Anıl’ın Güncesi: YENİ YIL YENİ UMUTLAR MI?

8
522

Yeni olan her şey insana farklı heyecanlar yaşatır. Yeni kıyafetler, yeni defter, yeni kitap kokusu, yeni ülke, yeni okul, yeni ev, yeni fikirler, yeni yıl… 2019’un ilk günleri geride kalırken her güne bir anlam yüklemeli, geçen yıl eksik kalanlar bu yıl tamamlamalı ve bir sonraki yıl için şimdiden yepyeni adımlar atılmalı. Çevremizdeki her şeyin değiştiği ve yenilendiği bu zamanda bu yeniliklerden uzak durmak imkânsız. Her şey değişirken siz neden aynı kalasınız ki? Günler, takvimler, mevsimler değişirken insan aynı kalabilir mi? Buna büyük bir direnç göstererek karşı çıkabilirsiniz elbette ama bu sadece sizi ve dolaylı yoldan çevrenizdekileri yoracaktır. Yepyeni bir takvim başladı siz neden yeni amaçlar, hedefler, mutluluklar belirlemeyesiniz? Kim tutabilir sizi? Sadece kendinize siz engel olabilirsiniz. Gelin bu yıl engelleri kaldırın önünüzden. Çok büyük değişikliklerden bahsetmiyorum aslında. Küçük, mini minnacık değişikliklerle başlayalım. Klişe gibi gelen ve belki de her yıl tekrarlananlardan birkaçını bu yıl hayata geçirelim ve hayatımızın nasıl başkalaştığını kendimiz gözlemleyin.

2019 yılı için tavsiyelerimi sizler için sıralayacağım. Aralarından seçtiklerinizle ya da tamamını uygulayarak farkı hissedebileceğinize eminim. Yepyeni bir takvim başladı. Her günü biz dolduracağız. Sorumluluğu bizdeyken boş geçirmeyi ve ertelemeyi bir kenara bırakıp, hayatımıza kendi sihirli değneklerimizi dokunduralım hep birlikte.

İlk tavsiyem; bu yıl daha çok kitap okuyalım. Her kitap bambaşka bir dünya. O kitabın içerisinden sizin hayatınıza neyin dokunacağını bilmeniz imkansız. Her ay 1 kitap okuyarak başlayalım bu yıla. 1 yıl her ay 1 kitap, 12 kitap. Bu rakam hiç de çok değil sevgili okur. Aldığımız kitapları bitirdikten sonra hediye edelim ki sevdiklerimizin hayatlarına da dokunsunlar. Çocuklara kitaplar alalım bol bol. Alışkanlıklarına katkıda bulunalım. Geleceklerine katkılarımız olsun. Kim bilir belki birisinin hikâyesi siz olacaksınız. Sizin hediye ettiğiniz kitapla bilim insanı olmaya karar verecek.

İkinci tavsiyem; daha çok gezip, daha çok görelim. Yani, İlber Ortaylı’nın tavsiyesini ilk iki adımda hayatımıza ekleyelim. Çok gezen mi, çok okuyan mı bilir? Hem gezelim, hem okuyalım. Çok uzaklara gidelim demek değil bunu yazarken ki amacım. Yeni yıl zamanında eşimle kamp yapma maceramız oldu. O huzur, o doğa, kuşlar, her şeyden uzak ve kendine zaman ayırmanın verdiği muhteşem iç huzuru paha biçilemezdi. Birçok lüks tatilden daha doyurucuydu.

Üçüncü tavsiyem; iç huzurumuza odaklanalım. İstemediğimiz şeyleri yapmama özgürlüğüne sahibiz. Önce kendimizi ve iç huzurumuzu düşünelim. Pozitif insanlarla daha çok vakit geçirerek, negatif insanlarla aramıza mesafe koyalım. Bol bol dua edelim. Meditasyon yapalım. İç huzurumuz hep bizimle. Bunu kimsenin ya da herhangi bir detayın bozmasına izin vermeyelim. Bozan ya da eksilten şeyleri, kişileri zaten biliyoruz bunlardan uzaklaşalım. Huzur depolayana koşalım. Siz kapınızı kapattığınızda kendinizle baş başasınız bunu unutmayalım.

