Avustralya 29 yıldan bu yana ilk kez resmen resesyona girdi: Ne anlama geliyor?

0
1206

Bugün açıklanan Ocak-Mart çeyreği rakamları, Avustralya’nın gayri safi milli hasılasının (GDP) negatife düştüğünü, yani ülkenin şu an resesyonda (durgunlukta) olduğunu gösterdi.

Avustralya 29 yıl sonra ilk kez resesyona girdi, Mart çeyreği için gayri safi milli hasıla eksi yüzde 0,3 oldu.

Haziran çeyreğinin kesin oranı henüz bilinmezken, koronavirüs yüzünden kapanan işletmelerin ekonomi üzerindeki olumsuz etkisinin negatif büyüme şeklinde olacağı kesin.

Esas soru ise resesyonun ne kadar büyük olacağı yönünde.

Avustralya’nın resesyonda olup olmadığı sorusuna Maliye Bakanı Josh Frydenberg, “Bunun cevabı “evet” ve Maliye’den aldığım tavsiyeye göre Haziran çeyreğinde de olması beklenen durum bu” dedi.

Rakamlar ne gösteriyor?

Burada kilit rakam, toplam gayri safi milli hasıladaki büyüme-ki yılın ilk çeyreğinde Ocak-Mart arasında negatif bölgeye düştü.

Negatif büyüme eksi yüzde 0,3 ile çok küçük olsa da, bunun sebebi koronavirüs kaynaklı kapanmaların Mart ortasında başlamış olması, yani bugün açıklanan verilerde sadece kısmen dahil edilmiş olması olarak görünüyor.

Tüm gözler şimdi gelecek çeyreğin ne kadar kötü olduğuna çevrilmiş durumda.

Sydney’deki Crestone Wealth Management’ın Baş Yatırım Yetkilisi Scott Haslem, hükümetin yüzde 10’a kadar negatif büyüme tahminlerinin karamsar olabileceğine karşılık, kendisi eksi yüzde 7 ya da 8’e yakın bir oran bekliyor.

Avustralya’nın durumu dünyanın diğer ülkelerine göre nasıl?

Negatif büyüme rakamlarına göre Avustralya aslında dünyanın diğer ülkeleriyle, özellikle diğer gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında oldukça iyi durumda.

Haslem, Avustralya ekonomisinin “dünyanın gıpta ettiği” bir durumda olmasının, salgının başında güçlü bir mali pozisyonda olmamızdan kaynakladığını belirtti.

Haslem, “Son resesyonumuzdan bu yana 30 yıl geçti, bu da açıkça iyi bir büyüme tecrübemiz olduğu, iyi bir mali durumumuz olduğu anlamına geliyor” dedi.

Resesyon önlenebilir miydi?

Canberra Üniversitesi’nden Siyaset, Ekonomi ve Toplum alanında uzman Doç Dr. John Hawkins, hükümetin bu resesyonu önleme adına yapabileceği pek bir şey olmadığını belirtti.

Hawkins, “Bunu önlemenin hiçbir yolu yoktu. Mart çeyreğinde karşılık olarak yapacak fazla bir şey yoktu. Hükümet büyük bir kurtarma paketi açıkladı ve geri dönüp bakarsak, biraz daha hızlı harekete geçebilirdi, fakat bence kaçınılmazdı, bu bizim için zayıf bir çeyrek olacaktı” dedi.

Uzman, “Toplanmaları yasaklamayarak Mart çeyreğinde biraz daha iyi bir sonuç elde edebilirdiniz, fakat o zaman da çok insan hasta olurdu ve sonraki Haziran ve Eylül çeyreklerinde çok daha kötü sonuçlar alırdınız” diye konuştu.

Resesyon sizin için ne anlama geliyor?

Hawkins, resesyonun çoğu zaman, “Komşunuz işini kaybettiği zaman” şeklinde tanımlandığını belirtti. Bir buhran (depresyon) ise siz de işinizi kaybettiğinde meydana gelmiş oluyor.

Hawkins, “Bazı kişiler çalışma saatlerinde düşüş görecek ve işlerini kaybedecek, bu birçok kişiyi olumsuz etkileyecek” dedi.

Uzman, “Maaş artışları da durgun seyredecek, çalışan bulmak için rekabet olmayacak, maaşlarda uzun bir süre yukarı yönlü baskı görmeyeceksiniz” yorumunu yaptı.

Bu yoruma Haslem de katılıyor, “Ortalama vatandaş bir resesyonda daha fazla işsiz olduğunu bilir” diyor.

Uzman, “Bence ortalama vatandaşın ne hissettiğini bilmek çok zor, bazı kişiler işinden olacak ve maddi zorluk yaşayacaklar, başkaları ise resesyonda olduğumuzu bu kadar çok fark etmeyecek” dedi.

Resesyon ne kadar sürecek?

Haslem, bu resesyonun kendine özgü şartlarından dolayı (halk sağlığını önlemek için kapanmadan dolayı) öncekiler kadar uzun sürmemesini bekliyor.

Haslem, “Bu, 1991’de yaşadığımız gibi bir mali resesyon değil ya da dünyanın 2008 ve 2009’da yaşadığı gibi değil, bu sadece faaliyette bir durdurma ve şimdiden tüketici harcamasında bazı düzelme emareleri görmeye başladık” dedi.

Uzman, “Daha önce gördüğümüzden daha derin bir durum, fakat sanırım bundan yılın kalan diğer yarısında, diğer resesyonlara göre daha çabuk şekilde çıkacağız” öngörüsünde bulundu.

Hawkins ise ekonominin hangi kesimlerinin ne kadar hızlı toparlanacağını söylese de-turizm ve üniversite sektörleri gibi-, bunun ayrıca dünyanın geri kalanının virüsle ne kadar başa çıkabildiğiyle ve sınırların ne kadar yakında açılabileceğiyle de ilgili olduğunu belirtiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here