzetlerinin ilgi çekiciliği artabilir. Aynı zamanda bir eğitim probleminin de olduğunu düşünüyorum. Türkiye’den buraya kalifiye eleman gelmiş olsa mutfak lezzetlerimizi daha güzel tanıtabiliriz, maalesef buradaki çoğunlukla bu işle uğraşan insanlar değişik sektörden ve sadece maddi kazanç amaçlı kebapçılığı seçmiş durumda, dolayısıyla bunun üstüne pek fazla bir şey koyamıyoruz.

-Her meslekte olduğu gibi bu mesleğin de bir takım zorlukları vardır. Biraz da bunlardan bahsedebilir misin? Aynı zamanda işin güzel ve eğlenceli taraflarını da dinlemek isteriz. 
-E. Tekke: Açıkçası en güzel taraf iletişim diyebiliriz. Her kesimden ve farklı milletten insanla iletişim kurmak, yeri geldiğinde onların dertlerini dinleyebilmek ve sohbet edebilmek keyif verici. Aynı zamanda ortaya bir ürün çıkardığınızda bunun beğenilmesi bizi motive etmekte. Güzel şeyleri söyleyerek başladım; ama, evet bir takım zorlukları yok değil. Özellikle uzun saatler ve gece çalışma koşulları sadece iş sahibini değil aynı zamanda işçileri de yormakta, hepimizi yıpratmakta. Belki son olarak bu konu hakkında işçi bulmanın zorluğundan bahsedebilirim. Sadece ben değil aynı zamanda çok sayıda iş sahibi arkadaşım buraya gelen Türk öğrencilere destek amaçlı olarak iş vermek istemekteyiz. Buradaki problem ise dil sorunu. Özellikle kebap işinde müşteriyle iletişim önemli ve yeni gelen öğrenciler genellikle dil öğrenmeye geldikleri için ilk etapta iletişim konusunda zorlanabiliyorlar.

-Kebapçılıkta bir gelecek görüyor musun, yoksa 20-30 yıla kalmaz bu iş tamamen ortadan kalkar mı sence? 
-E.Tekke: Kebab işine Helal Snack Pack yeni bir ivme katmış durumda (sebeb olanlardan Allahrazı olsun). Fakat yeni ürünler geliştirmedikçe ya da varolanın üzerine bir şeyler katmadıkça sektör ölmese de ileriye gidiş fazla olmaz. Sözün kısası yenilik, yemek sektörünü sürdürülebilir kılar.

-Kebap işine girmeyi planlayan bir kişi öncelikle neleri göze almalı?
-E. Tekke: En önemli konu aileden destek ve feragat. Uzun saatler ve gece çalıştığınız için bazen sosyal hayatınızdan, bazen de aile hayatınızdan geri kalıyorsunuz.
Diğer bir mesele ise mesleğimizin gereği geç saatlere kadar çalıştığımızdan çok nadir de olsa alkolü fazla kaçıran insanlarla problem yaşayabiliyoruz, bu bazen müşterilerin kendi  aralarında sürtüşme şeklinde de olabiliyor.

-Kebap haricinde hizmet konseptinizi farklı lezzetlerle de genişletmeyi düşünüyor musun? 
-E. Tekke: Evet, yakın zamanda bir sürprizimiz olacak (bir ay). Sadece kebap değil, çok kültürlü olarak her kesime hitap etmeye çalışıyoruz.

-Bu işte başından geçen, unutamadığın bir anını bizimle paylaşabilir misin?
-E. Tekke: Bir gün gece saatleriydi, çalışma esnasında bir büyüğümüz içinde argo kelimeler bulunan bir fıkra anlatıyordu. Biz onu dinlerken, o sırada bir müşteri geldi. Arkadaş siparişi aldı. Biz halen fıkrayı dinlemeye devam ediyorduk. Problem şuydu, müşteri bir Türk’tü ancak Türkçesi pek iyi değildi. Bu nedenle fıkrada geçen argo sözlerin kendine ve yanındaki kız arkadaşına söylendiğini düşündü. Bir süre aramızda geçen sözlü tartışma sonrasında iş tatlıya bağlandı. Aslında çok fazla anı var, ama bir anda sorunca ilk aklıma gelen bu oldu.

-Son olarak Avustralya Postası takipçilerine neler söylemek istersin?
-E. Tekke: Öncelikle başlatmış olduğunuz ve toplumun da fayda göreceğini düşündüğüm bu röportaj çalışmanızın hem sizler hem de toplum için hayırlı olmasını dilerim. Avustralya Türkleri olarak her zaman birbirimizi ve özellikle de öğrenci kardeşlerimizi bu pandemi döneminde desteklemeyi unutmayalım. Aynı zamanda ben de bir öğrenci olarak buraya gelmiştim, onların işsizlik nedeniyle yaşadıkları stresi çok iyi anlayabiliyorum.


Avustralya Postası röportajlar serisi devam edecek…

Avustralya’da kebap işi gibi bizzat kendi kurduğu işi yürüten veya başkasının yanında boyacı, marangoz, elektrikçi olarak çalışan ya da herhangi bir fabrikada işçi, bir devlet kurumunda memur olarak görev yapan toplum bireylerimize yer verecek; onların hikayelerini, özellikle de iş hayatına bakan yönüyle kısaca sizlere aktarmaya çalışacağız. İşiniz ne olursa olsun siz de Avustralya Postası kanalıyla kendi hikayenizi toplumla paylaşmak için bizimle info@avustralyapostasi.com.au üzerinden doğrudan iletişime geçebilirsiniz.Avustralya Postası

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here