Anıl’ın Güncesi: RUHUN DEJAVU KAPILARI

2
608

Nasıl ki her şeyin bir temele ihtiyacı var, ruhumuz da kendi temellerini oluşturur. Aslında farkında olmadan hayatımızın her evresinde bu temele katkıda bulunuruz. Hayatlarımızın dönüm noktalarından ziyade, daha sade anlardır depolarda biriktirilenler. Asla unutamadığımız duygular, yaşanmışlıklar. Dejavu depolarımızın kaynakları, hayatımızın günleri içerisinde en özel ama belki de en farkında olmadıklarımızdır.

Bu anların en başından beri programlanmış olduğunu ve hayatımızın bazı evrelerinde bize ihtiyacımız olanı yaşatmak için depolandığına inanıyorum. İçerisinde bulunduğumuz koşullar, şartlar vb. değişenlere göre dejavular da saklandıkları depolardan hayatımıza akıyor. Sadece yapmamız gereken doğru kapıları aralamak. Tozlanmış kapıları ardına kadar korkmadan açmak. Zaman içerisinde yaşanılanları tam olarak her detayıyla hatırlamak imkânsız olsa da, hissettiklerimizi asla unutmuyoruz.

Dünyanın öbür ucunda yer alan bu ülke, uzun yıllardır hayatın zorlukları içerisinde tozlanmış olan tüm kapılarımı ardına kadar açtırdı bana. Belki de yitip gitmesinden korkarak sakladığım her anımı önüme serdi ve yeniden yaşattı. Cırcır böceklerinin sesleri nasıl ve ne denli anlam katabilir bir ana? Adanalı olanlar bilir, bizim memlekette asla susmaz cırcır böcekleri. Bir rivayete göre; cırcır böcekleri akşamları çok öterse, diğer gün aşırı sıcak geçer derler. Avustralya’da yaz mevsiminin son kırıntıları yaşanıyor, kendi evimin odasındayım, tüm şartlarım bambaşka ama her ötüşlerinde ben sanki Adana’dayım. Okuldan çıkıp eve gelmişim. Üzerimde üniformamla, biraz nemli, biraz da sıcak bir havada, sadece hayal kurarak uzanıyorum. O anın huzuru o kadar başka ki, içim kıpır kıpır. Heyecanlıyım, huzurluyum, güvendeyim, mutluyum. O hisleri yaşıyorum.  Bir ses nerelere götürebiliyor…

Hayatlarımız başkalaşıyor. Yerlerimiz değişiyor. Bir ses, bir koku, bir hareket bize ileride kullanmak için biriktirdiğimiz dejavu kapılarını aralatıyor. Anıdan öte bu anlar, yaşanmışlıklar. Yerimizi, yapabildiklerimizi, hayat pencerelerimizi biraz da o kapılar ardında biriktirdiklerimiz mi belirliyor ne dersiniz?

Ben bir şeylerin değerini unutmaya başladığımı hissettiğimde bu kapılara koşarım. Naçizane bir tavsiye, aslında uygulamak çok basit. Daha önceden heyecanla yaptığım bir şey değerini yitirmeye başladığında ya da o şekilde hissettiğimde; Ben bu anı yaşamak için neler feda ettim? Hangi zorlukların üstesinden geldim? İlk sahip olduğumda ne hissettim? İlk başardığımda neler oldu? İlk gördüğümde, ilk dokunduğumda, ilk sevdiğimde ne hissettim? o anları yeniden yaşatacak depoları bulurum ve inanın o ilk dakikaya, en başa dönerim. O his, coşku sizleri olduğunuz andan alacak ve tam da olmanız gereken yere götürecek.  Tüm büyü, en kıymetli dakikadan başlıyormuşçasına yeniden canlanacak.

Bizleri biz yapan basit, sade, küçük dakikalar. Kıymetli ve paha biçilemezler. Biz farkında olmadan ya da bilerek depoladığımız bu anlardan ibaretiz aslında. Her günümüz bir yenisini ekleme çabasında. En güzelleri ile dolduralım her anımızı. Ne zaman ihtiyacımız olacağını kim bilebilir?

Sevgiyle kalın sevgili okur, bir sonraki ay görüşmek dileğiyle…

Anıl Çetli
Melbourne, Victoria

2 YORUMLAR

  1. Yine guzel yine anlam yuklu bir yazi olmus. Okurken anlamini yitirdigim yasanmisliklarimida onune sermeye calistim.? Kalemine yuregine saglik..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here