Dördüncü tavsiyem; yeşil ve maviyi hayatımızın anlamı haline getirelim. Doğanın ve denizin huzur verdiğini hepimiz biliyoruz. Peki neden bundan kendimizi mahrum bırakalım? Özellikle de Avustralya’da yaşarken. Ruhumuzu bu konuda doyurursak hayat kalitemiz ve huzurumuz otomatikman yükselecek. Buna garanti verebilirim. Sadece denemenizi istiyorum. Zamanınız yoksa bile sadece 1 gün belirleyerek birkaç saatliğine yeşili ve maviyi hayatınıza eklediğinizde bir süre sonra farkı görecek ve bu güzel bağımlılıktan vazgeçemeyeceksiniz. Sizi çağıracaklar, pes etmeden, ta ki siz pes edene dek.

Beşinci tavsiyem; deneyimleyelim. Birisi size istediğiniz ya da yapmaktan mutlu olacağınız bir şey için olumsuz bir yorum yaptığında hemen pes etmeyelim, bırakmayalım peşini. Evet, daha önce deneyimlenmiş ve kötü sonuç alınmış olabilir ama bu kesinlikle siz yaparken aynı sonucu vereceği anlamına gelmez. Siz bambaşka bir dünyasınız. Dinleyelim ve bir kenara patikaları ve virajları not alalım ama o yolu kendimiz de yürüyelim. Emin olun bambaşka bir sonuç alacaksınız. Asla bir diğeri ile aynı sonuç olmayacak. Deneyimlenecek zaman ve koşullar bambaşka. Daha önceki bir deneyim ile sizin deneyiminiz aynı olmayacak, olamaz. Siz başka bir donanımla donatıldınız, diğerleri bambaşka. Deneyimleyelim ve kendi hikayemizi kendimiz yazalım. Alıntı yaparak değil, kendi cümlelerimizle yeniden yazalım.

Altıncı tavsiyem; daha çok hayal kuralım. Bir yüksek lisans araştırmasına göre insanlar yaş aldıkça hayal kurmayı bırakıyorlar ya da çok az şeyi hayal ediyorlar. Hayal kurmak beynimizde yeni kapıları aralar. Hiç bilmediğimiz yollara girmemize olanak sağlar. Rengârenk, umutlu, sonsuz seçenekli hayallerimiz olsun sevgili okur. Küçükken yatağımın üzerine uzanarak hayal kurduğum zamanları hatırlıyorum. Herkes gibi ben de odamdan çok çıkmayı sevmeyen bir çocuktum. Ama o odalar şimdi sahip olduğumuz odalardan farklıydı. Sonsuz ve rengârenk hayallerle dünyaya açılırdı, değil mi? Odalarımızda kapalı kalmayalım, her gün dünyaya biraz daha açılalım, hayat bulalım, anlam kazanalım.

Yedinci tavsiyem; karşılıksız verelim ve verdiğimizi unutalım. Önümüzde her günü bizim için her sabah başlayacak koca bir yıl var. Bu yılın sonuna kadar mutlaka bir anımız olacaktır bu tavsiyemi hayata geçirmek için. Karşılıksız bir adım atmak ve bu adımı unutmak sizin hayatınıza bambaşka bir detay için kocaman bir adım olarak dönecek buna inanın. Tüm bu güzelliklerin yanında sizin ruhunuzu besleyecek. Çok farklı şekillerde bunu hayata geçirebilirsiniz. Avustralya’da yapılabilecek çok fazla gönüllü iş var. Kısa süreli ya da günlük, saatlik seçeneklerden de yararlanabilirsiniz. Bu tadı aldığınızda ve size, hayatınıza katkısını gördüğünüzde, deneyimlediğinizde anlayacaksınız nasıl bir mucize olduğunu. İngilizce kursuna gittiğim Toplum Merkezi’nde engelleri olan yaşlılar ve çocuklarla oyunlara katılıyoruz. Onların mutlulukları, katılımcıların gözlerindeki parlamalara dönüşüyor. Bunu çok net bir şekilde görebiliyorsunuz.

Sekizinci tavsiyem; ajanda tutalım. İnanın tüm hayatınızı değiştiren bir kolaylık ajanda tutmak. Sürekli beyninizin meşgul olmasına gerek yok. Her şeyi aklınızda tutmanıza olanak da yok. Küçük cep ajanlarından da kullanabilirsiniz. Ben defter boyutunda, rengârenk, içinde güzel sözlerden alıntılar olan bir ajanda kullanıyorum. Aylık yapmam gerekenleri her ay yazıyorum. Yeni şeyler çıktıkça eklemeler yapıyorum. Aklıma minik bir şey gelse dahi hemen ajandama ekliyorum. Gidilecek yerler, alışveriş listesi, okunacak kitaplar, izlenecek filmler, kutlamalar, şehirdeki aktiviteler, ziyaret edilecek arkadaşlar… Aklınıza ne gelirse her şeyi yazabilirsiniz. İnanın bu şekilde daha farklı detaylara yoğunlaşabiliyor ve stresi minimuma indirebiliyorsunuz.

Dokuzuncu tavsiyem; minimalist olun. Evinizdeki, dolabınızdaki, kısaca hayatınızın her alanındaki fazlalıklardan kurtulun. Sadelik içerisinde yaşamak hayatınızı da sadeleştiriyor ve yavaşlatıyor. Telaş, koşturma, yoğunluk azalıyor. Nasıl bir bağlantısı var diye düşünebilirsiniz ama denemeden hissedemezsiniz yazdıklarımı. Örneğin 1 yıldır giymediğiniz hiçbir şeyi bir daha giymeyeceğinize emin olabilirsiniz. Bağışlayın tümünü. Fazla eşyaların tozunu almaktan sıkılmadınız mı artık? Gerekirse hediye edin sevdiklerinize. Kullanmadığınız hatta varlığını bile hatırlamadığınız onca detay neden hayatınızı işgal etsin? Daha az eşya, daha çok anı!

Ve son tavsiyem; çok sevin sevgili okur. Yaptığınız, yapacağınız, yapmayı düşündüğünüz her şeyi sevin. İşinizi sevin, evinizi sevin, ailenizi, eşinizi, çocuklarınızı, bahçenizi, ağaçları, kuşları, doğayı, insanları, ülkenizi, size bahşedilen her güzelliği… Gözünüzün gördüğü, ruhunuzun hissettiği, hayatınızın en minik ayrıntısını sevin. Sevmediğinizi değiştirin, değiştiremediğinizi o an orada bırakın ve arkanıza bakmayın.

Bizler ağaç değiliz, yer değiştirebiliriz ve farklılaşabiliriz.

Yeni yılda sevgi dolu, barış içinde, huzurla ve sağlıkla yaşayacağımız alanlara ve alanlarımıza sonsuz, kalpten, adanmışlıkla katkı sağlamamız dileğiyle.

Sevgilerimle sevgili okur…

Yeni ay da görüşmek dileğiyle…

Anıl Çetli
Melbourne, Victoria

8 YORUMLAR

  1. Yasadigimiz hayata anlam katan, kucuk seylerden mutlu olmayi, huzuru bulmayi saglayan tavsiyeler. Super yazmissin, eline kalemine saglik. Sevgiler

  2. Bulunduğun yer seni memnun etmiyorsa, yerini değiştir ağaç değilsin. Jim Rohn. Çok severim bunu bir kez daha senden duymak 2019’un ilk günlerinde iyi geldi. Yapmamız gerekenleri hatırlattı, iyi ki yazıyorsun. Öpücükler.

  3. Canım Anito’cum.Yazını sabah vapurda karşıya geçerkenki o müthiş manzara eşliğinde okumak öyle iyi geldi ki…Önerilerin, deneyimlerin öyle dolu dolu ve ayağı yere bastırırken aynı zamanda umutla uçuran hisler dolu.Yeni yılın ilk ve en güzel hediyesi oldu bnm için… Emin ol uygulayacağım. 😘

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here